Ana SayfaYazarlarİbrahim Aslan‘Adamlara’ karşı ‘kadın’ın insanlık mücadelesi – İbrahim Aslan

‘Adamlara’ karşı ‘kadın’ın insanlık mücadelesi – İbrahim Aslan


İbrahim Aslan


‘Adam ol’, ‘Erkek ol’, ‘Karı gibi davranma’, ‘Karı gibi konuşma’, ‘Karı gibi gülme’… Erkek egemen yapının ürettiği bu dile daha birçok kelime ve cümle eklenebilir. Hatta biz erkeklerin, günlük dillerinin büyük bir kısmı, kadınları aşağılama üzerine kuruludur.

Kadını aşağılamaya yönelik bu dil o derece içselleştirilmiştir ki, buna tepki gösterdiğinizde karşınızdaki erkekler, büyük oranda sizi dalgaya alıp, ‘Sen nerede yaşıyorsun?’ diye sorabilirler. Hatta erkek egemen kültürün etkisi altında olan kadınların büyük bir bölümü de aynı tepkiyi size gösterir. Kendi hem cinslerine daha doğrusu kendilerine yönelik erkek aşağılamasını onlar da gayet normal görebilir.

Bu kısa girizgahtan sonra gelelim asıl meselemize. Hepinizin de bildiği gibi dünyayı erkekler yönetiyor ya da erkek egemen yapıya göre şekillenmiş kadınlar.

Bizim ülkemizdeki AKP yönetimi ise, oldukça ‘erkek’ ve ‘adam’ bir yönetimden oluşuyor. Bu ‘erkekliklerini’ ve ‘adamlıklarını’ da hemen hemen her yerde vurgulamaktan geri durmuyorlar. Hele ülke savaş sathına sürüldüğünden bu yana ise, kahraman! ‘erkeklerden’ ve ‘adamlardan’ geçilmiyor. Mikrofonu eline geçiren her yönetici, bir ‘adam’ olarak, vuruyor, kırıyor, yakıyor, işgal ediyor.

Bu ‘erkek’ ve ‘adamlığın’ en güzide örneğini ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu oluşturuyor. Soylu, tam bir racon adamı. Hele söz konusu muhalifler oldu mu, ‘erkeklikten’ geri durmuyor. ‘Adamlığını’ tüm haşmetiyle sergiliyor.

Bundan 4 gün önce 99 gündür, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecrit sona ersin diye açlık grevi eylemi gerçekleştiren Leyla Güven’e destek için Taksim’de yürümek isteyen HDP Milletvekillerine yönelik olarak Soylu, iyi bir ‘erkeklik’ ve ‘adamlık’ örneği sergileyerek, şu sözleri sarf etti:

“Birileri de seçim öncesi fırsat bilip Apo’yu içerden çıkarmak için Türkiye’nin bir takım yerlerinde yürüyüş yapacakmış, milletvekilleri… Dün dedim ağırlarına gitmiş, bugün de birileri İstiklal Caddesi’nde yürüyecekmiş. Dün dedim de sizi yürüten adam değildir diye, hadi yürüsünler de görelim bakalım…”

Soylu, AKP iktidarı döneminde ‘erkeklik’ ve ‘adamlığın’ somutlaştığı kişi olarak görülebilir. Hele İçişleri Bakanı olduktan sonra mahallenin tek ‘erkeği’ ve ‘adamı’ o zaten. Tabi son kertede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı aşacak değil. O bir üst kategori. Orada durması gerekiyor Soylu’nun.

Bir de ‘kadın olmak’ gibi bir meselemiz var bizim. Kadın olup, ‘erkek’ ve ‘adamlara’ karşı insanlık mücadelesi vermek. Bunun en güzide örneğini ise, kuşkusuz Leyla Güven oluşturuyor. Leyla Güven, 99 gündür bir kadın olarak, ‘erkeklere’ ve ‘adamlara’ karşı insanlık mücadelesi yürütüyor. O erkeklik ve adamlık taslayanların hiçbiri onun yürüttüğü insanlık mücadelesinin yanında geçemez.

‘Erkekler’ ve ‘adamlar’ dünyanı karartmak, bizleri insanlıktan çıkarmak için her yerde büyük bir saldırı içerisindeyken, Leyla Güven ise ‘adamların’ dünyasına karşı insanlık değerlerini savunuyor.

Geleceğin duvarını ise, ‘adamım’ diyenler değil ‘insanım’ diyen Leylalar örüyor. ‘Adamlar’ bu duvarın dibinde kalacak. Bu gün gibi açık.

Leyla Güven’in açlığının 99’uncu günü unutmayın!