Ana SayfaManşetHüda Kaya: Mermilere ve ‘adamcı’ zihniyete teslim olmak zorunda değiliz

Hüda Kaya: Mermilere ve ‘adamcı’ zihniyete teslim olmak zorunda değiliz

HABER MERKEZİ – HDP Milletvekili Hüda Kaya, iktidar ve diğer muhalefet partilerindeki kadın adayların oranındaki düşüklüğe işaret ederek, “Karar mekanizmalarında kadınların nitelik ve niceliği artırılmalı” diyor. Kaya, AKP’nin artan gıda fiyatları gündemdeyken mermi fiyatlarını örnek göstermesini de eleştiriyor: “Siz bu insanlara mermiyi mi teklif ediyorsunuz? ‘Ya açlık ya mermi’ mi yani? Mermilere ve ‘adamcı’ zihniyete teslim olmak zorunda değiliz.”


Haber:  Pelin Özkaptan


31 Mart yerel seçimlerine kısa bir süre kala siyasi partiler de seçim çalışmalarına hız verdi.

Seçime ‘Ya Me Ye’ (Bizimdir) sloganı ile girecek olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) de il ve ilçe adaylarının pek çoğunu açıkladı. Ayrıca HDP’li kadınlar da seçim beyannamelerini açıklayarak, yol haritalarını ortaya koydu.

Peki ekonomideki kötü gidişat AKP seçmeninin tavrını da etkileyecek mi? Kendi özgün çalışmalarını yürüten kadınların siyasetteki temsiliyetleri ne durumda? Tüm bunları ve daha fazlasını HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya yanıtladı.

Gazete Karınca’ya konuşan Kaya, kendisi hakkında çıkan ‘Bağcılar Belediye Başkanlığı’na aday gösterilecek’ haberlerine ilişkin “Henüz net bir durum yok” yanıtını verdi.

HDP’li kadınların seçim beyannamesi

HDP’li kadınların yayınladıkları Seçim Beyannamesi’ne değinen Kaya, dayanışmayı ve mücadeleyi büyütme amacında olduklarını söylüyor.

“Beyanname; kadınların şiddetsiz, cinayetsiz, eşit, özgür nefes alabileceği, çalışma alanında, sokakta ailede yani bulunduğu her yerde kadının kendini özgür, eşit ve barış içinde hissedebileceği ortamların gelişmesine dair. Bu hedefler doğrultusunda biz HDP’li kadınlar olarak da yapılması gereken tüm mücadele yöntemleri ile birlikte bu yolda dayanışmayı büyütme amacındayız.”

‘AKP kendi kendini çürüttü’

Kaya, yıllarca AKP’ye oy veren seçmenlerin de AKP’nin geldiği noktadan şikayetçi olduğuna dikkat çekiyor.

“AKP’ye oy veren gerçekten düşünen taban, partinin değiştiğini söylüyor. Taksicisinden esnafına her yerde karşılaşıyoruz bu değişim ile. Kendi içinde çürüyen, kendi kendini tüketen bir noktaya geldiler. Ülkenin etrafı ne kadar duvarlarla çevrilirse ne kadar demir perde ülkesi olursa saraya yönetiminin istediği de tam olarak bu aslında. Ki böylece korku yönetiminde başarılı olurlar. Her şey bugünkü linç ve nefret, savaş politikalarından da ibaret değil AKP için. Bunun daha ötesinde bir zulüm etmekten imtina etmeyecek bir gerçeklik ve vicdanla karşı karşıyayız. AKP’nin özellikle son birkaç yıldır seçimlerde kullandıkları ifadelere baktığımızda ‘Bunlar ne konuştuklarının farkında mı?, ‘Onları alkışlayanlar ne duyduklarının farkında mı?’ diyorsunuz.

“AKP sözü, kriteri her şeyi tüketti artık savaş, ‘adamlık’, mermi edebiyatından başka bu ülkeye verecekleri hiçbir şey kalmadı. Halkımız da bunu görmeli. Bugün hala AKP’li olanlara da bu ahvali gösterebilmeliyiz.”

‘Siz insanlara mermiyi mi teklif ediyorsunuz?’

Artan sebze fiyatlarına karşı AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bir merminin fiyatı ne kadar biliyor musunuz?” çıkışını eleştiren Kaya, bunun ‘akıl ve vicdan dışı’ olduğunu söylüyor.

“Domates, biberin karşısına mermi konularak politika yapıldığı günleri gördük. İnsanlar evine ekmek götüremiyor, kirasını, kredisini ödeyemiyor, kapitalizmin bir canavara dönüştüğü, insanların gelecekten umudunu kestiği, basına yansımayan korkunç intiharların giderek arttığı bir ülkedeyiz. Ve bu ülkenin yöneticileri sebze fiyatlarının tartışıldığı böyle bir günde insanların karşısına ‘mermi’ koyuyorlar. Bu insanların geleceği mermi mi? Siz bu insanlara mermiyi mi teklif ediyorsunuz? ‘Ya açlık ya mermi’ mi yani?”

“Biz mermilere, ‘adamcı’ zihniyetlere teslim olmak zorunda değiliz. Yıllarca AKP’ye oy veren insanlar bugün büyük bir hayal kırıklığı içinde. Biz ülkemizin geleceğine birlikte sahip çıkmak zorundayız.”

‘Muhalefetmiş gibi seçim çalışması yürütüyorlar’

Kaya, iktidarın muhalefet partilerine karşı ‘düşmanlaştırma’ politikalarına da değiniyor.

“Türkiye’nin yıllardır iktidar olamamış muhalefet partilerine sanki iktidarmış gibi muhalefet yaparak seçim kampanyası yürütüyorlar. ‘Muhalefeti de biz yaparız’ diyorlar. “İstanbul’a ihanet ettik” diyorlar ama İstanbul son 30 yıldır ellerinde. Zamana zaman kendi tabanından da yükselen itirazlardan bu şekilde ‘gaz alıyorlar.’”

Leyla Güven ve açlık grevleri

Kaya, HDP’nin seçimden öte en önemli gündemi olan Leyla Güven ve giderek yayılan açlık grevi eylemlerinin halk üzerine yayılan tecride bir cevap niteliğinde olduğunu vurguluyor.

Hüda Kaya, Güven’in açlık grevi eyleminin 100. günü olan 15 Şubat’ta HDP tarafından 15 kentte yapılacak yürüyüşlere karşı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Onları yürüten adam değildir” sözlerini de değerlendirdi.

“Bu sözlerin ardından geçtiğimiz gün Taksim’de vekiller ve eş başkanlar yürüdü. Zaten biz ne çekiyorsak bu ‘adamcı’ kafalardan, erkek zihniyetten çekiyoruz. Biz insan olmanın yollarını açmaya çalışıyoruz. Bugün artık insan kalmaya çalışıyoruz. Bu tarihin en erdemli mücadelesine dönüştü. Biz onların ‘adamlık’ iddialarını boş görüyoruz. Önce insan olmalılar. Yapmaları gereken ‘bu insanlar neden yürüyor’, ‘neden yüzlerce insan bedenini açlığa yatırdı?’ Bunu sorgulamak. Bundan daha doğal insani bir talep yok.”

‘Kadınlar karar mekanizmalarında olmalı’

HDP dışındaki diğer partilerin seçimlerde gösterdiği kadın aday oranının çok düşük olduğunu kaydeden HDP’li Kaya, bunun sadece niceliksel değil niteliksel de bir sorun olduğuna işaret ediyor:

“Sadece iktidar değil muhalefet yapısında da kadın temsiliyeti yüze 1-2 oranında kaldı. Aday gösterilen kadınların çoğu ise seçilebilecek yerlerden değiller. Ancak benim umutlandığım bir şey oldu. CHP’de kadın itirazı yükselmeye başladı kadınsız politikaya karşı. Bu beni değişim için umutlandırdı. Erkekçi yapıların verdiği kararlara mahkum kalıyor kadınlar. Karar mekanizmalarında kadın gücünün artması ve kadınların lehine bu sürecin değişmesi yönünde bizim desteğimiz de olur, dirsek teması gelişir.”

“Eril zihniyetin içindeki yapıların içinde bir kadın olarak var olsanız bile o zihniyetin bir militanı, tetikçisi haline dönüşebiliyorsunuz. Bu çok korkunç kadınlar için. Bugün bu nefret politikaları içerisinde hangi yapıdan olursa olsun tüm kadınlarla buluşup kadın farkındalığı oluşturmalıyız. Bu olduğu sürece kadın bilinci gelişir.”

‘Yerellerde iktidarın gücünü yok etmeliyiz’

Kaya, bir süredir devam eden ‘CHP ile ittifak’ veya ‘Batı’daki büyükşehirlerde CHP’nin adayları desteklenecek mi?’ sorularına da yanıt veriyor.

“Ben bu noktada şerhi olanlardan biriydim. Bizim halkların barışması, hak ve özgürlüklerin kazanılması noktasında zerre umudumuz varsa buna tabanımızın mücadelesi sahibiz. Ancak hiçbir politik tabanda biz bunu göremiyoruz. Diğer muhalif çevrelerde bunun farkındalar. Böyle iken bizim halkımızın emeğini, oyunu hak edecek bir süreci bende bekliyordum. Hala da bekliyorum. Halkımızın eleştirisine, tepkilere rağmen partimiz Türkiye’nin bugünkü eril, savaşçı zihniyetin yerelleri de eline alınca halkın üzerindeki tecrit politikalarını hesap ederek, daha realist bir duruşta bulunmamız gerektiğini belirtti.”

“Bugün hapisteki vekillerden, partililerden, yurt dışına çıkmak zorunda olanlardan, hala süren davalarımızdan ve başımıza gelenlerden iktidar kadar ana muhalefetin de payı olduğunu hepimiz biliyoruz. Fakat saray politikasının yerellerdeki gücünü engelleyebilmenin tek yolu onların güçlerini kesmektir. Bunun için de A partisi B partisi demeden iktidarın karşısında olan adayları destekleme noktasında tereddüt etmemiz gerekiyor. Bizim saraycı, istismarcı zihniyetin meşru ya da gayrı meşru yollarla kendilerini var etmeleri yolundaki onların kendi deyimleriyle ‘beka’ fırsatını vermememiz lazım. Yerellerde iktidarın gücünü yok etmemiz gerekiyor. Zaten aday göstermediğimiz yerlerde il, ilçe meclis adaylarımız var olacak. Halkımızın da konuya bu anlamda bu duyarlılıkla bakacağını düşünüyorum.”

Previous post
Dört kentte ev baskınları: Gazeteci ve HDP'li siyasetçiler gözaltına alındı
Next post
Alev Yıldırım boşandığı erkek tarafından alıkonulup öldürüldü