Ana SayfaToplumsal CinsiyetKendilerini istismara maruz bırakan babaları serbest bırakılan kardeşler: Tehdit ediliyoruz, yanımızda durun

Kendilerini istismara maruz bırakan babaları serbest bırakılan kardeşler: Tehdit ediliyoruz, yanımızda durun

HABER MERKEZİ – Urfa’da babaları tarafından cinsel istismara maruz bırakılan üç kardeş yarın görülecek duruşmalarına çağrı yaparak, “Ne aile ne devlet, hiç kimse bize destek değil, istismara uğradık, evimiz saldırıya uğruyor, tehdit ediliyoruz. Kimseye güvenimiz kalmadı, psikolojimiz çok kötü. Dayanışmaya ve desteğe ihtiyacımız var” dedi.

Urfa’nın Haliliye ilçesinde yaşayan H.N. isimli erkek, üç çocuğunu sistematik cinsel istismara maruz bıraktığı için 27 Temmuz 2018’de tutuklandı.

Ancak erkek, çocukların istismara ilişkin aldığı hastane raporlarına rağmen tahliye edildi.

Raporların mahkeme sırasında değiştirildiğini ve yargının erkekten yana karar verme aşamasında olduğunu söyleyen kardeşler, duruma tepki göstererek 27 Kasım 2018’de intihar girişiminde bulundu.

Ardından tedavi altına alınan kardeşler, yarın (28 Şubat) Urfa 7. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek ikinci duruşmaya destek ve dayanışma çağrısında bulundu.

Ekmek ve Gül’e konuşan kız kardeşlerden biri, istismarın çok küçük yaşlarda başladığını ancak yaşadıklarını akrabalarıyla paylaştığında babasının uyarılması dışında hiçbir şey yapılmadığını, kendileri polise şikayet ettiği zaman da hiçbir soruşturma başlatılmadığını, üstüne de akrabalarından baskı ve şiddet gördüklerini anlattı.

Çocuklar istismar, anne şiddete maruz bırakılmış

Ablasının ilk olarak 13 yaşında istismara maruz bırakıldığını anlatan çocuk, annesinin de yıllarca şiddete uğradığını söyledi.

“Ablam evden, yaşadıklarından kurtulmak için çok küçük yaşta evleniyor. Ben de kurtuluş olarak evliliği gördüm, madde bağımlısı halamın oğluyla nişan taktım, ama sonra dayanamayıp nişanı attım. Bu tacizler sürekli olarak devam etti. O adam anneme de çok şiddet uyguluyordu. Annem yüzde 50 engelli, o adam onun üç omurga kemiğini kırmış. Hatta birkaç defa öldürme teşebbüsünde bulundu. Kulağını, ayağını kesti, boğmaya çalıştı. Sırf bizim için dayak yedi. Tacizlerin farkındaydı ama ilerisini bilmiyordu. Bizim yüzümüzden annemi dövüyordu hep. Annem her şeyi 13 Temmuz’da öğrendi. 13 Temmuz günü küçük kardeşimin yaşadığı istismar sonucu 24 Temmuz’da ben şikayette bulundum. 27 Temmuz’da tutuklandı.”

‘Dışlandık, evimiz taşlandı’

9 yaşında bir erkek kardeşi olduğunu, babasının onu görmek bahanesiyle sürekli kapıya dayandığını, annesinin de komşular bir şey demesin diye babalarını içeri aldığını anlatan çocuk, “Bizim Allah’tan başka sahibimiz yok. Hem anne tarafından hem baba tarafından akrabalarımızca dışlandık. Milleti kışkırttılar, evimiz taşlandı” dedi.

Çocuk, istismar açığa çıkınca ablasının eşinin boşanma davası açtığını ve çocuğunun velayetini de aldığını ifade etti.

‘Hastane raporlarıyla oynadılar’

“Korunmamız gerekirken dışlanan biz olduk” diyen çocuk, “Hastane raporlarıyla oynadılar, olayın üzerini örtmeye çalıştılar. Bizi tehdit ettiler. Şikayetinizi geri çekin dediler. Baro bize avukat atadı, ama o da ilgisiz. Artık hiç kimseye güven duymaz hale geldik” diye konuştu.

Kız kardeşler olarak ciddi psikolojik sorunlar yaşadıklarını anlatan çocuk, birkaç kez intihar girişiminde bulunduğunu belirterek, “Bize yardım edecek bir avukat istiyorum ben. Hiç kimse bize destekçi değil. Sesimizi duyun” çağrısında bulundu.

‘Zalimlerin yanında durmasınlar’

Çocukların annesi de daha ilk çocuğuna hamileyken eşinin beline balyozla vurarak sakat bıraktığını, sonrasında da devam eden şiddet nedeniyle şikayetçi olamadığını, şikayetçi olmak istediğinde polisin, ‘Çocukları yurda verirler. Bunun cezası da yok’ sözleriyle karşılaştığını söyledi.

İstismarın boyutlarını 13 Temmuz’da tam olarak öğrendiğini belirten kadın, şikayette bulunduklarını, bunun üzerine erkeğin şikayetten vazgeçmeleri için kendilerini tehdit ettiğini anlattı.

Çocuklarının psikolojisinin bozulduğunu belirten kadın, “Zalimlerin yanında durmasınlar” çağrısında bulundu.

“Sizin aracılığınızla seslenmek istiyorum. Zalimlerin değil mağdurların yanında olsunlar. Bizim karşımıza çıkanların hepsi sanki zalimin yanında durdular. Barodan boşanma avukatı tayin ettiler, onu bile davadan el çektirdiler. Biz kafayı yemek üzereyiz. Bu kapatılacak, üzeri örtülecek bir olay değil. Benim bir ayağım çukurda, bir gözüm toprakta ama bu çocukların hakkı yenilmesin.”