Ana SayfaGüncelLeyla Güven’le görüşen ‘Akil İnsanlar’ heyetinden hükümete çağrı

Leyla Güven’le görüşen ‘Akil İnsanlar’ heyetinden hükümete çağrı

HABER MERKEZİ – 95 gündür açlık grevi eylemini sürdüren Leyla Güven’i ziyaret eden ‘Akil İnsanlar’ heyetinden 78’liler Girişimi Sözcüsü Can, hükümete çağrıda bulunarak “Bu direnişin talepleri karşılanmalıdır. Türkiye ölümleri yaşamamalıdır” dedi. İHD Eş Başkanı Türkdoğan da “Umuyorum ki bu sese kulak verilir ve Türkiye’deki tecrit kaldırılır” diye konuştu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven’in 8 Kasım’da başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi 95’inci gününde devam ediyor.

Güven tutuklu bulunduğu Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde “PKK lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecridin sonlandırılması” talebiyle başlattığı eylemi, 25 Ocak’ta görülen dava duruşmasında tahliye edilmesi ardından Diyarbakır’daki evinde sürdürüyor.

HDP Milletvekili Güven’in yanı sıra 300’ü aşkın tutuklu cezaevlerinde, onlarca siyasetçi ve aktivist de yurt dışında açlık grevi eylemini sürdürüyor.

Çözüm süreci döneminde oluşturulan ‘Akil İnsanlar’ heyetinde yer alan 78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can, İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve gazeteci Ali Bayramoğlu, Leyla Güveni evinde ziyaret etti.

Heyet yaptıkları görüşmenin ardından Güven’in evinin önünde basın açıklaması yaptı.

Celalettin Can, Ali Bayramoğlu, Öztürk Türkdoğan (soldan sağa.)

Türkdoğan: Bu sese kulak verilsin, tecrit kaldırılsın

İlk olarak konuşan İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, ‘Akil İnsanlar’ olarak Leyla Güven’e yaptıkları ilk ziyaretin farkındalık yaratmak amacıyla olduğunu ifade ederek, “(Leyla Güven) 79 günü cezaevinde olmak üzere 95 gündür süresiz ve dönüşümsüz açlık grevinde. Bu açlık grevi ile Türkiye hapishanelerindeki tecrit sorununa değiniyor. Özel olarak İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan ve arkadaşları üzerindeki tecride dikkat çekiyor” dedi.

Türkiye’de kanunların herkese eşit uygulanması gerektiğinin altını çizen Türkdoğan, “Türkiye’deki hiçbir tutuklu ve hükümlü üzerinde katı görüş yasakları, katı tecrit ve izolasyon uygulanmamalı. Bir insan hakları savunucusu olarak her fırsatta dile getiriyorum. Hükümet ve devlet yetkililerine sık sık hatırlatıyoruz. Burası bir kanun devleti ise herkesin kanunlara uyması gerekir” diye konuştu.

Leyla Güven’in eyleminin her kesim tarafından görülmesi gerektiğini vurgulayan Türkdoğan, “Bir katkı olmak amacıyla buradayız. Bizler insan hakları savunucuları olarak yaşamdan ve sağlıktan yanayız. Kendisini sağlıklı bir şekilde aramızda görmek istiyoruz. Bu sorunun da bir an önce çözülmesini istiyoruz. Umuyorum ki bu sese kulak verilir ve Türkiye’deki tecrit kaldırılır. Bizler de Leyla Güven ve açlık grevindeki 300’ü aşkın mahpusun sağlık haklarını korumuş oluruz” şeklinde konuştu.

“Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüşmek isteriz”

Türkdoğan, gazetecilerin “Ziyaretleriniz sürecek mi?” sorusuna ise “Cezaevlerindeki tecrit sorununu ve açlık grevi eylemcilerinin talepleri noktasındaki isteklerini iletmeye devam edeceğiz” dedi ve ekledi:

“Bu konuda daha önce Sayın Adalet Bakanı ile görüştük. İlk fırsatta Sayın Cumhurbaşkanı ile bu konuyu görüşmek isteriz. Bu sorunu çözmek bize göre çok kolay. Belki bir yanı siyaseti ilgilendirebilir ama bize göre bu tamamen hukuki bir talep. Türkiye cezaevlerinde tecridin kalkmasını istemek, infaz yasasının İmralı Hapishanesi’ne uygulanmasını istemek kadar yasal bir talep olamaz. Bu talebi yerine getirmek hükümet tarafından oldukça kolaydır. Hem hükümet nezdinde hem kamuoyu nezdinde hem de uluslararası düzeyde girişimlerimiz sürecek. Umarım daha fazla insan bu sorunla ilgilenmeye başlayacak.”

Bayramoğlu: 3 nedenden dolayı buradayım

Türkdoğan’ın ardından konuşan heyetteki isimlerden gazeteci Ali Bayramoğlu, Güven’i ziyaret etmesinin nedenlerini sıraladı:

“Birincisi; vicdan ve duyarsızlık. Türkiye’de önemli bir siyasi partinin eşbaşkanı ve milletvekili üç aydır hayatını ve bedenini, inancı veya bazı siyasi talepleri için ortaya koyuyor. İçinde bulunduğumuz bu ülkede ve iklimde inanılmaz bir duyarsızlık, farkında olmama, vicdansızlık hali var. Bu her akli selim, demokrasiden biraz nasibini almış insanı öfkelendirmeli. Leyla hanım bu açıdan bir sembol olmaya başladı. Hem bir mücadelenin sembolü hem de duyarsızlığın ne noktaya gelebileceğinin sembolü. Hakim basın açısından söylüyorum, siyasi diğer aktörler açısından söylüyorum.

“İkinci önemli olan ise siyaset. Leyla hanım katıldığım ve etkileyen cümleler kurdu. Bunları kendi kelimelerimle söylüyorum; tecridin kalkması için yola çıktım ama bugün Türkiye’nin geldiği noktada bu eylem büyük bir siyasi tecridin ve bir topluluk ve siyasetine yönelik tecridin kalkmasının simgesi haline döndü. Bunun çok önemli olduğu kanaatindeyim.

“Üçüncü boyut; saygı ve ben onun yaşamasını istiyorum. Herkesin yaşam hakkının verilecek mücadeleler için elzem olduğu açıktır. Bir insan bedenini, canını ortaya koymuşsa, ona saygı duymamak mümkün değildir. Dolayısıyla bu saygıyı duyduğum için buradaydım. Bu sesi biraz daha fazla duyurmaya, elimden geldiğince gayret edeceğim.”

Can: Direnişin talepleri karşılanmalı

78’liler Girişimi Sözcüsü Celalettin Can ise, Leyla Güven’in sürdürdüğü açlık grevi eyleminin tehlike sınırlarını zorladığını belirterek, “Önemli bir partinin eş başkanı ve bir milletvekili, 95 gündür açlık grevinde. Kamuoyunda, hükümette Leyla Hanım’a karşı yeterli bir duyarlılık söz konusu değil. Leyla Hanım’ın bu direnişi topluma yayılmaya başladı. Çeşitli sesler duyulmaya başladı. Leyla Hanım’ın eylemi tek başına Öcalan üzerindeki tecritten çıkmaya başlamış ve bu toplum üzerindeki genel bir tecride karşı yürütülen bir eyleme dönüşmüştür” dedi.

Hükümete açlık grevi eylemlerinin taleplerinin karşılanması için çağrıda bulunan Can, şöyle konuştu:

“Bu direnişin talepleri karşılanmalıdır. Türkiye ölümleri yaşamamalıdır. 21’inci yüzyılda açlıktan ölen insanları, bir milletvekilinin ölümü yaşanmamalıdır. Tutsakların cezaevlerinde ölümünü yaşamamalıdır. Türkiye bunu kaldıramaz. Çok daha kötü sonuçlar ortaya çıkar.”

Ziyarete katılamayan Baskın Oran’ın mesajının aktarılmasının ardından heyet, daha sonra kentten ayrıldı.

Açlık grevcilerinin talepleri neler?

Güven ve cezaevlerindeki tutuklular, Abdullah Öcalan’a dönük tecridin kaldırılmasını talep ediyor.

27 Temmuz 2011’den bu yana avukatları, 11 Eylül 2016’dan beri de ailesiyle ne yüz yüze ne de telefon yoluyla görüştürülen Öcalan’ı, geçtiğimiz günlerde kardeşi Mehmet Öcalan’ın ziyaret ettiği bildirilmişti.

Görüşme açlık grevleri sürerken gerçekleşmişti. Ancak tahliye edilen Güven ve diğer tutuklular “tecrit kaldırılsın” talebi ile başlattıkları eylemi “tecrit durumunun sürdüğü” gerekçesiyle devam ettiriyor.

Tutuklular Öcalan’ın ailesi ve avukatları ile düzenli görüşmesini talep ediyor.


100’üncü güne doğru: HDP’den açlık grevlerine destek için eylemler

Soylu’dan HDP’ye: Sizi yürüten adam değildir