Ana SayfaYazarlarİbrahim Aslan6 yıl önce Erdoğan’ın dilinde “Kürdistan” – İbrahim Aslan

6 yıl önce Erdoğan’ın dilinde “Kürdistan” – İbrahim Aslan

Erdoğan, bundan 6 yıl önce yani 19 Kasım 2013 tarihinde ‘Çözüm Süreci’ devam ederken, kendisini eleştiren şimdiki ortağı MHP ile CHP’ye ne yanıt vermişti? Hatırlatalım: “Bugün MHP ve CHP neye karşı çıkıyorsa ilk meclis zabıtlarında o karşı çıktıkları şeyleri görecekler, Gazi Mustafa Kemal’in nutuklarında görecekler; Kürt, Gürcü, Arap, Laz kelimelerini, Kürdistan kelimesini o meclis zabıtlarında görecekler.”


İbrahim Aslan


31 Mart tarihinde yapılacak yerel seçimlere 25 gün gibi çok kısa bir süre kaldı. Siyasi partilerin liderleri, seçim meydanlarında yoğun bir şekilde Mart’ın başından itibaren boy göstermeye başladı.

Seçim mitingleri, büro açılışları, toplu açılış etkinlikleri gibi seçim çalışmalarına ilişkin programlarda liderler konuşuyor da konuşuyor. Ancak Türkiye’deki medyanın yüzde 90’ını ‘Havuz Medya’ya çeviren AKP sayesinde, televizyonlar ve gazetelerde sadece AKP’nin ve ortağı MHP’nin kurduğu ‘Cumhur İttifakı’nın borazanlığının yapıldığını görüyoruz.

Bu kirli ‘Havuz Medyası’ muhalefete ise ancak karalamak ve hedef göstermek için yer veriyor. AKP’ye diğer adıyla iktidara muhalif olan tüm partiler, ‘terörist’, ‘hain’, ‘zillet ittifakı’ vb. ağır ithamlar altında hedef alınıyor ‘Havuz Medyası’ tarafından.

Bu hedef alınmanın zeminini oluşturan ise, başta AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, onu takip eden ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bilimun adı ve sanları ne ise AKP ya da hükümet yetkilileri. Bunlar her ağızları açıldığında muhalefet partilerine hakaret dışında, bir söz etmiyorlar. Bundan görev çıkaran yüzde 90-95’lik ‘Havuz Medyası’nın kalemşörleri ise, hiçbir gazetecilik etiğine sığmayacak şekilde muhalefet partilerini hedef alıyor.

Meydanlardaki durum ve onların Havuz Medyası’na yansıması bu şekilde iken, asıl üzerinde durulması gereken nokta HDP’ye yönelik faşizan saldırılar. Öyle bir noktaya getirildi ki, Meclis’in en büyük üçüncü partisi olan, 6 milyon oy alan en az 15 milyon kişinin gönül verdiği HDP, AKP-MHP iktidarı tarafından yapılanlar azmış gibi adeta boğulmak isteniyor. Hem de vahşice.

HDP’nin temsil ettiği irade ayaklar altına alınıyor, seçilmişleri polis ve askerler tarafından adeta sokaklarda linç ediliyor. Binlerce yöneticisi, üyesi, taraftarının tutuklanması, gözaltına alınması yetmiyormuş gibi sokakta da her türlü baskıya maruz kalıyorlar.

HDP’ye yönelik saldırıların yanı sıra ‘Ustalık Dönemi’nde halka tehdit, hakaret, açlık ile terbiye etme dışında bir yol bırakmayan, ekonomiyi çökerten, insan haklarını, hukuku ayaklar altına alan, polis, asker, korucu ve sokak bekçileriyle toplumu dizayn etmeye çalışan AKP, bu kez de HDP’ye oy vermiş Kürtleri hedef alıyor.

Ülkenin içerisinde bulunduğu durumun birinci elden sorumlusu olan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, bakın seçim meydanlarında nasıl bir dil kullanıyor. Birkaç örnek:

  • 27 Şubat 2019 Erzurum Mitingi: “Kürdistan Kuzey Irak’ta. Çok seviyorlarsa oraya gitsinler. Benim ülkemde Doğu Anadolu var, Güneydoğu Anadolu var, Karadeniz var, Ege var, Marmara var; ama benim ülkemde Kürdistan diye bir bölge yok.”
  • 1 Mart 2019 Artvin Mitingi: “İstiyorsanız, Kuzey Irak’ta Kürdistan var; defol oraya git!”
  • 2 Mart 2019 Trabzon Mitingi: “Yallah oraya! Git Kürdistan’a!”

Erdoğan’ın hemen her gün seçim meydanlarında HDP’yi ve ona oy veren milyonlarca Kürdü kastederek kullandığı dil bu.

Peki “Benim ülkemde Kürdistan diye bir bölge yok”, “Yallah git Kürdistan’a” diye HDP’lileri ve HDP’ye oy veren milyonları tehdit eden Erdoğan, bundan 6 yıl önce yani 19 Kasım 2013 tarihinde ‘Çözüm Süreci’ devam ederken, kendisini eleştiren şimdiki ortağı MHP ve CHP’lilere ne yanıt vermişti. Hatırlatalım.

Erdoğan’ın, 19 Kasım 2013 tarihinde MHP’nin eleştirilerine verdiği yanıt aynen şöyle:

“Bize bölücü diyorlar. Peki Mustafa Kemal de mi bölücüydü? Bütün Meclis mebusları da mı bölücüydü? ‘Kürt damadımız var’ diyen Alparslan Türkeş de mi bölücüydü? Deve kuşu kafasını kuma döner, ‘dünya karanlık ve küçük’ der. Kimse kusura bakmasın. Biz barış ve işbirliği temelli güvenlik temelli tüm dünya ülkeleriyle hiç tereddüt etmeden irtibat kurarız.

“Reddi miras yapacak ecdadını unutacak bir millet değildir. Çok uzağa gitmeye gerek yok. 90 yıl öncesine gidin, MHP’nin yöneticileri şurada Meclis Kütüphanesi’ne gitsinler ilk meclis zabıtlarını okusunlar. Okuma hakları var. Bugün MHP ve CHP neye karşı çıkıyorsa ilk meclis zabıtlarında o karşı çıktıkları şeyleri görecekler, Gazi Mustafa Kemal’in nutuklarında görecekler; Kürt, Gürcü, Arap, Laz kelimelerini, Kürdistan kelimesini o meclis zabıtlarında görecekler.”

Bundan 6 yıl önce bu cümleleri kuran Erdoğan, şimdi ise “Benim ülkemde Kürdistan diye bir bölge yok” diyor.

Şimdi biz Erdoğan’ın 6 yıl önce söylediklerine mi inanalım, şimdi söylediklerine mi inanalım, 95 yıl önceki Meclis tutanaklarına mı, yoksa tarihe mi inanalım?

Bilimin süzgecinden ve tarihin gerçeğinden hayata bakanların inanacağı yer bellidir. Erdoğan, Kürtlere “Yallah hadi git Kürdistan’a” diye tehditte bulunuyor. Ancak Kürtler geçici olan insanın değil, insanın yarattığı tarihin süzgecinden bakarak, Erdoğan’a ve “Kürdistan yoktur” diyenlere aynen şu yanıtı veriyorlar: “Zaten Kürdistan’da yaşıyoruz, bunu siz de 6 yıl önce teyit etmiştiniz. Bizi fazla meşgul etmeyin…”


Yazarın diğer yazıları:

Tecrit ve açlık

HDP’nin eş başkan adayları ve halkı temsil etmek

Gerçekten de ‘dünya bizi kıskanıyor’ mu?

‘Silahlanın’ diyenlerle aynı gemide olmak

‘Adamlara’ karşı ‘kadın’ın insanlık mücadelesi

IŞİD biterken Kobanê’yi hatırlamak

Bedelini biliyoruz: Patlıcan yaşatır, mermi öldürür