Ana SayfaGüncelBir cenazeye daha abluka: Ayten Beçet zifiri karanlıkta defnedildi

Bir cenazeye daha abluka: Ayten Beçet zifiri karanlıkta defnedildi

HABER MERKEZİ –  Cezaevinde yaşamına son veren Ayten Beçet’in cenazesi, Beçet’in anne ve babası ile birlikte yaklaşık 20 aile ferdiyle mezarlıkta gece vakti zifiri karanlıkta defnedilebildi. Jandarma, HDP milletvekillerinin cenazeye katılmasını ‘gelen emir doğrultusunda’ engelledi. Baba Sabri Beçet, “Gece emniyet ve jandarma tüm güçlerini bizim cenazemiz için kullandı” dedi. Hükümetin “Kürt kardeşlerim” söylemine atıfta bulunan Beçet, “O kadar kardeşiz ki bir taziye evi dahi vermiyorlar” sözleriyle tepkisini dile getirdi. HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ise “İnsanların defin hakkını engelliyor, gasp ediyor” dedi. Engellemelere rağmen milletvekillerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda HDP’li, Beçet’in ailesinin kaldığı eve yürüyerek taziyelerini iletti.

Gebze Kapalı Cezaevi’nde PKK lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecridi protesto etmek amacıyla yaşamına son veren Ayten Beçet’in İstanbul’da zorla alıkonularak uçakla Antep’e gönderilen cenazesi, geceleyin, jandarma ablukasında defnedildi.

Aile cenazeyi almak için önce İstanbul’a doğru yola çıkmıştı. Ancak Ankara’ya kadar gelen aile kızlarının cenazesinin zorla yola çıkarıldığını öğrenmesi üzerine Ankara’dan Antep’e doğru geri dönmüştü.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre baba Sabri Beçet, Antep girişinde polisler tarafından zorla cenazenin götürüldüğü Yeşilkent Mezarlığına götürüldü.

Taziye evine gitmesine müsaade edilmeden babanın zorla mezarlığa götürüldüğünü duyan HDP’li milletvekilleri Mahmut Toğrul, Ayşe Sürücü, Ömer Öcalan, Fatma Kurtulan, Rıdvan Turan, Tülay Hatimoğlulları, Saliha Aydeniz ve Semra Güzel ile anne Fatma Beçet ve yakın akrabalarla mezarlığa doğru yola çıkmak isterken evin etrafını abluka altına alan polisler vekillerin ve aile fertlerinin mahalleden çıkmasına izin vermedi.

Araçların çıkışını engellemek için sokak girişlerini zırhlı araçlarla kapatan polislerle milletvekilleri arasında tartışma yaşandı.

Polisler milletvekillerinin cenazeye katılmasına müsaade edilmeyeceğini sadece yakın akrabaların katılmasına izin verebileceklerini söyledi.

Uzun uğraşlar sonucunda mahalleden arabaların çıkmasına izin verilirken milletvekilleri ve aile fertleri araçlarla mezarlığın önüne geldi.

Zifiri karanlıkta defin

Mezarlığın önüne gelen aile ve milletvekillileri Jandarmanın zırhlı araçlı barikatıyla karşılaştı.

Mezarlık önünde cenazenin defin işlemine katılmak isteyen milletvekilleri jandarmalar tarafından engellendi.

Jandarma komutanı kendilerine gelen emir doğrultusunda milletvekillerinin cenazenin defnedilmesine katılmasına müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Milletvekillerinin uzun uğraşları sonucu anne Fatma Beçet ve Sabri Beçet’in de aralarında bulunduğu yaklaşık 20 kişilik aile grubunun mezarlığa girişine izin verildi.

Mezarlığa giren Beçet ailesi zifiri karanlıkta Ayten Beçet’in cenazesinin defin işlemlerini gerçekleştirdi.

Taziye evinin kullanılmasına da izin yok

Öte yandan Beçet ailesinin evlerinin hemen aşağısındaki AKP’li Şahinbey Belediyesine ait olan taziye evini kullanmak için yaptığı başvurunun da belediye tarafından reddedildiği öğrenildi.

Baba Beçet anlattı

Kızının cenazesine yönelik bu tutumu baba Sabri Beçet Mezopotamya Ajansı’na anlattı. Yaşanan engellemeler yüzünden kızının cenazesine zor yetiştiğini söyleyen baba Beçet’in anlatımı şöyle:

“Sabah işten geldikten sonra Tatvan’dan Ayten’in eski bir cezaevi arkadaşının kendisini aradığını anlatan Beçet, ağlayarak bir şey demeden telefonu kapattığını söyledi. Daha sonra komşuların yayılan haber üzerine eve geldiğini belirten baba Beçet, “Biz de haberlerden öğrendik. İstanbul’dan beni arayarak ‘Senin kızın bizde. Hastanede morgda sizi bekliyor. Gelip alacaksınız’ dediler. Biz de bu telefon üzerine arabayla İstanbul’a doğru yola çıktık.

“Biz Ankara’ya yetişince Antep Emniyet Müdürlüğü’nden bizi aradılar. Bana ‘Cenazeyi size vermezler. Cenaze bizde, savcılık emriyle uçağa bindirip Antep’e gönderecekler. Yetişemezsiniz cenaze gider’ dediler. Benden havalimanına gidip imza atmamı istediler. Onların amaçları bizden habersiz götürüp gömmekti. Ankara’dan hemen geri döndük.

“Yol boyunca sürekli peşimizdelerdi. Antep’e yetişince bizi zorla mezarlığa götürdüler. Gece emniyet ve jandarma tüm güçlerini bizim cenazemiz için kullandı. Bire bir öz akrabalarını da cenazenin defin işlemine katılmasına izin vermediler. Kendi başımıza defnettik.

“İstanbul’da da Antep’te de cenazemize sahip çıkamadık. Devlet bugün tüm güçlerini kullanarak bizleri oyaladı. Hâlbuki yapılacak olan cenazenin hiç kimseye zararı dokunmazdı.”

Baba Beçet AKP’li Şahinbey Belediyesi’nin taziye evini kullandırtmamsına da şu sözlerle karşılık verdi:

“Biz de taziyemizi kendi evimizin önünde kuracağız. Biz o kadar kardeşiz ki bir taziye evi dahi vermiyorlar. İşte bizim kardeşliğimiz bu kadar. Ben Kürtler ile Türkler arasında ben herhangi bir kardeşlik göremiyorum. Hepsi yalan. Bugün çıkmış meydanlarda oy toplamak için sürekli ‘Kürt kardeşim’ diyor. Kürt senin kardeşin falan değil sen Kürt’ü düşmanın gibi görüyorsun.”

Cezaevlerindeki açlık grevlerinden yükselen sesin herkesçe duyulması gerektiğini belirten baba Beçet, “Tek Kürt halkı değil bütün halklar bu sesi duyulmalı. Yeter artık, bu soruna bir el uzatsınlar. Tüm dünyaya söylüyorum: yüreklerde yanan bu ateşe bir çare bulsunlar. Vicdanı, merhameti olan herkes bu yaşananlara ses çıkarmalıdır” diye konuştu.

HDP’den tepki

Fotoğraf: Evrensel

Yerel seçim çalışmaları kapsamında Dersim’de bulunan HDP Eş Genel Başkanı Temelli de Beçet’in cenazesine karşı tutuma tepki gösterdi.

“Bu iktidar cenazeleri kaçırıp, zifiri karanlıkta defin edilmesi için baskı yapıyor. İnsanların defin hakkını engelliyor, gasp ediyor. Dini siyasete alet eden bir iktidar var karşımızda. Aynı siyaset, Alevi toplumunu da ikinci sınıf vatandaş olarak görmekte, haklarını gasp etmektedir. Tüm bunlara dur deme zamanı gelmiştir. Güç birliklerimizle, ittifaklarımızla yan yana gelerek, bu iktidara en güzel cevabı sandıkta vereceğiz.”

HDP’liler engele rağmen taziyeye gitti

Beçet ailesine taziye evi verilmemesi üzerine aile evde bir taziye düzenledi.

Aralarında HDP milletvekillerinin de bulunduğu kitle taziye öncesi bir açıklama yapmak istedi. Polis ablukasında yapılan açıklamada konuşan HDP’nin Antep milletvekili Mahmut Toğrul, “Devletin yetkilileri bir an önce bu sesi duymalı. Bu ses duyulsun. Ölümler dursun. Bir an önce bu topraklarda kan ve gözyaşı son bitsin. Tecrit son bulmalı” dedi.

Daha sonra kendisini “devlet” olarak tanıtan polis amiri ile vekiller arasında tartışma çıktı.

Açıklamayı bitiren milletvekilleri ve beraberindekiler taziye evine hareket etti. Kısa bir mesafe yüründükten sonra kitlenin önüne kesen polisler yürüyüşe müdahale etti.

Toplu şekilde yürüyüşe izin verilmeyeceği anonsunu yapan polis kitleyi dağıtmak istedi. Ancak kitle polisin barikatını aşarak yürümeye devam etti.

Bir başka sokakta tekrar önü kesilen kitle, polisin birkaç kişiyi gözaltına almaya yönelik girişimine direnerek, izin vermedi.

Burada da polis barikatını aşan kitle, Beçet ailesinin evine doğru zılgıtlar ve sloganlarla yürüdü. Eve ulaşan kitle, Beçet’in ailesine başsağlığında bulundu.

Talimat Soylu’dan

İçişler Bakanı Süleyman Soylu kimi cenaze törenlerinin kendi talimatı ile engellendiğini birçok kez dile getirmişti.

Soylu, yaptığı açıklamalardan birinde “Teröristler ölüyor, öldürüyoruz teröristleri. Cenazelerine gitmeye çalışıyor milletvekilleri, hadi gitsinler de görelim bakalım, hadi gitsinler” diyerek HDP’li vekilleri tehdit etmişti.

Zülküf Gezen’in defni de engellenmişti

17 Mart’ta Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutuklu Zülküf Gezen de tecridi protesto etmek için yaşamına son vermişti.

Gezen’in cenazesi de ailesi ve yakınlarından ‘kaçırılmış’, Diyarbakır Yeniköy Mezarlığı’nda polis ablukasında toprağa verilmişti.

Açlık grevleri

HDP Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven’in 137 gün önce başlattığı ve 1 Mart tarihinden itibaren tüm cezaevlerine yayılan açlık grevi eylemleri devam ediyor.

Güven, cezaevlerindeki tutuklular ve dünyanın farklı yerlerindeki eylemciler Öcalan’a dönük tecridin kaldırılmasını talep ediyor.

27 Temmuz 2011’den bu yana avukatları, 11 Eylül 2016’dan beri de ailesiyle ne yüz yüze ne de telefon yoluyla görüştürülen Öcalan’ı, 12 Ocak’ta kardeşi Mehmet Öcalan’ın ziyaret ettiği bildirilmişti.

Görüşme açlık grevleri sürerken gerçekleşmişti. Ancak tahliye edilen Güven ve diğer tutuklular “tecrit kaldırılsın” talebi ile başlattıkları eylemi “tecrit durumunun sürdüğü” gerekçesiyle devam ettiriyor.

Açlık grevcileri Öcalan’ın ailesi ve avukatları ile düzenli görüşmesini talep ediyor.