Ana SayfaYazarlarİbrahim AslanBırakın seçimi Filistinli tutsaklar açlık grevinde – İbrahim Aslan

Bırakın seçimi Filistinli tutsaklar açlık grevinde – İbrahim Aslan


İbrahim Aslan


31 Mart yerel seçimlerini geride bıraktık. Ciddi bir kayıp yaşayan AKP-MHP iktidarı, özellikle HDP’nin izlediği strateji sonucu kaybettiği yerlerde yenilgiyi kabul edemiyor.

Sermayenin, rantın ve talanın kenti haline getirilen İstanbul’da ise AKP, yenilgiyi hiç hazmedemedi. Emperyalistlere adeta yalvarırcasına isteklerde bulunuyor. Destek verirlerse, rantın ve talanın kenti haline getirdiği İstanbul’u binbir oyunla geri alacak. Gerekirse, 7 Haziran’da olduğu gibi seçimleri yenileyerek, tüm devlet olanaklarıyla İstanbul’u geri almanın peşindeler.

Bunun sonucu ne olur hepimiz izleyip göreceğiz. AKP kazandığında ‘Millet iradesi’ diye ortalıkta dolanırken, kaybettiğinde ise ‘Millet iradesi’ diye bir durum tecelli etmiyor.

Yine AKP’nin, CHP’nin, MHP’nin, İYİ Parti’nin seçim sonuçlarına ilişkin itirazları bağımsız YSK(!) tarafından kabul edilirken, aleni olarak gasp edilen HDP’nin kazanımlarına yönelik olarak YSK hiçbir itirazı kabul etmiyor. Bu da devletin iradesi. Konu Kürtlerin iradesi olunca, devlet bir bütünen tüm kurumlarıyla devreye girerek, bu iradeyi yok sayıyor.

İnsan olan, biraz düşünebilen ve biraz vicdanı olan herkes, bu ahlaksızlığı ve hukuksuzluğu görüyordur. İnsan olmayan, düşünemeyen ve vicdanı olmayanlar, zaten havayı kirletmek dışında bu evrende başka bir işe yaramadıkları için onlara diyecek sözümüz yok.

İki ülkede açlık grevi eylemleri var: İsrail ve Türkiye

31 Mart’ta gerçekleştirilen seçimler sonrasında yaşananlar özetle şimdilik bunlar. Bırakalım seçimleri, insan yaşamını doğrudan ilgilendiren açlık grevi eylemlerine geçelim. Şu anda iki ülkede açlık grevi eylemleri yapılıyor.

Bu ülkelerden biri, Filistin. İsrail cezaevlerinde tutulan Filistinli tutsaklar, cezaevlerindeki hak ihlallerini protesto etmek için “Onur Savaşı 2” sloganıyla üç gün önce süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi başlattı. 150 tutsağın başlattığı açlık grevi eylemindeki tutsak sayısı 400’e yükseldi ve bu 400 tutsak, İsrail devleti cezaevlerindeki hak ihlallerine son versin diye eylemini sürdürüyor.

Bu eyleme ilişkin Türk basınının güzide ajansı, insani duyarlılığı son derece yüksek olan(!) Anadolu Ajansı’nın geçtiği haberlerden bazı bölümler aynen şöyle:

“Filistinli tutuklularla dayanışma için Gazze’de ‘sembolik hapishane’ kuruldu.

Filistinli tutuklularla dayanışma etkinlikleri kapsamında kurulan sembolik hapishaneye elleri kelepçeli giren Filistinli gruplardan yetkililer ve insan hakları aktivistleri, tutukluların yaşadığı sıkıntılara dikkati çekti.

Gazze’deki Filistin Esirler Bakanlığı Enformasyon Müdürü İslam Abdu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail cezaevleri idaresinin koğuşlarda Filistinli tutukluları elleri kelepçeli olarak uzun saatler tuttuğunu belirterek, tutukluların yaşadığı bu tür sıkıntılar için farkındalık oluşturmak amacıyla etkinliği gerçekleştirdiklerini ifade etti. Abdu, bu faaliyetle ayrıca uluslararası topluma İsrail’in Filistinli tutuklulara yönelik ihlallerini ve işlediği suçları iletme amacı taşıdıklarını kaydetti.”

AA’nın bir diğer haberi de şöyle:

“İsrail hapishanelerinde açlık grevlerine başlayan Filistinlilerin sayısı artıyor.

İsrail hapishanelerindeki hak ihlallerini protesto için süresiz açlık grevine başlayan Filistinli tutukluların sayısı 400’e yaklaştı. Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Filistin Esirler Heyeti tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Necef (Negev), Rimon, Nefha, İşel, Ofer, Celbu ve Mecdu hapishanelerinde açlık grevine başlayan Filistinli tutukluların sayısının yaklaşık 400’e ulaştığı kaydedildi.

Heyetin açıklamasında hapishanelerde dolaylı olarak görüşmelerin olduğu belirtilirken, tutukluların hayati öneme sahip isteklerinin işgal yönetimi tarafından yerine getirilmesi için Mısır’ın baskı yapmayı sürdürdüğü aktarıldı.

İsrail hapishanelerinde sinyal kesici cihaz yerleştirilmesi gibi Filistinli tutuklulara karşı yapılan uygulamalar nedeniyle 2019’un başından bu yana gerginlik yaşanıyor. Filistinli tutuklular, sinyal kesici cihazların, sağlıklarını olumsuz etkilediğini ifade ediyor.

İsrail Cezaevleri İdaresi’nin inatçı tavrı nedeniyle çıkmaz bir yola girildiğine işaret edilen açıklamada, devam edecek tepkilerin ilerleyen günlerde diğer hapishanelerde de açlık grevlerine neden olabileceği ifade edilmişti.”

AA’nın Filistinli tutsakların üç gündür başlattığı açlık grevi eylemine ilişkin duyarlılığı bu şekilde. Bu duyarlılık tabi ki bizler açısından da son derece önemli. Eğer bir yerde baskı varsa ve bu toprakları işgal edilmiş, her türlü hakkı gasp edilen bir halk ise, bunun yanında yer almak dayanışma göstermek insan olmanın gereğidir.

Bir de şunu hatırlatmakta fayda görüyoruz. AA başta olmak üzere Türk ana akım (Siz onu havuz ana akım olarak okuyun) medyasına.

PKK lideri Abdullah Öcalan’a yönelik kendi anayasasını uygulamayan Türk devletine karşı, ‘Tecrit son bulsun’ diyen, DTK Eş Başkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven 154, Hewler’de Nasır Yağız 141, cezaevlerinde ilk grup siyasi tutsak 116, Strazburg’da 14 siyasetçi 115, eski milletvekilleri Sebahat Tuncel ve Selma Irmak 85 gündür süresiz dönüşümsüz açlık grevi eylemini sürdürüyor.

Yine 1 Mart’tan itibaren Türkiye’nin en az 92 cezaevinde binlerce siyasi tutsak süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemine başladığını duyurdu. HDP milletvekilleri Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç bir ayı aşkın süredir Diyarbakır’da açlık grevi eylemini sürdürüyor.

Bu eylemler devam ederken Öcalan üzerindeki tecridi protesto etmek amacıyla Mart ayı içerisinde Türkiye cezaevlerinde Zülküf Gezen, Ayten Beçet, Zehra Sağlam, Medya Çınar, Yonca Akici, Siraç Yüksek ve Mahsum Pamay isimli tutsaklar yaşamına son verdi. Almanya’da da Uğur Şakar isimli yurttaş tecridi protesto etmek için yaşamına son verdi.

Türkiye en temel insan hakkıyla ilgili adım atmadığı için sekiz insan yaşamını yitirdi, binlerce insan açlık grevinde ve bunların yüzlercesi ölüm sınırına gelmiş durumda. Yaşamını yitiren insanların yakınlarının dahi cenaze törenlerine katılmasına izin verilmedi. Polis, asker ablukası altında cenazeler toprağa verildi.

Türkiye’de hem içeride hem dışarıda her türlü hukuksuzluk insanlara yaşatılırken, en temel insan hakları ayaklar altına alınırken, ölüye dahi saygı gösterilmezken, haber yapmalarını beklemiyoruz ama bizim vergilerimizle de beslenen AA başta olmak üzere Türk havuz medyasına biraz ahlaklı olun diyorum.