Ana SayfaEkonomiS&P: Hükümetin ‘reform paketi’ liraya güven inşa etmek için yeterli değil

S&P: Hükümetin ‘reform paketi’ liraya güven inşa etmek için yeterli değil

HABER MERKEZİ – S&P, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıkladığı ‘reform paketi’nin liraya güveni yeniden inşa etmek için yeterli olmadığını belirtti.

Uluslararası derecelendirme kuruluşu S&P (Standard & Poor’s), hükümetin 10 Nisan tarihinde kamuoyuna duyurduğu ‘reform paketi’ni yeterli bulmadı.


Hükümetin ‘reform paketi’ ABD’de tanıtıldı, ‘yatırımcılardan ikna olan yok’


Dünya’nın haberine göre S&P gelişen ülkeler baş analisti Frank Gill, söz konusu paketin Türkiye’deki hanehalkının ve yabancı yatırımcıların liraya güveninin yeniden inşası için yeterli olmadığı yorumunda bulundu.

Gill, “Yabancı yatırımcılar ve Türk hanehalkı için en büyük soru, liranın hala yatırım yapılabilir bir para birimi olup olmadığı. Benim görüşüme göre reform paketi bu soruya yanıt vermedi” diye konuştu.

S&P, bu ayın başında Türkiye’nin kredi notunun mevcut durumda düşürülme riski olmadığını ancak lirada daha fazla değer kaybının Türkiye merkezli şirketler ve bankalar için “çok, çok kötü haber” olacağını belirtmişti.

Türkiye ekonomisi ne durumda, görüşler neler?

Türkiye’de ekonomik kriz günden güne derinleşirken, enflasyon yüzde 20’ye yakın seviyelerde seyrediyor, işsizlik aydan aya artıyor ve ekonomide daralma yaşanıyor.

Bu mevcut tabloya rağmen iktidar kanadından yapılan açıklamalarda birçok kez ekonomide ‘dengelenme’nin yaşanmakta olduğu savunuldu, enflasyonun frenlenmesi için çeşitli kalemlerde ÖTV ve KDV indirimlerine gidildi ve sanayi ile tarım alanlarında adımlar atıldı.

Ancak hükümetin bu adımlarının niteliği kimi iktisatçılar tarafından eleştiriliyor. İktisatçılar, özellikle seçim öncesi atılan bu adımların sorunların kaynağı yerine semptomlara yapılan müdahaleler olduğunu kaydediyor. Hükümetin 10 Nisan’da açıkladığı ‘reform paketi’nin de bu anlamda bir istisna olmadığı belirtiliyor.

Eleştirilerin odak noktasında ekonomi planlarında somut adımlara ve gerekçelere yer verilmemesi ile ‘reform’ adı altında tanıtılan önlemlerin kısa ömürlü olması yer alıyor.

Ayrıca bu kapsamda kıdem tazminatının fona devri ile Bireysel Emeklilik Sistemi’nin zorunlu hale getirilmesi de meslek örgütleri ve sendikalar tarafından tepkiyle karşılanıyor.

Muhalefet partilerinden yapılan açıklamalarda da hükümete benzer eleştiriler getiriliyor.

CHP, HDP ve İYİ Parti, seçim öncesi yapılan açıklamalarda, 31 Mart yerel seçimleri sonrasında faturanın vergiler aracılığıyla geniş halk kesimlerine kesileceğini birçok kez dile getirmişti.

Yerel seçimleri izleyen süreçte de benzin, elektrik ve tütün mamullerine zam geldi, gıdada fiyat artışları ise tanzim satışlara rağmen hızlandı.