Ana SayfaManşetKadınlar ile ezilen Maori halkının sesi: Whina Cooper

Kadınlar ile ezilen Maori halkının sesi: Whina Cooper

HABER MERKEZİ – Yeni Zelanda’nın yerel halkı Maoriler, tıpkı dünya üzerindeki pek çok etnik unsur gibi en temel hakları için dahi mücadele etmek zorunda bırakılmış bir halk. Anadilden toprağa, kadın özgürlüğünden eğitime dek verilen bu mücadelenin önderlerinden bir kadın Tarihten Kadın Portreleri’nin konuğu olacak bu hafta: Whina Cooper.

“Halkım için savaşarak öleceğim”

Whina Cooper 9 Aralık 1895 tarihinde Yeni Zelanda’daki Hokianga kırsalında, Te Rarawa iwi kabilesi liderinin kızı olarak dünyaya gelir.

Çocuk yaştan itibaren mensubu olduğu Maori halkının tarihine ilgi duyan Whina’nın gittiği ilkokulda anadilini konuşması yasaktır, burada İngilizce konuşmak zorunludur. Ve kendi dilini konuşanlar ceza alır. Ayrıca Whina bu okula gitmek için her gün 6 mil yol yürür.

İlkokulun ardından St Joseph’in Napier’deki Maori Kız Koleji’ne gider. Burada yatılı olarak eğitim alan Whina, okulu bittikten sonra 18 yaşında doğduğu yere geri döner. Burada görücü usulü evlendirilmek istenir ancak bunu reddederek yerel bir kooperatifte çalışmaya başlar.

Ve Whina 18 yaşındayken ilk kez bir eyleme öncülük eder.

Avrupa kökenli Yeni Zelandalı olan Pakea (‘beyaz Yeni Zelandalılar’ olarak da anılırlar) çiftçileri, kirli atıklarını, Maorilerin deniz ürünleri çıkardıkları nehrin ağzına dökmeye başlar. Whina da buna karşı halkla birlikte Pakea’ların açtıkları lağım yollarını yeniden topraklarla doldurur.

Maoriler bu haklı eylemleri sonucunda ‘haneye tecavüz’le suçlanırlar. Fakat Pakea’ların bu bölgedeki kira sözleşmesi mahkeme tarafından iptal edilir. Ve Maori halkının mücadelesi kazanır.

Sonrasında Pawarenga Yerli Okulu’nda öğretmenlik yapmaya başlayan Whina, ancak bir yıl sonra görevinden istifa eder.

22 yaşındayken bir Maori araştırmacısı olan Richard Gilbert ile evlenen Whina’nın bu evlilikten iki çocuğu olur. Bu dönemde Richard ile birlikte hem çiftlik hem de bir dükkan işleten Whina, halkın özgürlüğü için yürütülen mücadelenin de içindedir.

Whina Maori halkı için postane, doktor kliniği ve bir toplum merkezinin kuruluşuna da öncülük eder.

Kadınların sesi yükseliyor

Genel toplantılardaki ortamın kadınların konuşma cesaretini kırdığını düşünen Whina, toplum merkezini kadınların kendilerini daha rahat ifade etmesini sağlamak için açar.

Whina’nın bu kadının gücünü açığa çıkarmasına yönelik çalışmaları pek tabi erkeklerin hoşuna gitmez. Whina ise otoritesi sarsıldığı için öfkelenen erkeklere tepki gösterir ve şunu söyler: “Kadınlar olmasa siz hayatta bile olamazdınız.”

30’lu yaşlarına gelen Whina artık kuzey Hokianga’nın Maori lideri haline gelmiştir. Maori halkları ve bilhassa kadınlar için gösterdiği mücadele neticesinde kendisine ‘Te Whaea o Te Motu’ (Ulusun Annesi) adı verilir.

Whina, Maori politikacılarından Sir Apirana Ngata ile birlikte Maori toprak geliştirme programını yaygınlaştırmak için hazırlanan proje kapsamında çalışır. Bu alanda topraklarına el konulan Maoriler için savaş verir.

Bu projeyle birlikte toprak uzmanı olan William Cooper ile tanışır. Whina ile William birbirine aşık olur ve ikisi de evliliklerini sonlandırır. Ağırlıkla Katolik olan halk arasında Whina’nın henüz evliyken yaşadığı bu ilişki tepki çeker. Whina hem içinde bulunduğu topluluğun hem de dinin kurallarına karşı başı dik bir duruş sergiler.

‘Beyaz’lara karşı verdiği mücadelede olduğu gibi ataerkiye karşı verdiği mücadelede de geri adım atmaz.

Çift bu dönemde bulundukları bölgenin biraz dışında kırsal bir alanda yaşamaya başlarlar. Dört çocukları olur, evlenirler. Bu yasal ‘onay’ mı etkili olur yoksa aradan geçen zaman mı bilinmez ama Whina’nın toplum içinde azalan desteği yeniden yükselir.

1949’da William’ın ölümünün ardından yeniden kente dönen Whina, diğer Maoriler ile birlikte Auckland’a taşınır ve ulusal bir mücadele figürü haline gelir.

Whina, tarih 1951’in Eylül ayını gösterdiğinde kurulan Maori Kadınlar Birliği’nin ilk başkanı seçilir. Birlikteki kadınlarla birlikte önemli başarılara imza atar ve bu görevini 1957 yılına kadar sürdürür. Maori kadın ve çocukların yaşam koşullarını iyileştirmek için programlar geliştiren birlik üyesi kadınlar, barınma, sağlık, istihdam, etnik ayrımcılık, suç ve eğitim gibi konular üzerine çalışma yürütür.

1963 seçimlerinde Kuzey Maori için adaylığını koyan Whina seçimleri kazanamaz lakin aktif mücadele hattını daima sürdürür.

Kentte bulunan bir Maori toplantı yerinin hem onarılması hem de ayakta kalması için kaynak bulmak için çalışır.

Ayrıca ülkesindeki iki kültür arasındaki bağ için de katkı sunar. Yeni Zelanda’daki iki kültürlü ilişkiler için temel belge niteliğinde olan Waitangi Sözleşmesi noktasında insanların bilinçlenmesi için çaba sarf eder.

Ciddi sağlık sorunları yaşamaya başlayan Whina, 1970 yılında bu zorunlu sebepten ötürü inzivaya çekilir ve bu süreç 1975’e dek devam eder. Fakat Maori toplumundan gelen önemli bir çağrı ona yeniden gücünü toplayıp sokağa çıkma azmi verir.

Maori gruplarından oluşan komisyon, toprak kayıplarına ve topraklarına yabancılaşmalarına karşı düzenlenecek bir protestoya Whina’nın öncülük etmesini ister. Bu talebi kabul eden Whina, North Island’ın bir ucundan diğerine bin kilometreyi aşan ve Wellington’da Parlamento önünde son bulacak olan bir yürüyüş önerisinde bulunur.

Hastalıklarla boğuşan 80 yaşındaki Whina, binlerce eylemcinin parlamentoya yürüyüşüne öncülük eder. İrade ve direncin yaşayan bir sureti olarak adımlar sokakları.

1981 yılında Britanya İmparatorluğu tarafından Whina’ya ‘Dame’ ünvanı (Birleşik Krallık tarafından üstün hizmetlerde bulunmuş başarılı kadınlara verilen kraliyet nişanı) verilir. Lakin Maori halkı, Whina’nın bu ünvanı kabul etmesini mücadeleye ihanet olarak görür. Whina ise mücadelesinden kesinlikle sapmadığını şu sözlerle anlatır:

“Bu nişanı kabul edersem, hükümete karşı Maori halkı adına mücadele etmek için daha fazla güce sahip olacağımı anlamıyorlar.”

Whina, 98 yaşındayken 26 Mart 1994’te Hakianga’da bu dünyadan ayrılır.

Kendileri olarak yaşamak için halkların verdiği mücadele ise dünyanın dört bir yanında yılmadan devam ediyor.


Bu portrede, Queen Of The Neighborhood Kolektifi’nin hazırladığı ve Zeynep Bursa’nın Türkçeleştirdiği “Devrimci Kadınlar” kitabından yararlanılmıştır.
Previous post
Devrim – Thomas Nail
Next post
Açlık grevleri ve ölüm oruçları sürüyor, kan kusan tutuklular var