Ana SayfaEkoloji“Rüzgar nedeniyle yaşananlar sadece bir uyarıydı, yeni havalimanı kışa hazır değil”

“Rüzgar nedeniyle yaşananlar sadece bir uyarıydı, yeni havalimanı kışa hazır değil”

HABER MERKEZİ – Kaptan Pilot Bahadır Altan, son olarak inişleri rüzgarın kestiği yeni havalimanındaki sorunlara ve bunların çözümüne dair değerlendirmelerde bulundu. Rüzgar nedeniyle yaşananların esasında sadece bir uyarı olduğunu vurgulayan Altan, havalimanının kışa hazır olmadığını söyledi ve “Su baskınları olabilir, havalimanı tümüyle su altında kalabilir” dedi. Altan, yeni havalimanında seyahat edecek olan yolculara ise yanlarında peynir ekmek götürmesi önerisinde bulundu: “Çünkü orada bir öğün yemek 100 lira civarında.”

Kısa bir süre önce kullanıma açılan İstanbul Havalimanı peş peşe ortaya çıkan sorunlarla gündemden düşmezken, mevcut sorunlara ve bunların çözümüne dair Kaptan Pilot Bahadır Altan değerlendirmelerde bulundu.

Eski askeri pilot olan Altan, THY ve Pegasus’ta kaptanlık yaptı, şimdi ise bir havayolu şirketinde öğretmen pilot olarak görev yapıyor.

“Rüzgar nedeniyle yaşananlar aslında bir uyarı”

Geçtiğimiz günlerde yeni İstanbul Havalimanı’na inmeye çalışan uçaklar bir süredir havada tur atmak zorunda kalmış, sıra bekleyerek iniş yapabilmişlerdi. Bunun nedeninin şiddetli rüzgar olduğu bildirilmişti.

Duvar’dan Nuray Pehlivan’a konuşan Altan, uçakların iniş ve kalkışta rüzgarı önden alma zorunluluğuna vurgu yaparak, yeni havalimanının yerinin yanlış olduğuna dikkat çekti.

“Uçaklar iniş ve kalkışta rüzgarı önden almak zorundalar bu nedenle pist yönü değişince yaklaşan bütün trafik yeniden düzenlenmek zorunda kalır. Havada beklemeler bu yüzden. İşte o nedenle rüzgarın hakim yönü ve istikrarı havaalanı yeri seçiminde çok önemlidir.
“Rüzgar nedeniyle yaşananlar aslında bir uyarı oldu, bana göre büyük bir şanstır bu. Windshear denen rüzgarın ani yön ve şiddet değişikliği (sağanak halinde rüzgar denebilir) nedeniyle o gün, 10 uçak pas geçti. Beklemeler arttı, Çorlu’ya, başka yedek meydanlara gidip yerde beklemek zorunda kalanlar oldu. Havada beklemeniz, örneğin 10 dakikayken 40 dakikalık ilave yakıt almak, daha fazla yük taşımak demek. Daha fazla yük taşımak da yakıt sarfiyatını artırır. Bunların hepsi maliyettir.
“Şu anda yapılması gereken şey bunlardan ders çıkarıp çözümler üretmektir. Ancak böyle bir akıl görmüyorum açıkçası. Bütün çaba bunları kamuoyundan saklama üzerine.”

Kış için yetkililere uyarı

Altan, İstanbul Havalimanı’nda kış koşullarında buzlanma ve sisin çok daha fazla olacağına da dikkat çekerek, yetkilileri şimdiden tedbir almaları konusunda uyardı.

“Atatürk Havalimanı ile kıyasladığımızda burada buzlanma ve sisin çok daha fazla olacağını meteoroloji uzmanları söylüyor. Ona göre şimdiden tedbirler alınmalı. Mesela Kuzey ülkelerinde benzeri durumlar için ısıtmalı pistler yapılmış. En azından pistlerin biri veya ikisi böyle olabilirdi. Bu sistemler yoksa yaz dönemi bekleyerek geçirilmemeli.
“İstanbul Havalimanı kapanırsa 1500 uçağı nereye indireceksiniz? Ne Sabiha Gökçen ne Çorlu yetmez bu kadar uçağa. Atatürk Havalimanı’nı da yedek olarak bile kullanmamak üzere kapatırsanız ne olacak? Bu meydan 2 gün kapansa Türkiye’de hayat durur. Hava ulaşımı kapitalizmin kan damarları, dolaşım sistemi.
“Karadeniz kıyısında oluşu bu açıdan büyük dezavantaj tabi. Bu durumda aletle iniş sistemi (ILS) ile yaklaşmalar yapılır. Bu sistem görüşün 200 ve altında hatta sıfır görüşte bile inişe olanak veriyor. En modern, 0 görüşte dahi inişe elverişli bir sistem aldık diye övünüyorlar. Ama o zaman bekleme çok daha fazla olacak. Çünkü bir uçak indiği zaman diğer uçak normalde 5 mil arkasından yaklaşırken bu iki kat hatta daha fazla olacak. Yani aradaki zaman 2 dakikadan 4-5 dakikaya çıkacak ve havada beklemeler artacak. İşte bunlara karşı tedbir almaları lazım.
“Hızla Atatürk Havalimanı ile yeni havalimanı arasında yine Çorlu ve Sabiha Gökçen havalimanlarına karadan raylı sistemler kurmak gerekiyor. En azından şu anda AHL canlı tutulmalı. Oradaki terminal binalarının bakımını yaparak bir felaket anında kullanılacak halde tutmak gerek.
“Su baskınları vb. nedenle ki bu olasılık hiç de zayıf değil, tümüyle kullanılamaz hale gelebilir. Şimdiye kadar görülmemiş yağışlar olacak. Havalimanını tümüyle su altında bırakabilir. Küresel ısınma nedeniyle görülmemiş büyük ekolojik hadiseler artık Türkiye’de de oluyor. Bu havalimanı ise kuş göç yollarına, su havzalarına, su baskınlarına açık alanlara yapıldı. Yani dere yatağına bina yapıp sonra sel basınca yağış çok şiddetliydi ne yapalım demenin bir faydası olmuyor. Aynen bunu gibi. En azından yedek kullanabileceğiniz bir havalimanını kapatmamak gerek.”

Yolculara öneri: “Yanınızda peynir ekmek götürün”

Altan, yeni havalimanında seyahat edecek olan yolculara önerilerde de bulundu: “Bir kere yolcular yanlarında peynir ekmek götürsünler! Orada bir öğün yemek 100 lira civarında.”