Ana SayfaEkolojiSiyasi inisiyasyon: İstanbul Havalimanı ve Arnavutköy ilçesi

Siyasi inisiyasyon: İstanbul Havalimanı ve Arnavutköy ilçesi

Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ülkenin yasaları değişebiliyor olsa da doğanın yasaları değişmez ve değiştirilemez.


Güney Güneyan


Fath Altaylı’nın Habertürk’te İstanbul Havalimanı ile ilgili yazdığı yazı sonrası bu yazıyı yazma kararı aldım. Kendisine en sonda değineceğim. Çünkü pek de kayda değer bir yazı olarak bulmadığım için öncelikle başka şeylerden bahsetmek istiyorum.

Arnavutköy, İstanbul’un gözbebeği olmaya aday ilçelerden birisiydi. Bilindiği gibi 5747 sayılı kanunla; Arnavutköy Boğazköy, Bolluca, Durusu, Hadımköy, Haraççı, ve Taşoluk ilk kademe belediyeleri ile Baklalı, Boyalık, Balaban, Yassıören, Karaburun, Hacımaşlı, Yeniköy, Tayakadın köyleri de bağlanmak suretiyle İstanbul ilinde Arnavutköy İlçesi kurulmuştu.

Kuruluşundan itibaren hızlı bir gelişme sürecine girmiş olan Arnavutköy’ün geleceğinin iyi planlanabilmesi için geçmişinin çok iyi bilinmesi gerekilirdi. Çünkü geçmişini bilmeyenler geleceğine de yön veremezdi.

Bugün Arnavutköy’ü bambaşka bir yaşam alanına çevirme konusunda kendilerince birçok şeyi çok iyi biliyor olmalarını sanmaları da tam da bu yüzden.

Seçkin muhafazakârlar için yaşam alanı kurulmak isteniyor

Geçmiş dönemde İstanbul’un köyleri olarak adlandırabileceğimiz bu yerlerde oldukça hızlı bir biçimde modern kentleşmeye gidildi.

Eski Osmanlı hanedanlarına ve nice saraya ev sahipliği yapan Arnavutköy, geçmişteki süreçler irdelendiğinde eşsiz bir tarihi barındırıyor. Bugün de geçmişe özlem duyan bir hükümetin geleceğe yön verme çabasında ilk durağı elbette burası olacaktı.

Bugün Bakırköy, Beşiktaş, Kadıköy demografik yapısıyla nasıl dikkat çekiyor ise aynı ideoloji ve yaşam görüşü aynılık gösteren insanların yaşamlarını sürdürmek için bir araya gelmesinden kaynaklanıyor. Hakeza bugün seçkin muhafazakâr nüfusun Başakşehir ve Arnavutköy’de konumlanması isteniyor.

Öte yandan İstanbul’da otuz dokuz ilçe düzeyinde gerçekleştirilen “İstanbul’da Yaşam Kalitesi Araştırması” sonuçlarını incelerseniz Arnavutköy’ün yaşam kalitesinin en düşük olduğu ilçesi olduğunu görürsünüz.

Fakat bugün adını bile duymadığımız birçok mahalle, köy ya da bucakta tapular elde etmek için siyasi inisiyasyon yapılıyor.

İstanbul Havalimanı bilmecesi

Dünyanın en büyük havalimanları arasında gösterilen İstanbul Havalimanı, söylenene göre yıllık yolcu kapasitesi ile Atlanta Havalimanı’nı dahi geride bırakacaktı.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün bağlantı noktasında bulunan ve İstanbul içinden ulaşımın rahat sağlanacağı bir noktada konumlandırıldığı belirtilen bu proje daha çok işçi ölümleriyle gündemden bir türlü inmemişti.

Fakat seferlerin başlamasıyla spekülasyonlar artmaya başladı. Bölgede bulunan rüzgâr enerji direklerinin, iniş/kalkış yapan uçakları olumsuz etkileyeceğini belirten Uçuş Harekât Uzmanı İbrahim Özcan “Yeni havalimanının çok fazla düşünülmeden ve acele bir şekilde yapıldığını, öncelikle alan kuşların göç yolu üzeri olduğu için sezon değişiminde yani göç mevsimlerinde sorunlar yaratacaklarını belirtmişti. Özcan’ın görüşlerine göre hem kuş hem insan ölümüne sebebiyet veren kazalar yaşanabileceği; rüzgâr enerji direkleri ise yaklaşma hattında ise yani iniş ve kalkış istikametine yakın yerlerdeyse ciddi sorunlar yaratabilir ve açılış onlar yıkıldıktan sonra yapılmalı,” diye konuşmuştu.

17 Mayıs Cuma günü ise sekiz uçak, rüzgâr nedeniyle piste iniş sorunu yaşadı ve Çorlu Havalimanı’na yönlendirildi.

Uçaklar eğer yeterli yakıtları olmaması halinde Çorlu’daki askeri havalimanına inemeseydi büyük bir felaket yaşanabilirdi. Bu şimdilik var olan bir ihtimal ama varsayım olarak kalamayacak kadar gerçek. Üstelik bu konuda ciddi birtakım sorunları da içeriyor.

Öğlen saatlerinden itibaren yoğunluğunu arttıran kümülonimbus olarak adlandırılan elektrik yüklü yağmur bulutları, İstanbul’da hava ulaşımını aksattı misal. O gün iniş için alçalan çok sayıda uçak, havada bir süre tur atmak zorunda kaldı; buna bağlı olarak inişlerde de kısa süreli gecikmeler yaşandı. Bu gecikmeler neticesinde havada tur atan bazı uçaklar, başta Çorlu Havalimanı olmak üzere çevre havalimanlarına yönlendirildi.

Alınan bilgilere göre Türk Hava Yolları bir süre sonra ise isteyenlerin kendi imkanları ile inip gidebileceği bilgisi verildiğini ve insanların bu duruma seslerini çıkarmadıkları sürece açıklama yapmadığını ve yapıldığında ise doğruluk payı içermeyen iniş süreleri verildiğini bildiren yolcular oldu.

“Meteoroloji radarı yok”

Gazete Duvar ekibinden Özlem Akarsu Çelik’e konuşan deneyimli bir pilotun iddiasına göre “İstanbul Havalimanı’nda Türkiye’nin ilk meteoroloji radarı kullanılacak” haberleri gerçekdışı olduğunu belirtmiş ve gelişmiş havalimanlarında kullanılan meteoroloji radarı İstanbul Havalimanı’nda bulunmadığını kamuoyuyla paylaşmıştı.

Çıkarılması gerekilen ilk ders şu; Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ülkenin yasaları değişebiliyor olsa da doğanın yasaları değişmez ve değiştirilemez. Türlü uyarı ve raporları göz ardı edip, bugün Arnavutköy gibi bir yere siyasi rant, seçkin muhafazakârlar için yaşam alanı yaratmaya varan bir süreci yönetecekseniz her şeyi ihtimal dahilinde yapmalısınız. Aksi halde bu ve bu gibi sonuçların meydana gelmesi olasıdır.

Yaklaşma sistemleri düzgün çalışmadığı, pist ısıtma sisteminin olmadığı ve bir dizi sorun var ama Fatih Altaylı’nın köşe yazısında şöyle falsolu bir yazı vardı. Dediği üzere; “Neymiş efendim, plansız programsız iş yapılırsa böyle olurmuş, doğaya meydan okunursa böyle olurmuş, ölçmeden biçmeden çevresinde rant var diye havalimanı yeri belirlenirse uçaklar inemezmiş, neymiş efendim TMMOB daha önce uyarmış, neymiş efendim yeterince meteoroloji verisi toplanmadan yer kesinleştirilince bu olan normalmiş.”

Değil işte Fatih. İstersen hep birlikte toplanalım ve kümülonimbus bulutlarını üfleyelim de tam olsun.


Yıkılan binalar ya da şehrin imzası: Talan – Güney Güneyan