Ana SayfaToplumsal CinsiyetŞule Çet Davası: ‘Olay yerindeki video ile polis görüntüleri arasında fark var’

Şule Çet Davası: ‘Olay yerindeki video ile polis görüntüleri arasında fark var’

HABER MERKEZİ – Otopsi raporunun ardından cinsel saldırıya maruz bırakıldığı ortaya çıkan Şule Çet’in şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen davanın ikinci duruşmasında avukat Yıldırım, olay gecesine dair ortaya çıkan video görüntülerle, polisin olay yeri görüntüleri arasında fark olduğunu söyledi. Sanıkların tutukluluk haline devam kararı veren mahkeme duruşmayı 10 Temmuz’a erteledi.

Ankara’da üniversite öğrencisi olan 23 yaşındaki Şule Çet’in, 29 Mayıs’ta eskiden yanında çalıştığı Çağatay Aksu’nun ofisinin olduğu plazanın 20. katından aşağıya atlayarak intihar ettiği iddia edilmiş ancak cinsel saldırıya uğradığı ve ölümünün şüpheli olduğu ortaya çıkmıştı.

Şule’nin ölümüne ilişkin açılan davanın ikinci duruşması Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

Duruşmaya tutuklu yargılanan sanıklar Aksu ve Berk Akand, Şule’nin ailesi, taraf avukatları ve kadın örgütleri katıldı.

Ayrıca duruşma salonu önünde bekleyen içinde avukatların da olduğu kalabalığın önemli bir kısmı yer yetersizliğinden ötürü salona alınmadı.

İki görüntü arasında fark var

BBC Türkçe’den Fundanur Öztürk’ün aktardığına göre duruşmada ilk olarak söz alan Şule’nin avukatı Umur Yıldırım, ilk duruşmadan sonra olay gecesine dair ortaya çıkan video görüntülerle, polisin olay yeri görüntüleri arasında fark olduğunu söyledi.

“Gece çekilen videolarda koltukların simetrik olduğu gözüküyor ancak olay yeri fotoğraflarında simetrinin bozulduğu gözüküyor. Çünkü koltuğun kenarındaki penceren Şule’yi attılar, koltukların pozisyonu bozuldu. Gece çekilen videolarda Şule’nin atıldığı camın bir karış kadar bir açıklıkta olduğu görülüyor. Sabahki olay yeri görüntülerinde ise pencerenin son noktasına kadar açık olduğu görülüyor. Çünkü oradan Şule’yi attılar.”
“Stor perdeler, olay gecesi çekilen videolarda 30 santim aşağı pozisyonda. Olay yeri fotoğraflarında ise tamamen yukarıda olduğu görülüyor. Çünkü gece mahrem bir şey yaşanırken perdeleri kapattılar, sonra da tamamen açtılar.”

‘Sanıkların arasında çıkar çatışması var’

Umur Yıldırım ayrıca olayın gerçekleştiği daireye dair polis krokisini projeksiyonla yansıttı ve bu krokiye göre, Şule’nin bedeninin düştüğü iddia edilen yerde değil, sanıklar tarafından atıldığını iddia ettikleri yerde bulunduğunu dile getirdi.

Yıldırım, sanıkların telefonlarının baz istasyonu kayıtlarına göre, Berk Akand’ın olayın gerçekleştiği süre içerisinde hareket halinde olduğunu ve iddia ettiğinin aksine uyumadığını ve olayın ‘hem sanığı hem de tanığı’ olduğunu ifade etti.

“Berk Akand bu davanın en büyük sanığı olduğu kadar en büyük tanığıdır. Sanıkların aralarında çıkar çatışması var. Biz Berk’in itiraflarını bekliyoruz. Anlattıkları hikayeye bizim karnımız tok.”

Sanığın annesi dinlendi

Akand ise uyumadığını sadece ‘içinin geçtiğini’ iddia ederek, “Ben uyumuyordum, kendimden geçmiştim. Ayakta durmuyordum ve bu yüzden uyuyordum. Ben itirafçı falan da olmadım. Sadece savcı ilk ifademi aldığı zaman, Çağatay’ın olaydan sonra bardaklarını yıkadığını söyledim. Savcı, ‘Kız düştükten sonra bardak mı yıkadı?’ diye sordu, ‘Evet efendim, kendisine sorarsınız’ dedim” şeklinde konuştu.

Sanık avukatlarının, Şule’nin babasının kendisine para göndermediği için intihar ettiği iddiasını hatırlatan Yıldırım, “Hangimiz babamız para göndermiyor diye kendimizi gidip plazanın 20’nci katından attık” dedi.

Ardından tanık olarak Aksu’nun annesi dinlendi. Kadın, oğlunun kendisine olay gecesi, “Anne odaya girdiğimde beli yarıya kadar sarkmıştı. Ben gidiyorum dedi ve düştü” dediğini öne sürdü.

Bu sırada sanık Çağatay Aksu, Çet’in babası yönelerek, “Kızına sahip çıksaydın” dedi. Aksu’nun bu sözü üzerine üzerine Şule’nin avukatları ile sanıklar arasında tartışma yaşandı.

Olay yerinde keşif kararı

Ardından kararı açıklayan mahkeme heyeti, olay yerinde keşif yapılması ve yerin uygun hale getirilmesi için Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına, sanık avukatlarının talebi olan Çet’in olay günü telefon kayıtlarının istenmesi, psikolojik tedavisine ilişkin evrakların ilgili kurumlardan istenmesine, kullandığı ilaçlar bu ilaçların etkilerine dair gerekli bilgilerin istenmesine, olay yeri kamera görüntülerini içeren CD’lerin dudak okuma konusunda uzman bilirkişiye gönderme, sanıkların aralarında ve olay sırası ve sonrasındaki konuşmaların tespiti yazılı hale getirilerek, mahkemeye sunulması, Adli Tıp’tan raporun beklenmesine karar verdi.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 10 Temmuz saat 10:00’a erteledi.

İsmail Çet: İndirim isteyenlere itibar edilmesin

Duruşmanın ardından adliye önünde kadın örgütleri, Şule’nin ailesi ve avukatları tarafından açıklama yapıldı.

Burada konuşan Şule’nin babası İsmail Çet, “Sanık avukatlarının üçü de birbirini yalanlayan ifadeler kullandılar. Mahkeme bunlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını vermelidir. Mahkemeye gelirken, kravat takan ceza indirimi isteyenlere itibar edilmesin” dedi.