Ana SayfaGüncelYSK’nin gerekçeli kararına siyasiler ve hukukçular ne diyor?

YSK’nin gerekçeli kararına siyasiler ve hukukçular ne diyor?

HABER MERKEZİ – YSK, İBB Başkanlığı seçimlerinin iptali ve yenilenmesine dair gerekçeli kararını açıkladı. İmamoğlu “Dağ fare doğurdu” derken, rakibi Yıldırım ise “oylar çalındı” iddiasının kararda yer almamasına dair, “Bir tarafın söylemini yazacak halleri yok, biz bunu halk diliyle söylüyoruz” dedi. HDP Eş Genel Başkanı Buldan, kararı ‘tarihe düşülen kara bir leke’ olarak nitelendirdi. Kararı değerlendiren hukukçular ise YSK’nin hukuku hiçe saydığı görüşünde.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart 2019 tarihinde yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçiminin iptaline ve seçimin yenilenmesine ilişkin gerekçeli kararını, iki haftayı aşkın bir süre sonra açıkladı.

250 sayfadan oluşan gerekçeli kararda, “Kanun hükmünün yoruma yer bırakmayacak şekilde açıklığı karşısında, sandık kurulu başkanlarının kamu görevlileri listesinden seçilmesi kanuni bir zorunluluktur” denildi.


İstanbul seçiminin iptali: YSK gerekçeli kararı açıkladı


Peki, YSK’nin gerekçeli kararına siyasi parti liderleri ve hukuçular ne diyor?

Ekrem İmamoğlu

CHP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu, “Dağ fare doğurdu” dedi. İmamoğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Dağ fare doğurdu. Bir kere 250 sayfa bana göre hiçbir şey ifade etmiyor. Sadece 100 sayfaya yakınına A.B, A.P gibi isimler yazılmış. Edebiyat dersinde eğer derse çalışmamışsanız sayfalarca yazı yazarsınız. Edebiyat öğretmeni de size koca bir sıfır verir. Bu gerekçeli karar dediğimiz şey tam bir gerekçesiz karar. Sıfır gerekçe.”
“Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmaması seçmene yüklenecek bir husus değil. Kendi yaptıları şayet bir hata ise bundan 16 milyon insanı cezalandırılıyorlar.”

CHP

CHP Sözcüsü Faik Öztrak da ‘seçmen iradesinin üstünlüğü ilkesine aykırı’ gördüğü gerekçeli karar için ‘millet iradesi cezalandırılmıştır; faili de Saray’dır’ dedi ve ekledi:

“Bu kararda çalma çırpma yoktur. Şimdi bu ‘çalma çırpma’ diyenler milletin karşısına çıkıp ne söyleyecektir. Aslında kararın tamamını okumaya gerek yoktur. YSK Başkanı Sadi Güven’in kararının son cümlelerine bakmak yeterlidir. Buna imza atan YSK üyeleri bu elleri nasıl temizleyecekler, evlatlarının yüzlerine nasıl bakacaklar.
“Bu karar bir kez daha Ekrem İmamoğlu’nun 16 milyon İstanbullu’nun belediye başkanı olduğunu göstermektedir. Ben 23 Haziran’da İstanbulluların Türk demokrasi tarihine altın harflerle yazılacak bir ders vereceklerine inanıyorum. Bu karara cevabı milletimizin en iyi şekilde vereceğine ve İmamoğlu’na mazbatasını geri vereceğine inanıyorum.”

Binali Yıldırım

AKP’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ise kendisi tarafından dile getirilen “oylar çalındı” iddiasının gerekçeli kararda yer almamasına ilişkin olarak, “Gerekçeli kararda bir tarafın söylemini yazacak halleri yok, biz bunu halk diliyle söylüyoruz” dedi.

Yıldırım’ın açıklamaları özetle şöyle:

“Gerekçeli kararda böyle bir ‘oylar çalındı’ gibi bir tarafın söylemini yazacak halleri yok. Ama biz bunu halk diliyle söylüyoruz. Neden söylüyoruz? Bu oylar çalınmasaydı, 29 bin 400 olarak açıklanan fark 13 bin 700 seviyesine nasıl düştü? Halbuki ben vatandaşlarıma sesleniyorum. İki aday arasındaki oy farkı binde 1,5 değil.
“Şimdi normal şartlarda, çalındı çalınmadı muhabbetini bırakın. Sayım yapıyoruz, düzeltmeler oluyor. Her iki adayın da burada oy kaybetmesi ya da kazanması lazım. Burda böyle olmuyor; aradaki fark bizim lehimize yarı yarıya azalıyor. Normal bir şey mi?”

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan

Diğer yandan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, kararı ‘tarihe düşülen kara bir leke’ olarak değerlendirdi.

“Gerekçesiz bir gerekçe kararı açıklayan YSK, tarihe kara bir leke olarak geçmiştir..! 250 sayfalık gerekçeli kararda bir tane bile gerekçenin olmamasını nasıl izah edecekler..?”

Hukukçular ne diyor?

Öte yandan kararı değerlendiren hukukçulardan Prof. Ergun Özbudun, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada “YSK’nın kelimenin tam anlamıyla hukuk cinayeti işlediğini” savundu.

“Kararın hiçbir mantıklı yanı yoktur. Karara itiraz eden dört YSK üyesi demokrasiyi, hukuku kurtarmaya çalıştıklarını ortaya koysa da, bunu başaramamıştır.
“Seçimin iptalini yaratacak herhangi bir delil gerekçeli karara yerleştirilememiş. Demek ki öyle bir delil yok. Sandık kurullarının oluşturulması sırasında usulsüzlükler oluşturulmuş, bu usulsüzlüklere göz yumulmuş ve sonrasında da zamanında itirazlar yapılmamış. Sandık kurulu başkanları kamu görevlisi değilmiş. İnanacağımız şey bu mudur.?”

Eski savcılardan Ömer Faruk Eminağaoğlu da “YSK, hukuku hiçe saymış ve iptal nedenini genişletmiştir. Halkın iradesine açıkça el koymuştur” dedi.

Eminağaoğlu ayrıca, “Böyle bir YSK ile yeni seçimlerin yapılacak olması da, seçim güvenliği yönünden en büyük tehlikedir” diye de ekledi.

İstanbul Barosu eski başkanlarından Turgut Kazan ise gerekçeli kararda hiçbir mantıklı delilin olmadığını belirterek, “Türkiye, hukukun olmadığı, seçim güvenliğinin sağlanamadığı çok zorlu bir dönem yaşıyor. Çok büyük sıkıntılar bizi bekliyor” değerlendirmesini yaptı.