Ana SayfaGüncelDemirtaş: ‘Kürdistan’ demem suçsa Binali Yıldırım’la birlikte yargılanmalıydık

Demirtaş: ‘Kürdistan’ demem suçsa Binali Yıldırım’la birlikte yargılanmalıydık

HABER MERKEZİ – HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Demirtaş, bugün devam eden duruşmasında, hakkında fezleke hazırlayan savcıların tutuklandığını hatırlatarak, “O dönemde cemaat bizi sevmiyordu. Ama kimi seviyordu? Mesela Binali Yıldırım’ı çok seviyordu” dedi. Demirtaş ayrıca, bir konuşmasında “Kürdistan” dediği gerekçesiyle hakkında hazırlanan fezlekeye değinerek, “Hakkımdaki suçlamalar gerçekten suçsa Binali Yıldırım ile aynı sanık sandalyesinde oturmamız lazım” diye konuştu. Mahkeme, ‘siyasi rehine’ olduğunu söyleyerek tahliyesini talep etmeyen Demirtaş’ın tutukluluğuna devam kararı verdi.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutuklu yargılandığı davanın duruşmasının ilk oturumu, Sincan Cezaevi Kampüsü’nde bulunan Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi Salonu’nda yapıldı.

Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.

Duruşmayı HDP milletvekilleri Mahmut Toğrul, Hüseyin Kaçmaz, İmam Taşçıer ve Nusrettin Maçin takip etti.

Savunmasına kaldığı yerden devam eden Demirtaş, “2012’de bize kumpaslar kurulur ve biz de bunları deşifre etmeye çalışırken cemaatin hedefi haline geliyorduk. Peki bu anormal midir? Hayır. (Gülen) Cemaati’nin hedefi haline gelmek bizim için anormal değil, çünkü karşı çıkıyorduk” dedi.

Demirtaş, savunmasını şöyle sürdürdü:

“Hem hukukun üstünlüğüne güveniyorduk hem de cemaatin devletin bürokrasisinde adım adım yerleşmeye çalıştığını görüyorduk. Ve bunu da yüksek sesle ifade ediyorduk. Sahada bazı valiler, emniyet müdürleri ya da başka yerlerdeki, mesela Parlamento’da cemaate yakın olduğu bilinen şahısların bana karşı tutumlarından da, tepkili olduklarını anlayabiliyordum.
“O dönemde cemaat bizi sevmiyordu. Ama kimi seviyordu? Mesela Binali Yıldırım’ı çok seviyordu. Hakkımda iftira atan Binali Yıldırım’ı. Benim ‘masum insanların ölümüne sebebiyet vermekten tutuklu’ olduğumu söyleyecek kadar şirazesinden çıkmış olan Binali Yıldırım’ı. Yargı süreci devam eden biri hakkında kameraların karşısına geçip iftira atan siyasetçileri çok seviyordu cemaat.”

2012 yılına ait fezlekeye dair beyanlarda da bulunan Demirtaş, “2012’deki bir konuşmam dosyada. Bana ‘masum insanların ölümüne sebebiyet vermiş kişi’ diyen Binali Yıldırım’a söylüyorum. Dosyamda ne tür deliller olduğunun da bir kez daha bilinmesini istiyorum. Bunun da cemaatin savcıları koymadı” dedi ve ekledi:

“Bugün AKP’nin savcıları koydu. Türkiye kamuoyunun, altını çizerek belirtiyorum, kamuoyunun bunun bilmesini istiyorum. Bugün bile AKP’nin bazı kesimlerinin benden rahatsız olmalarının nedeni, cemaate yönelik yıllardır sürdürdüğüm eleştirilerdir.”

“Binali Yıldırım ile birlikte yargılanmalıydık”

Binali Yıldırım’ın geçtiğimiz hafta Diyarbakır’da yaptığı konuşmada “Kürdistan” dediğini de hatırlatan Demirtaş, “Kürdistan” dediği gerekçesiyle hakkında hazırlanan fezlekeye dair savunma yaptı.

“Binali Bey’in gelip buruda duruşmamı izlemesini isterdim, Meclis Başkanlığımızı yaptı. Gelseydi bir duruşmamızı izleseydi baksaydı, neden suçlanıyorum, ne ile yargılanıyorum? Eğer ki benim söylediklerim suç olsaydı şu anda ikimiz yan yana salon sandalyesinde olmalıydık.
“’Kürdistan’ dediğim için yargılanıyorum şu anda. Tesadüf ki bak bugün bu fezlekeden yargılanıyorum. Hakkımdaki suçlamalar gerçekten suçsa Binali Bey, ikimizin aynı sanık sandalyesinde oturmamız lazım.
“Senin geçen hafta oy uğruna Diyarbakır’da kullandığın Kürdistan kavramını ben 7 yıl öncesinde kullandığım için yargılanıyorum. ‘Terörist’ diye yargılanıyorum. ‘Terör propagandası’ yaptım diye yargılanıyorum. Bunları kamuoyunun gözünden kaçırıyorsunuz, doğru. Öbür taraftan da kaçırdıklarınızın haddi hesabı yok, mal varlıklarınızın haddi hesabı yok.”

“Binali Yıldırım niye ‘Kürdistan’ kavramını kullandı demiyorum” diye konuşan Demirtaş, her gün kullanılması ve normalleşmesi gerektiğini de belirterek, neden ‘Kürdistan’ dediğini şu sözlerle açıkladı:

“Kürdistan bir coğrafyadır, bir coğrafya ismidir, tarihsel bir coğrafya ismidir. Ve biz Kürtlerin anavatanıdır. Bizim ana dilimiz, yemeğimiz, müziğimiz, ağıtlarımız, mezarlarımız, dualarımız, dini inançlarımız, ibadetlerimiz, türbelerimiz, ağaçlarımız, derelerimiz, bizi biz yapan hatıralarımızla, benliğimizle; bizi biz yapan coğrafyamız orasıdır. Kürdistan’dır.
“Ve bu Kürdistan, Türkiye Cumhuriyeti devletinin sınırları içerisinde ve aynı zamanda bir parçasıdır. Biz bu ayrılsın, ayrı bir devlet olsun babında bunu ifade etmiyoruz. Yine daha önce de belirttim; Rumeli dediğiniz zaman neresi anlaşılıyor, Trakya bölgesi. Rumların devleti olarak mı ifade ediliyor? Rumlar ayrı bir devlet kursun ve orası da Rumeli olsun mu demiş oluyorsunuz? Rumeli oluyor da Kürt eli niye olmuyor?”

Tutukluluğa devam kararı

Verilen aranın ardından savunmasını “Ben hukuk ve kanun çerçevesinde tutuklu olsaydım tahliyemi talep ederdim. Ama ben bir siyasi rehineyim. Siyasi rehineler tahliye talep etmezler. Ben de tahliyemi talep etmiyorum” diyerek sonlandıran Demirtaş’ın tutukluluğuna devam kararı verildi.

Mahkeme heyeti, Demirtaş’ın tutukluluğunun devamına ilişkin kararı bire karşı iki oyla aldı.

Bir sonraki duruşma tarihleri ise 16-17 Temmuz 2019 olarak belirledi.

Dava hakkında

Selahattin Demirtaş, “Örgüt kurma ve yönetme”, “Örgüt propagandası” ve “Suç ve suçluyu övme” iddialarıyla hakkında 142 yıla varan hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Demirtaş’ın Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davası, daha önce kendisi hakkında hazırlanan ve dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye gönderilen 31 fezlekenin toplamından oluşuyor.

Diyarbakır’da açılan dava, “güvenlik” gerekçesiyle Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne alınmıştı.