Ana SayfaGüncelDink cinayeti davasında Muammer Güler dinlendi: ‘Koruma talep edilmedi’

Dink cinayeti davasında Muammer Güler dinlendi: ‘Koruma talep edilmedi’

HABER MERKEZİ – Hrant Dink cinayetinden yargılanan kamu görevlilerinin 92’inci duruşmasında tanık olarak dinlenen dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler, emniyet ve istihbarat yetkililerinin kendisinden, Dink için koruma talebinde bulunmadığı söyledi.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink cinayetine ilişkin açılan dördü tutuklu 85 sanıklı davanın 92’inci duruşması, Çağlayan’da bulunan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı.

Tutuksuz sanıklardan Ali Öz ve Ahmet İlhan Güler’in de hazır bulunduğu duruşmada eski İçişleri Bakanı ve dönemin İstanbul Valisi olan Muammer Güler tanık sıfatı ile dinlendi.

Güler, 17 Şubat 2003 ile 1 Haziran 2010 tarihleri arasından İstanbul Valisi olarak görev yaptığını ve Dink cinayetiyle ilgili daha önce de gerekli kuruluşlara bilgi verdiğini söyledi.

“Hrant Dink’in 2004 yılında çıkan yazısı üzerine kamuoyunda infial oluştu. Gerekli tedbirler alındı. Yargılanması sırasında da tedbir alındı. Kendisinden bilgi alınması, kaynağının sorulması için Valilik’te görüşme yapıldı. Azınlıklardan sorumlu Vali Yardımcısı Ergün Güngör görüştü. Kendisine bir baskı yapılmadı, tehdit edilmedi. 3 yıl öncesinde yapılan bu görüşmenin cinayetle ilgisi yoktur. Görüşme talebinin olduğunu Vali Yardımcısı bana söyledi.”

‘Trabzon’dan gelen nottan cinayet sonrası haberim oldu’

Resmi bir organizasyon olmadığını belirttiği bu görüşmede Dink’e baskı yapılmadığını öne süren Güler, şöyle devam etti:

“Görüşme talebini Ergün Güngör bana iletti. İstihbarat birimlerine bu görüşme için Genelkurmay Başkanlığı’ndan talep geldiğini bilmiyorum. En uygun mekanın azınlıklar ile ilgili Vali Yardımcısı odasında olduğu düşünülmüş. Resmi bir makamdır. 15 sene öncesidir, ayrıntıyı hatırlamıyorum. Görüşme sonrası MİT Bölge Başkanı’yla bir görüşmem olmadı. Görüşmeyle ilgili Ergün Güngör bana belge vermedi. Ayrıntıyı hatırlamıyorum.”

Güler, Trabzon’daki soruşturmaya ise vakıf olmadığını ve Dink cinayeti öncesi Trabzon’dan gönderilen bilgi notlarından bir tanesinin İstanbul Emniyeti’ne ulaştığını ancak kendisinin cinayetten sonra haberdar olduğunu söyledi.

“İstanbul Emniyet Genel Müdürlüğü’ne 20 kadar bilgi notu gitmişti. Kişinin korunmadığı meselesi, kendisinin bir talebi yok. Bize istihbarattan da bu yönlü bir bilgi gelmedi.”

‘Cinayetle ilgili olmayan bir görüşme’

Muammer Güler, ifadesinde cinayetin bir hafta öncesinde Hrant Dink’in Agos Gazetesi’nde yeni başladığı yazı dizisinden de bahsetti.

“Bu yazı dizisinde, 3 yıl önce Azınlıklardan Sorumlu Vali Yardımcısı Ergün Güngör ile yapılan görüşmeden bahsedildi. Bu görüşme yeni yapılmış gibi anlaşıldı. Cinayetle ilgili olmayan bir görüşmedir. Hassasiyetin anlaşılması için yapılan bir görüşmedir. Azınlıklardan sorumlu vali yardımcısının odasında yapılan bir görüşmedir. İnfiale sebep olduğu, Ermeni cemaati üzerinde de etkili olabileceğini, basın özgürlüğü çerçevesinde yaptığı bu haberin yanlış anlaşılabileceğini söyledik kendisine. Tehdit, baskı yoktur. Bazı imalarda da bulunduğu için kendisine gözdağı verilmiş gibi bir algı yaratıldı.”

‘Dink için neden koruma kararı alınmadı?’

Anlatımlarını tamamlamasının ardından Dink ailesinin avukatlarından Hakan Bakırcıoğlu, Güler’e bazı sorular yöneltti.

Sabiha Gökçen haberiyle ilgili Genelkurmay tarafından yayınlanan bildiri ile Dink’in ‘Beni hangi amaçla çağırdıkları belliydi’ başlıklı yazısını okuyan avukat Bakırcıoğlu’nun, ‘Dink için neden koruma kararı alınmadığı?’ sorusunu yöneltiği Muammer Güler, şu yanıtı verdi:

“Bu yazı sonrası ve 301 yargılanması sırasında zaman zaman eylemler oluyordu. Emniyet gerekli önlemleri alıyordu. Koruma için şahsi talep olmadı, sonradan böyle bir talepte bulunmak istemediği kanaati oluştu bende.”

Bakırcıoğlu bu yanıt üzerine Güler’e “Bu görüşme nasıl organize edildi?” diye sordu. Güler’in yanıtı “Bu görüşme bir organizasyon çerçevesinde olmadı. Bu toplantının Hrant Dink’in öldürülmesi ile en ufak bir ilgisi yoktur” oldu.

Avukat Bakırcıoğlu’nun “Genelkurmay Başkanlığı’ndan kim aradı?” sorusuna da Güler, “Bilmiyorum” cevabını verdi.

‘Emniyetten koruma teklifi olmadı’

Bakırcıoğlu, Güler’e aynı dönemde Orhan Pamuk için koruma tedbiri alınırken, tehdit altında olmasına rağmen Dink’in neden korumaya alınmadığını sordu. Güler’in yanıtı şu oldu:

“Hrant Dink ile ilgili bana emniyet ve istihbarat birimlerinden bir koruma teklifi olmadı. Bu teklif resmi yazıyla bildirilir karşılıklı görüşmeyle olmaz. Hassasiyet oluştuğu dönemlerde Ermeni vatandaşlara ilişkin koruma tedbirleri Agos gazetesinin olduğu bölge içinde, gerektiğinde alınmıştır. İstanbul istihbaratından bu yönlü bir teklif geldiğinde, ilgili işlem yapılmıştır. Konunun asıl dayanağı Trabzon’daki soruşturma. Bu takip sonucunda istihbarat dairesi ve Trabzon’dan bilgi gelmediği için İstanbul emniyeti böyle bir talepte bulunmamıştır. Trabzon emniyetinin, Trabzon jandarmasının takibi var. Bu süreçte İstanbul’a gelen takip yazısı var ama ham bilgi değil ve teyit edilmemiş. Trabzon’daki bilgilerin İstanbul istihbaratıyla da paylaşılması gerekirdi.”

Güler, Hrant Dink cinayetine dair jandarmadan da hiçbir bilgi gelmediğini de dile getirdi.

Tanık: Şahin, Ogün Samast’la görüşüyordu

Öğle arasının ardından devam edilen duruşmada, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanlığı’nda er olarak askerlik yapan Adem Polat ve Recep Koçpınar dinlenildi.

Koçpınar, SEGBİS’le bağlandığı duruşmada, Ogün Samast’ı Dink cinayeti öncesinde gördüğünü belirtti.

“Pelitli beldesinde arabanın içerisindeydim. Satılmış komutan ‘Ne haber Ogün’ diye sordu. Ogün de ‘iyiyim komutanım’ diye yanıt verdi.”

Satılmış (Volkan) Şahin söz alarak, “Ogün Samast ile hiçbir şekilde karşılaşmadım. Ne konuştum ne de başka bir şey oldu. Ogün Samast’ı cinayetten sonra gördüm” diye iddia etti.

Ardından Koçpınar ise “Satılmış komutanın Ogün Samast’la görüştüğünü kendim gördüm. Yalan mı söyleyeceğim” diye belirtti.

Duruşmada, yarın Ergün Gülgör dinlenilecek.


Mezopotamya Ajansı’ndan derledik.
Previous post
Mehmet Ayvalıtaş davası: Savcı sanıkların beraatini istedi
Next post
Hong Kong: Tartışmalı iade yasasının içeriği ne, protestolarda neler oluyor?