Ana SayfaToplumsal CinsiyetDiyarbakır’da 15 günde üç kadın cinayeti: ‘Sorun yasaların uygulanmaması’

Diyarbakır’da 15 günde üç kadın cinayeti: ‘Sorun yasaların uygulanmaması’

HABER MERKEZİ – Diyarbakır’da avukat Müzeyyen Boylu’nun boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından öldürülmesinin ardından iki kadın cinayeti daha yaşandı. Merve Ünal ve Aygül Günler isimli kadınların da öldürülmesiyle birlikte kentte son 15 günde üç kadın erkekler tarafından öldürülmüş oldu.

Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde avukatlık yapan Müzeyyen Boylu Issı, boşanma aşamasında olduğu doktor eşi Mesut Issı tarafından 20 Mayıs’ta öldürülmüştü.

Kentte kadına yönelik şiddetle mücadele çalışmalarıyla tanınan Müzeyyen’in ardından iki kadın daha erkekler tarafından öldürüldü.

27 Mayıs’ta Muharrem Y. isimli polis, yenişehir ilçesindeki Güvenlik Şube Müdürlüğü’nde görev yapan meslektaşı Merve Ünal’ı öldürdü.

Bu cinayetten bir hafta sonra 2 Mayıs’ta bir kadın cinayeti daha işlendi.

Diyarbakır-Batman karayolunda seyir halindeki araçta Recep Günler isimli erkek, evli olduğu Aygül Günler’i çocuklarının önünde öldürdü.

‘Sorun yasalarda değil uygulamada’

Giderek artan kadın cinayetlerine ilişkin Amerika’nın Sesi’nden Mahmut Bozarslan’a konuşan Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu üyelerinden avukat Gazal Bayram Koluman, sorunun yasalarda değil uygulamada olduğunu söyledi.

“Kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair bir yasamız var. Bu yasa İstanbul sözleşmesi baz alınarak hazırlanmış bir yasa. Bu yasanın yerelde uygulamasının sağlanması halinde kadının korunmaması ya da şiddetin önlenmemesi diye bir durum mümkün olmaz. Yasal mevzuat aslında yeterli ancak bunu uygulamada sıkıntısını yaşıyoruz.
Koruma mekanizmasını geliştirecek bir altyapı sorunu var. Bu sağlanmadığı müddetçe, biz kadını koruyamayız. Bu da etkin, adil, çözümleyici bir yargı ile mümkün olduğunu bilmemiz gerekir. Şiddete maruz kaldıktan ya da cinayete kurban gittikten sonra da failin etkin bir şekilde yargılanması oldukça önem taşıyor.
Ceza üst ve alt sınırları oldukça yeterli aslında ama haksız tahrik ya da iyi hal indirimi uygularsanız. Bu noktada caydırıcı rol oynamaz. Yasal mevzuatın daha ağırlaştırılması gibi bir çözüm bulunmasından ziyade, mevcut yasaları uygulamak çok önemli.”