Ana SayfaGüncelMedeni Yıldırım 6 yıl önce bugün öldürüldü

Medeni Yıldırım 6 yıl önce bugün öldürüldü

HABER MERKEZİ – 28 Haziran 2013’te yapılan ‘kalekol’ protestosunda askerlerin açtığı ateş sonucunda öldürülen Medeni Yıldırım’ın aramızdan ayrılışının üzerinden altı yıl geçti. Anne Yıldırım, 6 yıl geçmesine rağmen davada hiçbir ilerlemenin kaydedilmediğine dikkat çekti, “Gerçeğin ortaya çıkmasından daha güzel bir şey yok” dedi.

19 Yaşındaki Medeni Yıldırım, Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Kayacık köyünde, 28 Haziran 2013’te yapılan ‘kalekol’ protestosunda askerlerin açtığı ateş sonucunda öldürüldü.

Bugün, Medeni Yıldırım’ın aramızdan ayrılışının altıncı yıldönümü.

Yıldırım’ın öldürülmesinin üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen tek bir fail bile ceza almadı.

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Yıldırım’ın annesi Fahriye Yıldırım, “Ne kadar yıl geçse o kadar zor oluyor” dedi ve adaletten yana beklentisinin kalmadığını dile getirdi.

“Adaletten yana umudum kalmadı. Gerçeğin ortaya çıkmasından daha güzel bir şey yok.”

Yaşamının sonuna kadar hak mücadelesi vereceğini söyeleyen anne Yıldırım, öldürülen gençlerin davalarını takip etme ve sahiplenme çağrısında bulunarak, “Asla geri adım atmayacağız. Geriye atılan her adım zulmü artırır” dedi.

Dava süreci

Yıldırım’ın öldürülmesinin ikinci yılında hazırlanan iddianamede tek şüpheli olarak gösterilen 23 yaşındaki er Adem Çiftçi hakkında, “haksız tahrik altında olası kastla adam öldürme” suçundan 18 yıla kadar hapis talep edilmişti.

Müfettiş raporuna rağmen karakolda görevli olan isimler ise iddianamede yer almamıştı.

Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Çiftçi hakkında “üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil” bulunmadığı gerekçesiyle 8 Kasım 2016’da beraat kararı vermişti.

İstinaf mahkemesi, 2017 yılında olayla ilgili yeterli soruşturma ve inceleme yapılmadan karar verildiği gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat kararını bozmuştu.

İstinaf kararından sonra 21 Aralık 2017’de başlayan yeniden yargılama duruşmalarına sanık Çiftçi’nin katılma zorunluluğu kaldırılmıştı.

Mahkeme heyeti, dosyada bulunan ses kaydı ve görüntülerin bilirkişi raporu ve keşif zaptı ile ilgili TRT bilirkişisinden istediği raporların hazırlanmaması üzerine son duruşmada TÜBİTAK veya ATK’den bilirkişi raporu alınmasına karar vermişti.