Ana SayfaEğitim‘1071’ akademisyenden AYM’nin ifade özgürlüğü kararına karşı bildiri

‘1071’ akademisyenden AYM’nin ifade özgürlüğü kararına karşı bildiri

HABER MERKEZİ – “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için cezalandırılan akademisyenlerin ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar veren AYM’yi hedef alan üniversitelerden bini aşkın akademisyen karşı bildiri yayımladı. Bildiride imzası olan Dr. Mehmet Şerif Eskin ise yaptığı açıklamada, “Onayım olmadan ismim/imzam kullanılmış” dedi.

Barış Akademisyenleri’nin “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için “örgüt propagandası”ndan cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar veren Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) karşı birçok üniversitenin rektörlükleri, imza kampanyası başlatmak için harekete geçmişti.

Söz konusu üniversiteler, bildiriye imza attıkları için yüzlerce akademisyenin üniversitelerden ihraç edilmesini desteklemiş ve bünyesindeki akademisyenlerin görevlerine son vermişti.

Aralarında İstanbul Aydın Üniversitesi, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi’nin bulunduğu üniversitelerden 1071 akademisyenin imzasının yer aldığı bir karşı bildiri yayımlandı.

Bildiri, “Anayasa Mahkemesi terörü meşrulaştıramaz” başlığını taşıyor.

AYM’nin kararını ‘skandal’ olarak tanımlandığı bildiride, “bu yanlış kararda imzası bulunanları kınıyoruz” deniliyor.

Bildirinin tamamı ise şöyle:

“Sözde ‘barış bildirisi’ adı altında terör örgütü propagandası yapan bazı akademisyenlerin ceza almalarını ‘hak ihlali’ gören Anayasa Mahkemesi skandal bir karara imza atmıştır.
“Bu karar şehit ve gazilerimizin hatırasını zedelemiş, maşeri vicdanı yaralamıştır.
“Terörle mücadele ettiği için devleti suçlayan açıklamalar yapmak dünyanın hiçbir ülkesinde ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmez.
“Bu kararın, terör örgütlerine karşı etkin operasyonların gerçekleştirildiği bir dönemde alınması ise ayrıca dikkat çekicidir.
“Aşağıda imzası bulunan biz akademisyenler, terörle mücadeleyi sekteye uğratmayı ve ülkemizi karalamayı amaçlayan her türlü kurum, organizasyon ve inisiyatifin karşısında olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi beyan ediyoruz.
“Türk milleti adına karar vermekle yetkili kılınan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının adalete ve kamu vicdanına aykırı olmaması gerektiğine inanıyor, bu yanlış kararda imzası bulunanları kınıyoruz.”

“Onayım olmadan imzam kullanılmış”

Ancak Dr. Mehmet Şerif Eskin, söz konusu karşı bildiride imzasının onayı olmadan konulduğunu belirterek, Twitter üzerinden açıklama yaptı.

“Bugün yayınlanan bir bildiride imza verenler arasında benim adım da var. Fakat ne böyle bir bildirinin hazırlandığından haberim var, ne kimse bana imza atıp atmayacağımı sordu, ne de kimseye imza verdim. Onayım olmadan ismim/imzam kullanılmış. Ayıptır.”

AYM kararlarının bağlayıcı olduğunu belirten anayasa hukukçusu ve CHP Milletvekili İbrahim Kaboğlu ise “Anayasa Mahkemesi kararına karşı kampanya başlatan rektörler, Anayasa ihlal suçunu işliyor” dedi.

AYM’nin ‘hak ihlali’ kararı

AYM, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için “örgüt propagandası yapmak” gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılan 10 akademisyenin bireysel başvurusunu 26 Temmuz’da görüşmüştü.

Mahkeme, akademisyenlerin cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermişti.

Barış İçin Akademisyenler bildirisi ve yargılamalar

Diyarbakır Sur, Cizre ve Silopi başta olmak üzere bölge illerindeki sokağa çıkma yasakları ve operasyonlar sırasında yaşanan insan hakları ihlallerine karşı 2016 yılının Ocak ayında bir grup akademisyen “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bir bildiri yayımladı.

Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi imzalı bu bildiriyi imzalayan 89 üniversiteden 1128 bilim insanı, şiddetin son bulması ve barış çağrısı yaptı.

Yurtdışından katılan Noam Chomsky, Judith Butler, Etienne Balibar ve David Harvey gibi isimlerle birlikte kısa sürede imzacı sayısı 2212’ye ulaştı.

Hemen ardından, AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın akademisyenleri hedef göstererek yargıyı ve rektörleri göreve davet etmesiyle haklarında idari ve adli soruşturmalar başlatıldı.

İmzacılar adına bildiriyi kamuoyuyla paylaşan dört bilim insanı tutuklandı.

Akademisyenler OHAL KHK’leri ile ihraç edildi, işten çıkarıldı veya istifa ve emekliliğe zorlandı. Akademisyenler, haklarında ayrı ayrı açılan yüzlerce davada ayrı ayrı mahkemelerde yargılanmaya başladı.

Bu arada akademisyenlere destek olmak için Kuşadası’nda 46 kişi savcılığa dilekçe verince haklarında dava açıldı.

Aynı bildiriyi adliyeler önünde okuyarak savcılara kendilerini ihbar eden İstanbul’da 17, Ankara’da 12, İzmir’de 82 kişi hakkında da ayrı ayrı mahkemelerde ayrı ayrı davalar açıldı.

Bildiri nedeniyle suçlanan akademisyenler hakkındaki yargılama süreci ayrı ayrı mahkemelerde açılan bir sürü davaya bölündü.

17 Temmuz 2019 itibariyle 58 ayrı mahkemede yargılanan 784 akademisyenin 204’ünün davaları sonuçlandı.

Hepsinde “örgüt propagandası” veya “örgüte yardım” suçlamasıyla mahkumiyet kararı verildi. Cezaların 36’sında erteleme uygulanmadı.

İtiraz yoluyla İstinaf Mahkemesi’ne giden mahkumiyet kararlarından cezası onanan Prof. Dr. Füsun Üstel 8 Mayıs’ta cezaevine girdi. Üstel, 22 Temmuz’da ise cezaevinden tahliye edildi.

Yine imzacı akademisyenlerden Doç. Dr. Tuna Altınel ise halen cezaevinde tutuluyor.