Ana SayfaGüncelAyaz ve Nupelda kardeşlerin ölümüne neden olan patlama: İlk incelemeler neye işaret?

Ayaz ve Nupelda kardeşlerin ölümüne neden olan patlama: İlk incelemeler neye işaret?

HABER MERKEZİ – Dersim’de Ayaz ve Nupelda kardeşlerin hayatını kaybettiği patlamaya dair Valilik el yapımı patlayıcıya işaret etse de bölgede inceleme yapan baro ve İHD yetkilileri toprakta açılma olmamasının gömülü bir patlayıcı olmadığının kanıtı olduğunu söylüyor. Adli ve kriminal inceleme ise henüz sonuçlanmadı.

Dersim’de hayvancılıkla geçinen Güloğlu ailesine köyün bir kilometre uzağında arıcılık yapan başka bir aile misafirliğe gelince, çadırda kalan ailenin çocukları oynamak için dışarı çıktı.

Çocuklar çıktıktan biraz sonra patlama sesi duyuldu. Aile çadırdan çıktığında çocukların kanlar içinde yerde yattığını gördü.

15 Temmuz’da yaşanan bu olayda Ayaz ve Nupelda Güloğlu kardeşler yaşamını yitirdi. Ayaz 8, Nupelda ise 4 yaşındaydı.

Dersim’in Ovacık ilçesi Bilgeç köyü Çakılyayla mezrasında iki kardeşin ölümüne neden olan patlamanın neden kaynaklandığı yapılacak adli ve kriminal inceleme sonucunda belli olacak.

5 yıldır hayvanlarını otlatmak üzere bahar ve yaz aylarında bölgeye giden Güloğlu ailesinin kaldığı çadır / Fotoğraf: BBC Türkçe

Valilik açıklaması

Patlamanın hemen akabinde, henüz çocuklar hastaneye kaldırılmadan Tunceli Valiliği şu açıklamayı yapmıştı:

“Ovacık-Bilgeç Köyü Çakılyayla Mezrasında Bölücü Terör Örgütü mensuplarınca araziye önceden yerleştirildiği değerlendirilen patlayıcıya basan çocuklarımızdan 8 yaşındaki erkek çocuğumuz Ayaz Güloğlu olay yerinde vefat etmiş; 4 yaşındaki kız çocuğumuz Nupelda Güloğlu ise ağır yaralanmıştır.”

Ancak hak savunucuları, baro ve basında çıkan haberler valiliğin bu açıklamasından ayrılıyor.

İHD ve baro: Gömülü patlayıcı değil

Ailenin kaldığı çadırın 15 metre ilerisinde meydana gelen patlamadan kalan izler, toprakta açılma olmadığını gösteriyor. Bu ise gömülü bir patlayıcı olmadığına işaret.

Patlama yerindeki taş ve diğer çizimlerde herhangi bir tahribat oluşmaması da dikkat çeken bir diğer nokta.

Dersim Barosu Başkanı Kenan Çetin, çocukların vücudunda oluşan tahribattan yola çıkarak patlamanın cinsinin tahmin edilebileceğine dikkat çekiyor.

“Bu olayda mayın ya da tuzaklı mayın olasılığı görünmüyor. Bizim gördüğümüz, toprağa gömülü bir mayın ya da patlayıcı değil, çünkü toprağa gömülü patlayıcıda genelde ayaklarda tahribat olur ama burada çocuğun kolu gitmiş. El bombası, havan topu gibi serbest (ortalığa saçılmış) patlayıcı olabilir, çocuklar buldukları bir cismi taşa vurmak suretiyle patlatmış olabilir.”

İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi Başkanı Solmaz da patlamanın toprağa gömülü bir patlayıcıdan kaynaklanmadığı görüşünde:

“Patlamanın olduğu yerde toprakta çökme, boşluk, çukur yok. Taşta parçalanma, dağılma yok. Küçük bir taş var orada, büyük bir ihtimalle, çocuklar serbest denilen mühimmatlardan bulmuş olmalılar. Buldukları bu cismi kırmak için ya taşa vurmuşlardır, ya da taşla kırmaya çalışmışlar, sonrasında da bu üzücü olay yaşanıyor.”

Ancak Solmaz bir ayrıntıya daha dikkat çekiyor: “Bu köy, Ovacık merkezine uzak, ulaşımı çok güç bir yer. 94’te boşaltılmış, acaba o tarihlerden kalma mühimmatlar olabilir mi, bunun araştırılması lazım.”

Bölge yasaklı değil ama köylülerin uyarıldığı iddiası var

Köy civarında yakın zamanda herhangi bir operasyon veya çatışma yaşanmazken, bölge yasaklı ya da özel güvenlik bölgesi sınırlarında da değil.

Ancak patlamadan iki hafta önce yaylaya çıkan köylülerin karakola çağırılarak, “Gece dışarı çıkmayacaksınız. Burayı boşaltacaksınız. Başınıza bir şey gelirse sorumlusu biz değiliz” şeklinde uyarıldıkları iddiası var.

Mezopotamya Ajansı, bunun üzerine Bilgeç köyü muhtarı Tuncay Yetik’le yaylacıların, Ovacık Kaymakamı ve karakol komutanlarıyla görüşmeler yaptığını, bu görüşmelerin sonucunda ailelerin yaylada kalabileceğinin ifade edildğini aktarıyor.

İHD suç duyurusunda bulunacak

İHD, olay yerinde yaptıkları inceleme sonucu hazırlayacağı raporla birlikte Dersim’de 10 bin üzerinde bulunan ve imha edilmeyen mayın ve patlayıcı maddeye ilişkin suç duyurusunda bulunmaya hazırlanıyor.

Türkiye’nin BM Genel Sekreterliği Ottowa Sözleşmesi Bölümü’ne gönderdiği 2018 yılı raporuna göre, geçen yıl mayın ve el yapımı patlayıcılar nedeniyle 51 kişinin yaşamını yitirdi.

Türkiye’de toprağa gömülü bir milyon mayın olduğu belirtiliyor. Bu mayınlar ise Kürt illerindeki birçok köy ve mezrada, sınırlar ve askeri tesislerin etrafında gömülü.

2004 yılında Ottawa Sözleşmesi’ne taraf olan Türkiye’ye toprak altındaki mayınları temizlemesi için 2022’ye kadar ek süre tanınmıştı.


Bu haberi, Hatice Kamer’in BBC Türkçe’deki haberi ile konuya dair Mezopotamya Ajansı’nda yer alan içeriklerden derledik.

HDP’li Önlü’den Dersim açıklaması: Soruşturma yürütülmeden üstü kapatılmak isteniyor

Mayın… – Özlem Atik