Ana SayfaEğitimBarış imzacılarını hedef alan üniversitelerden AYM kararına karşı kampanya

Barış imzacılarını hedef alan üniversitelerden AYM kararına karşı kampanya

HABER MERKEZİ – Barış Akademisyenleri’nin görevlerine son veren bazı üniversiteler, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için cezalandırılan akademisyenlerin ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar veren AYM’yi hedef aldı, karşı imza kampanyası başlattı.

Barış Akademisyenleri’nin “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için “örgüt propagandası”ndan cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar veren Anayasa Mahkemesi’ne karşı birçok üniversitenin rektörlükleri, imza kampanyası başlatmak için harekete geçti.

Aralarında İstanbul Aydın Üniversitesi, Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Medeniyet Üniversitesi’nin bulunduğu birçok üniversitenin yönetimleri, akademik personellerine “Anayasa Mahkemesi terörü meşrulaştıramaz” başlıklı bir metin göndererek imza atmalarını istedi.

Söz konusu başlığı taşıyan metinde şu ifadeler yer alıyor:

“Sözde ‘barış bildirisi’ adı altında terör örgütü propagandası yapan bazı akademisyenlerin ceza almalarını ‘hak ihlali’ gören Anayasa Mahkemesi skandal bir karara imza atmıştır.
“Bu karar şehit ve gazilerimizin hatırasını zedelemiş, maşeri vicdanı yaralamıştır.
“Terörle mücadele ettiği için devleti suçlayan açıklamalar yapmak dünyanın hiçbir ülkesinde ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmez.
“Bu kararın, terör örgütlerine karşı etkin operasyonların gerçekleştirildiği bir dönemde alınması ise ayrıca dikkat çekicidir.
“Aşağıda imzası bulunan biz akademisyenler, terörle mücadeleyi sekteye uğratmayı ve ülkemizi karalamayı amaçlayan her türlü kurum, organizasyon ve inisiyatifin karşısında olduğumuzu ve olmaya devam edeceğimizi beyan ediyoruz.
“Türk milleti adına karar vermekle yetkili kılınan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının adalete ve kamu vicdanına aykırı olmaması gerektiğine inanıyor, bu yanlış kararda imzası bulunanları kınıyoruz.”

Akademik personelden söz konusu metnin bugün (28 Temmuz) saat 18.00’e kadar imzalanması ‘davet’inde de bulunuluyor.

Yine aynı metnin İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve Marmara Üniversitesi’ndeki akademisyenlere de gönderildiği belirtiliyor.

Söz konusu üniversiteler, bildiriye imza attıkları için yüzlerce akademisyenin üniversitelerden ihraç edilmesini desteklemiş ve bünyesindeki akademisyenlerin görevlerine son vermişti.

AYM’nin ‘hak ihlali’ kararı

AYM, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildiriyi imzaladıkları için “örgüt propagandası yapmak” gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılan dokuz akademisyenin bireysel başvurusunu 26 Temmuz’da görüşmüştü.

Mahkeme, akademisyenlerin cezalandırılması nedeniyle ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermişti.

Karara ilişkin Twitter üzerinden açıklama yapan Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), “Karar, 8’e karşı 8 oyla alındı. Eşitlik durumunda başkanın oyu iki sayılıyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan ihlal yönünde oy kullandığı için, bugün gerçekleşen müzakere sonucunda yüksek mahkemeden ihlal kararı çıkmış oldu” demişti.

Yüksek Mahkeme ayrıca, kararın bir örneğini ihlalin ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması amacıyla yerel mahkemelere gönderilmesine ve başvuruculara 9’ar bin TL tazminat ödenmesine karar vermişti.

Karar bütün davaları etkileyecek

AYM’nin verdiği ihlal kararı, Barış Akademisyenleri’nin yargılamaları kapsamındaki bütün dosyaları etkileyecek.

Kesinleşmiş cezalar için yeniden yargılama yolunun açılması, istinaf aşamasında olanlar için bozma kararı verilmesi, devam eden davalar için de beraat kararları söz konusu olacak.

Barış İçin Akademisyenler bildirisi ve yargılamalar

Diyarbakır Sur, Cizre ve Silopi başta olmak üzere bölge illerindeki sokağa çıkma yasakları ve operasyonlar sırasında yaşanan insan hakları ihlallerine karşı 2016 yılının Ocak ayında bir grup akademisyen “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bir bildiri yayımladı.

Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi imzalı bu bildiriyi imzalayan 89 üniversiteden 1128 bilim insanı, şiddetin son bulması ve barış çağrısı yaptı.

Yurtdışından katılan Noam Chomsky, Judith Butler, Etienne Balibar ve David Harvey gibi isimlerle birlikte kısa sürede imzacı sayısı 2212’ye ulaştı.

Hemen ardından, AKP lideri ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın akademisyenleri hedef göstererek yargıyı ve rektörleri göreve davet etmesiyle haklarında idari ve adli soruşturmalar başlatıldı.

İmzacılar adına bildiriyi kamuoyuyla paylaşan dört bilim insanı tutuklandı.

Akademisyenler OHAL KHK’leri ile ihraç edildi, işten çıkarıldı veya istifa ve emekliliğe zorlandı. Akademisyenler, haklarında ayrı ayrı açılan yüzlerce davada ayrı ayrı mahkemelerde yargılanmaya başladı.

Bu arada akademisyenlere destek olmak için Kuşadası’nda 46 kişi savcılığa dilekçe verince haklarında dava açıldı.

Aynı bildiriyi adliyeler önünde okuyarak savcılara kendilerini ihbar eden İstanbul’da 17, Ankara’da 12, İzmir’de 82 kişi hakkında da ayrı ayrı mahkemelerde ayrı ayrı davalar açıldı.

Bildiri nedeniyle suçlanan akademisyenler hakkındaki yargılama süreci ayrı ayrı mahkemelerde açılan bir sürü davaya bölündü.

17 Temmuz 2019 itibariyle 58 ayrı mahkemede yargılanan 784 akademisyenin 204’ünün davaları sonuçlandı.

Hepsinde “örgüt propagandası” veya “örgüte yardım” suçlamasıyla mahkumiyet kararı verildi. Cezaların 36’sında erteleme uygulanmadı.

İtiraz yoluyla İstinaf Mahkemesi’ne giden mahkumiyet kararlarından cezası onanan Prof. Dr. Füsun Üstel 8 Mayıs’ta cezaevine girdi. Üstel, 22 Temmuz’da ise cezaevinden tahliye edildi.

Yine imzacı akademisyenlerden Doç. Dr. Tuna Altınel ise halen cezaevinde tutuluyor.


Bu haberde Duvar, Cumhuriyet ve bianet’ten de yararlandık.