Ana SayfaYazarlarElend AydınHesap sorma çiçekleri – Elend Aydın

Hesap sorma çiçekleri – Elend Aydın


Elend Aydın


Koklamaya, bakmaya, dokunmaya kıyamadığım kurumuş çiçeklerim; tuhaf bir toza ve nokta halindeki böceklere dönüşmüş! Oysa en son tütsü yapacak kadar soğukkanlıca ilişkilenmiştim onlarla. Ama üç gün önceki incitici öğle vaktinin, hiç de hayal ettiğim gibi olmayan tütsüsü, daha da inciticiydi. Çünkü çiçekler, güller, yapraklar ve onlara nakşolmuş anılar; tuhaf bir toz ve böcekti artık ve bu da bir dersti!

Kurumuş çiçekler şöyle diyordu: “Ne sandın ya! Hep öyle bekleyecek miydik?” Bekleyemezlerdi tabi! Benim onları aynı şekilde beklememdeydi hata.

Öte yandan bu aralar RAF üyesiyim, (Kızılordu Fraksiyonu) Ulrike Meinhof’un yoldaşı. Dört yıl önce başka bir ben iken, başka bir dünyada başlayıp yarım bırakmak durumunda kaldığım kitap; (Jutta Dilfurth, “Ulrike Meinhof”, Agora Kitaplığı) bu ben’i o zamanki ben’le buluşturmakla kalmadı; 1930’ların Almanya’sından 1976’ların Almanya’sına kadar Nazizm ve antifaşizmin çelikten anaforlarıyla da buluşturdu.

Şair Erich Fried, cenaze töreninde; (ki, zor bela bir kilise cenazeyi kabul ediyor) “Hitler’den kaçtığım zaman Nazi barbarlığına karşı mücadele etme kararı almıştım. Ulrike’nin ölümüne sebep olan barbarlık da aynı verimli topraklarda gelişiyor. Ulrike, Federal Almanya’nın sadece en iyi gazetecisi değil Rosa Luxemburg’dan sonra Almanya’nın yetiştirdiği en önemli kadındır” derken, muhteşem gezegenimizin “muhteşem” Almanyası’nda, sadece 42 yıl yaşayabilen Sevgili Ulrike’nin, aydınlık beyni 1976 Mayıs’ından 2001’e kadar Nazi profesörlerin pençelerinde çırpınıyor ki, kamuoyu protestosundan sonra “kalan bölümü” ancak gömülüyor.

Evet, “Neo-Nazi” falan değil, Nazi! Hitler’in bizzat etrafında yer alan cellâtlar; 2. Dünya Savaşı’ndan sonra müttefiklerin emperyalist karakteri gereği “Nazilerden Arındırma Komisyonları”nın göstermelik olarak kalması üzerine kılık değiştirerek “yeni ve temiz Almanya”nın askeri ve sivil tüm kilit noktalarındaki yerlerini alıyor ve insanlık düşmanları olarak muhalefet kırımına kaldıkları yerden devam ediyorlar. Yani Nazizm, bırakalım yargılanmayı (bu anlamda Nürnberg Mahkemeleri falan demede tüy bile değil!) palazlandırılıyor anti-Sovyet planlarla. Ve mesela o palazlanmış Gestapo’lar sadece Almanya’ya değil, Latin Amerika’nın faşist cuntalarıyla (özellikle de Şili!) Latin Amerika’ya da zarar veriyorlar.

Ama biz şimdi mendil dolusu kurumuş çiçeklerle sevgili Ulrike’mizin ellerine dokunalım; Stalingrad’ta bile “şehit vermiş” yüzde yüz Alman ve Nazi bir aileden gelip özgürlüğün şahikalarına ulaşabilmiş muhteşem direnişçi kadına!

Yıldızların ışığına karışmış kalemin, hala kalbimizin isyankar kelimelerini yazıyor. Kurumuş ve yemyeşil çiçeklerde de her asinin ruh ve bilincinde de “intihar süsü” verilecek katledilmiş senin yürek çarpıntıların var; Stuttgart–Stammheim zindanında ölmedin sen; sabırsızlığın kayığına binerek devrimci denizlerde yolculuğa çıktın. Alman, Kürt, Türk, Filistin, İspanyol tüm zindan direnişçilerinin belleğinde Kutup Yıldızısın sevgili kemancı kız! Hala kuşları seviyor, esirleri özgürlüğe kaçırıyor ve hasretiyle tutuştuğun ikiz kızlarınla yeniden doğuyorsun.

Artık tozları bile kalmamış kurumuş çiçekler, zamanın hangi saatini gösteriyor. Bu akşamüstü ışıldayan reyhanlar ve kadifeler Ulrike’nin hangi şarkısını kulağımıza fısıldıyor. Kurumuş çiçeklerin zamanıyla bizim zamanımız arasında hangi patikalar Ulrike’ye hangileri her renkten Nazizmin yıkılışına gidiyor?

Hesap sorma çiçekleri olarak her yerde açacağız Ulrike!

Previous post
Kayıtlı işsiz sayısında rekor: Bir yılda 1.8 milyon kişi işsiz kaldı
Next post
17 yaşındayken öldürülen Ecem Balcı'nın davası ertelendi