Ana SayfaGüncel17 Ağustos Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti

17 Ağustos Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti

HABER MERKEZİ – Resmi rakamlara göre 18 binin üzerinde kişinin hayatını kaybettiği 17 Ağustos Depremi’nin üzerinden 20 yıl geçti. 45 saniye süren depremin yarattığı yıkım hafızalardaki yerini korurken, Marmara bölgesinde yeniden büyük bir deprem bekleniyor. Peki, depremin 20. yılında Türkiye ne noktada? TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Koramaz, “Marmara depreminden bugüne baktığımızda gerekli derslerin alınmadığını görebiliyoruz” diyor.

1999 yılında 16 Ağustos’u 17 Ağustos’a bağlayan gece saat 03:01’de meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki deprem, Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti.

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan deprem, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kırılmasıyla meydana geldi.

45 saniye süren depremde sadece Kocaeli’nde değil çevre iller İstanbul, Yalova, Bolu, Bursa, Eskişehir ve Sakarya’da da yıkıma neden oldu.

Resmi rakamlara göre 18 binin üzerinde kişi hayatını kaybederken, 50 binden fazla kişi de yaralandı. Çok sayıda kişi ise kayboldu.

Resmi olmayan kaynaklar, can kaybı sayısının 50 bin, yaralı sayısının da 100 bin civarında olduğunu belirtiyor.

“Deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi” amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun Temmuz 2010’da yayımladığı raporda, depremde 364 bin 905 konut ve işyerinin yıkıldığı ya da çeşitli düzeylerde hasar gördüğü kaydedildi.

Gölcük, Değirmendere ve Karamürsel gibi bazı yerlerde sahile yakın kısımların depremle birlikte deniz sularının altında kalması can kaybı ve hasar tespitini zorlaştıran en önemli unsur olarak gösteriliyor.

Depremin 20. yılında Türkiye ne noktada?

17 Ağustos Depremi’nin 20’nci yılında, bölgede yeniden büyük bir deprem bekleniyor.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, “Marmara Depremi’nden bugüne baktığımızda gerekli derslerin alınmadığını görebiliyoruz” diyor.

Depremden gerekli dersler çıkarılmadığının en önemli göstergesinin geçen yıl hükümet tarafından çıkarılan “İmar Barışı” yasasının olduğunu vurgulayan Koramaz, şunları söylüyor:

“’İmar Barışı’ resmen bir aymazlıktır. Önceki yıllarda yapılan binaların tekniğe uygun yapılıp, yapılmadığını, mühendislik hizmeti alıp, almadığını ve hatta bir projesi olduğunu dahi bilmiyoruz. Denetim mekanizması tamamen ortadan kaldırıldı.
“Türkiye’de 900 bine yakın, İstanbul’da ise yüz binlerce binaya oturma izni ve ruhsatlar verildi. Yani bu projeyle halkın can ve mal güvenliği doğrudan tehlikeye atılmış durumda. O sebeple bu tür projeleri Marmara bölgesinde bulunan kentler için bir tehdit olarak görüyoruz.
“Bu siyasi iktidarın her konuya sadece ticari açıdan baktığını, halkın güvenliğini ikinci planda tuttuğunu gösteren bir uygulamadır.”

İnşaat Mühendisleri Odası’nın hazırladığı rapora göre Türkiye’de 10 milyona yakın yapının büyük bölümü kaçak ve ruhsatsız.

Bu yapıların deprem güvenliğinin olmadığı belirtilen raporda, 2012’de başlayan ve ‘kentsel dönüşüm’ olarak adlandırılan 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’la aşama kaydedildiği belirtiliyor.

Ancak hükümetin kentleri depreme hazırlamak için ‘kentsel dönüşüm’den başka önerisi ve uygulaması bulunmadığı belirtilen raporda, ‘İmar Barışı’nın ilanı sonrası güvenli olmayan yapıların koruma altına alındığı kaydediliyor.

Neler yapılmalı?

TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Koramaz, “Benzer felaketleri bir daha yaşamamak için derhal adım atılmalıdır” diyor ve önerilerini şöyle sıralıyor:

  • Yapı denetimi sistemi TMMOB ve bağlı Odalar, üniversiteler ve ilgili kesimlerin katılımıyla kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmelidir.
  • Ülke genelindeki yapılar incelenerek riskli yapılar tespit edilip güvenli hale getirilmelidir. Uygun olmayan zemin ve arazilerdeki yapılar derhal boşaltılmalıdır.
  • Tüm yaşam alanlarımız bilimin ve teknolojinin rehberliğinde, insanların ihtiyaçları doğrultusunda ve doğayla barışık biçimde yapılandırılmalıdır.
  • Geçtiğimiz yıllar içinde “İmar Barışı” adı altında ruhsatlandırılan yapılar derhal denetlenmeli, kaçak yapılar hiçbir biçimde affedilmemelidir.
  • Çıkarılan deprem yönetmelikleri geliştirilmeli ve harfiyen uygulamaya konmalı, yönetmeliklere aykırı tüm işlemlerin tesis edilmesi engellenmeli; Odalarımızın kamusal görevi olan mesleki denetim yetkilerini sınırlandırmaya yönelik düzenlemeler kaldırılmalıdır.

Koramaz, sözlerini “20 yıl önceki acıları yeniden yaşamamamız için ülke olarak depreme hazırlıklı olmamız gerekiyor. Depreme hazırlıklı olmak için de bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak vermemiz gerekiyor” diye sonlandırıyor.


TMMOB: “İmar Barışı” adı altında kaçak yapılar ruhsatlandırıldı


Karınca, bianet, Mezopotamya Ajansı, BBC Türkçe
Previous post
Van’da eylem ve etkinlikler 1000 gündür yasak
Next post
Hasta tutuklular: 75 yaşındaki Ahmet Sılık artık ailesini tanıyamıyor