Ana SayfaÇalışma YaşamıÇalıştığı fabrikada parmağı koptu, hukuk okudu, 12 yıl sonra işyerini mahkum etti

Çalıştığı fabrikada parmağı koptu, hukuk okudu, 12 yıl sonra işyerini mahkum etti

HABER MERKEZİ – Balıkesir’de 12 yıl önce çalıştığı fabrikada parmağı kopan Mustafa Gümüş, işyerine karşı açtığı davayı yıllar sonra kazandı. Hazırlanan bilirkişi raporunda fabrika yüzde 80 kusurlu kabul edildi.

Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde yaşayan Mustafa Gümüş, 2007 yılında Manyas ilçesindeki bir salça fabrikasında mevsimlik işçi olarak işe girdi.

Domatesleri fabrikaya taşıyan aktarma bandında sap ve çöpleri temizlerken ayağı bandın zincir dişlisine sıkışan Gümüş, bir parmağını kaybetti.

Gümüş defalarca ameliyat olmak zorunda kaldı.

Sonradan yapılan incelemede, iş güvenliğini sağlayacak olan aparatların, üretimi yavaşlattığı için söküldüğü ortaya çıktı. Gümüş’e hiçbir iş güvenlik eğitimi verilmediği de anlaşıldı.

Fabrika yönetimi tarafından kendisine tazminat bile verilmeyen Gümüş, sonrasında Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi bölümünü kazandı ve buradan mezun oldu.

Eğitim süresince ve sonrasında iş cinayetleri ve iş güvenliği alanında çalışan Gümüş, ardından da hukuk fakültesini kazandı.

Fabrika kusurlu bulundu

Okula girdikten sonra mahkemeye başvurarak eski işyerine tazminat davası açtı. Bilirkişi, salça fabrikasını yüzde 80 kusurlu buldu.

Hürriyet’ten İsmail Saymaz’ın haberine göre raporda, Gümüş’ün çalıştığı bantta zincir-dişliye kapılmaları önleyecek bir koruyucunun bulunmadığı, kazadan sonra kapak konduğu, uyarı levhaları asıldığı, uyarı çizgileri çekildiği belirlendi.

‘Fabrika beni suçluyordu’

Şimdi mahkemenin kararını bekleyen Gümüş, raporu sevinçle karşıladığını belirterek, “Defalarca ameliyat oldum, iki parmağımı kullanamıyorum. Çalıştığım fabrikanın mahkemede savunmasını görünce çok üzüldüm. Beni suçluyorlardı” dedi.

Gümüş, bir yıl sonra avukat olduğunda iş kazası davalarına bakacağını ifade etti:

“10 yıldır köylülerime ve işçilere gönüllü hizmet verdim. Onları avukatlarla buluşturdum, Çalışma Bölge Müdürlüğü’ne götürdüm, dilekçelerini yazdım. Kendimi bu davalara vakfedeceğim. Siyasi bir amaç gütmüyorum. İnsan nereden yaralanırsa o yanını güçlendiriyor. Ülkeme faydalı olmak istiyorum.”