Ana SayfaGüncelEğil’in son kalaycısı anlatıyor: Mesleğim de benimle ölecek

Eğil’in son kalaycısı anlatıyor: Mesleğim de benimle ölecek

DİYARBAKIR – En eski el sanatlarından olan kalaycılık günümüzde yok olmaya yüz tutan mesleklerden biri. Şükrü Çoktan bu mesleği yaşatan son ustalardan. Öyle ki Eğil’de yaşayan son kalaycı ustası da o. Bu mesleği kimsenin öğrenmek istemediğini belirten Çoktan, “Ben öldükten sonra bu meslek de ölecek” diyor. Mezopotamya Ajansı’ndan Mehmet Şah Oruç, yok olmaya yüz tutan bu mesleği Şükrü Çoktan’ın hikayesi üzerinden bize anlatıyor.


Haber: Mehmet Şah Oruç


Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Şükrü Çoktan, ilçede kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel mesleklerden olan kalaycılığın son ustası.

1954 doğumlu olan Çoktan, 1964’te bitirdiği ilkokul eğitiminden sonra ağabeyinin yanında usta-çırak ilişkisinden öğrendiği mesleği, bugünlere kadar getirebildi.

55 yıldır mesleği icra ediyor.

Kalaycılık mesleğinin önemine dikkat çeken Çoktan, mesleğe ilginin olmadığından kaynaklı kalaycılığın bitme noktasına geldiğinin altını çizerek, “Ben öldükten sonra bu meslek de ölecek” diyor.

Diyarbakır’da 1978 yılında Kazancılar Derneği’nde “Kalaycı” olarak kaydını yaptığını kaydeden Çoktan, hiçbir dönem “kaçak” bir şekilde çalışmamış.

İlçede tek kalaycı ustası olduğunu söylüyor. Mesleğinin çok bir zor olduğunu belirtirken, en son gelen bir çırağının işin zorluğundan kaynaklı işi bırakıp gittiğini belirtiyor.

Üzüm hasadı döneminde işlerin yoğunlaştığını aktaran Çoktan, senede ancak 15 gün çalışabildiklerini dile getiriyor.

Çoktan, emekli olduğunu ancak bu işi yapan başka kimsenin olmamasından kaynaklı çalıştığını söylüyor.

“Biz bırakmışız ama halk bizden durmuyor. İnsanların hatırı için geliyorum. Mağdur olmamaları için çalışıyorum” diyor.

Eskiden bakır kalaycılığının yapıldığını ifade eden Çoktan, “Bakırı kalay yapmazsanız, zehirleme yapar. Ölümcüldür. Kapların senede en az iki kez kalay yapılması lazım. Ama bugün alüminyum, teflon gibi tencereler çıkmış. Bunlar sağlıklı değildir. En sağlıklısı kalaydır. Çünkü, kalay mikrobu öldürüyor” diye belirtiyor.

Kendisinden başka mesleğinin yürütücüsünün olmadığından kaynaklı üzüldüğünü ifade eden Çoktan, “Gün gelir, bu mesleği bulamazlar. Üzülürler. Devlet, bu mesleğin yaşatılması için destek vermelidir, ancak bunu yapmıyorlar. Bu meslek ölmesin” diyerek, yetkililere uyarılarda bulunuyor.

Eskiden köylere giderek kalay işini yaptıklarını kaydeden Çoktan, “Yaklaşık 4 ay boyunca köylerdik. Her köyü gezerdik. Her gün sabahtan akşama kadar kalay yapıyorduk ama işimiz bitmiyordu. Ama şimdi alüminyum ve teflon tencereler çıktı. Bu da bu sanatı öldürdü” diyor.

Çoktan, mesleği öğrenmek isteyenlere ise bir çağrıda bulunuyor: “Bu mesleği öğrenmek isteyen varsa öğretirim. Sanat sanattır. Gün gelir lazım olur. İlk tercihim her zaman sanattır. Benden sonra bu meslek de bitecektir maalesef.”

Previous post
71. Emmy Ödülleri sahiplerini buldu
Next post
Soylu: 33 bin kişi KHK ile emniyetten ihraç edildi