Ana SayfaYazarlarİbrahim AslanPejmürde politika – İbrahim Aslan

Pejmürde politika – İbrahim Aslan


İbrahim Aslan


“Pejmürde kılıklı” deyimi sık kullanılır. Pejmürde sözlük anlamı olarak ‘eski püskü, yırtık, dağınık, perişan’ gibi manalara geliyor. Diğer yandan ‘yoksulun, üzerine doğru düzgün kıyafet alamayanın, sokakta yaşamak zorunda bırakılanın’ biçimsel görüntüsüdür de pejmürde.

Biçimsel olduğu için yoksula, kıyafet alamayana yakıştırılan pejmürdeliği bir tarafta tutarak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmanoğlu’nu tehdidi ve Türkiye’nin Suriye’ye yönelik ‘yürüttüğü ya da yürütemediği’ devlet politikası üzerinden pejmürdeliğe bakalım.

Soylu, kayyum ile gasp edilen, halkın iradesine el konulan Diyarbakır, Mardin ve Batman belediye eşbaşkanlarını ziyaret ettiği için İmamoğlu’nu, şu sözlerle tehdit etti:

“Biz, bu üçünü görevden aldık. Türkiye’nin en büyük şehrinin yeni seçilmiş belediye başkanı, koşa koşa savunmaya gitti…
Buradan söylüyorum: İşini yap, başımızın üzerinde yerin var, ama işini yapmanın dışında başka işlerle meşgul olursan pejmürde ederiz. Bu kadar açık ve net. Bu ülke adına, bu millet adına, sağına soluna bakmayız…”

İmamoğlu’nu bu cümlelerle tehdit ederken, Türkiye’nin Kürt politikasındaki çıkmazının sonucu olan İdlib’de yaşananlara ilişkin de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar dikkat çekiciydi.

İdlib’e yönelik Rusya’nın komutasında Suriye rejim güçleri, operasyonlarını genişletti. Birçok noktayı eski adıyla El Nusra olan ve içerisinde hatırı sayılır IŞİD’liyi de barındıran Türkiye’nin garantörü olduğu HTŞ’den alan Suriye rejimi, ilerleyişini sürdürürken, durumun önüne geçmek için AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’nın yolunu tuttu.

Görüşmenin görünen kısmında Rusya Devlet Başkanı Putin, Erdoğan’a dondurma ısmarlarken, bu durumu kendilerinin ‘dondurma karşılığında satılmasına’ yoran HTŞ’liler ya da taraftarları, Cilvegözü Sınır Kapısı’na yığıldı. Erdoğan’ın posterlerini yakan binlerce kişi, ‘Hain Türkiye, Erdoğan’ ‘Bizi dondurmacı Rusya’ya sattın’, ‘Reyhanlı’ya gidiyoruz, onlara bizi nasıl satacaklarını öğreteceğiz’ sloganları attı.

Erdoğan’ın Rusya ziyaretinden

Herkesin hatırladığı gibi Halep’te de benzer durum yaşanmıştı. Orda da radikal İslamcı gruplar, Türkiye’nin kendilerini “sattığını” belirtmişti. Halep, Türkiye’nin oradaki gruplardan desteğini çekmesi üzerine Rusya ve Suriye rejiminin kontrolüne geçmişti.

İdlib’de yaşananlara ilişkin ise AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamayı yaptı:

“…ama artık İdlib yavaş yavaş yok oluyor. Halep nasıl yok olduysa, yerle yeksan olduysa aynı şekilde İdlib de böyle bir durumun içinde. Bütün bunların karşısında tabii sessiz kalmak mümkün değil…”
 “İdlib yavaş yavaş yok oluyor. Halep nasıl yok olduysa, yerle yeksan olduysa aynı şekilde İdlib de böyle bir durum içinde.”

Peki bu durumun sorumlusu kim? “Emevi Camii’nde namaz kılacağız” diyen ve ihraç istemiyle Disiplin Kurulu’na sevk edilen dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, AKP ya da devletten bağımsız bir politika mı yürüttü?

“İdlib’i yavaş yavaş yok eden” de, “Halep’i yok edip yerle yeksan eden” de Türkiye Cumhuriyeti’nin bugün AKP-MHP eliyle yürütülen resmi ideolojisi çerçevesindeki Kürt politikası ve Yeni Osmanlıcılık sevdasıdır.

Bu kör ve haksız politika nasıl Suriye’de “İdlib’i yavaş yavaş yok edip”, “Halep’i yerle yeksan ediyorsa”, Türkiye’de de Kürt halkının iradesine kayyum atıyor. Sonra hiçbir evrensel ve insani hak görülmeden, kendi var olan geri anayasası da ayaklar altına alınarak hayata geçiriliyor.

HDP Diyarbakır İl Binası’nın önü. Oturma eylemi ile kayyum atamaları protesto ediliyor. Oturanlardan biri de HDP Milletvekili ve DTK Eş Başkanı Leyla Güven (solda) / Fotoğraf: Twitter

Yoksulun pejmürdeliği değil de politikanın pejmürdeliği yani perişanlığı da burada açıkça ortaya seriliyor.

Yüzyıldır yürütülen bu pejmürde politika artık yama tutmuyor. Ne İdlib’in HTŞ’sine derman olabilir bu politika ne de Diyarbakır’ın kayyumuna.

Bu politika Halep’te kaybetti, Kobanê’de kaybetti, İdlib’de durum açık.

Peki daha önce uygulanan ve 31 Mart yerel seçimlerinde Kürt halkı tarafından yenilgiye uğratılan pejmürde kayyum politikası Diyarbakır’da, Mardin’de ve Batman’da kazanabilir mi?

Bunun da yanıtı açık: Hayır…