Ana SayfaGüncelŞerzan Kurt’u öldüren polisin cezası yine indirildi

Şerzan Kurt’u öldüren polisin cezası yine indirildi

HABER MERKEZİ – Muğla’da 2010 yılında öldürülen üniversite öğrencisi Şerzan Kurt’un davası Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görüldü, Kurt’u öldüren polis Gültekin Şahin’e 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Polis Şahin, daha önce 16 yıl hapse mahkum edilmişti.

Muğla’da polis kurşunuyla öldürülen 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Şerzan Kurt ile ilgili dava bugün yeniden Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Bianet’in haberine göre bugünkü duruşmaya katılan Kurt’un babası Ömer Kurt, “35 yıllık öğretmenim. Öğrencilerime hep hakkı hukuku anlattım. Dokuz yıldır adalet istiyorum” dedi.

Kurt’un avukatları da beyanlarında Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ikinci kararı olan “kasten öldürme suçundan” verilen cezada ısrar edilmesini talep etti.

Sanık polis Gültekin Şahin’in avukatı ise duruşmada, “Benim müvekkilim masum, 6,5 yıl boşuna hapis yattı” iddiasında bulundu.

Savcı da mütalaasında Şahin’in ‘kasten öldürme’ suçundan değil, Yargıtay’ın son bozma kararı uyarınca neticesi sebebiyle “ağırlaştırılmış yaralama” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

Kurt ailesinin avukatları ise mütalaaya, “Yargılama esnasında katılanlara hakaret eden, bu zabıtlarda da ortada olan sanık hakkında iyi hal indirimi yapılmamasını” talep etti.

Avukatlar ayrıca, polis Gültekin Şahin’in sadece 24 ay kademe durma disiplin cezası aldığını, cezaevinde olduğu zaman da maaşını aldığını, oysa memuriyetten ihraç edilmesi gerektiğini ifade etti.

Mahkemesi, Kurt’u vuran polis Gültekin Şahin hakkında, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan 12 yıl hapis cezasına hükmetti.

Ancak mahkeme, cezayı ‘haksız tahrik’ ve ‘iyi hal’ indirimiyle 7 yıl 6 aya düşürdü.

Ne olmuştu?

Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü ikinci sınıf öğrencisi, 21 yaşındaki Şerzan Kurt, 12 Mayıs 2010’da polis tarafından vurularak ağır yaralanmıştı.

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 19 Mayıs’ta yaşamını yitirmişti.

Kurt’un ölümü ile ilgili olarak Muğla Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi’nde görevli polis Gültekin Şahin tutuklanmıştı.

Şahin hakkında Muğla Ağır Ceza Mahkemesi’nde “olası kasıtla nitelikli öldürme” suçundan dava açılmıştı. Dava ‘güvenlik’ gerekçesiyle Eskişehir’e nakledilmişti.

Eskişehir 1.Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2,5 yıl tutuklu yargılanan polis Şahin, 7 Eylül 2012’deki son duruşmada suçlu bulunarak 8 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Mahkeme, polis Şahin’i önce Kurt’u öldürmekten suçlu bularak müebbet hapis cezası vermişti. Daha sonra davanın tanığı Oktay Kebapçı’nın da olay yerinde olduğu ve silahını ateşlediği öne sürülerek, sanık Şahin’e “faile yardım etmekten” ceza indirimi uygulanmıştı. “Polis olarak ben görevimi yaptım. Üstlerimden gelen talimat ile havaya ateş ettim” diye savunma yapan Şahin tahliye edilmişti.

Kurt ailesi davayla ilgili açıklamasında, polise nasıl ceza indirimi verildiğini şöyle anlatmıştı:

“İki buçuk yıl mahkeme sürdü. Tanıklar, kanıt ve kamera görüntüleri polisin Şerzan’ı kasten hedef alarak vurduğunu tespit etmesine rağmen mahkeme ‘olası kast’ maddesinden ceza vermiş gibi yaparak ve 2005 yılında uygulamadan kalkmış bir maddeyi de işleterek polisin serbest bırakılması sağladı. Serbest bırakılan polisin, Muğla Üniversitesine giderek tekrar olayların çıkmasına sebep olduğu basına yansıdı.”

Yargıtay “fiilin kasten işlendiği” ve “polis Şahin’in görevden atılması gerektiği” kararıyla yerel mahkemenin kararını bozmuş ve davanın yeniden görülmesine karar vermişti.

Yeniden görülen davanın karar duruşması 20 Şubat 2015’te Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılmıştı.

“Kasten öldürmek”ten yargılanan polis Şahin’e bu suçtan önce müebbet hapis cezası veren mahkeme, uyguladığı tahrik indirimiyle cezayı 16 yıla indirmişti. Bunun ardından polis Şahin tutuklanmıştı.

Bu karar da tekrar bozulmuştu, Yargıtay sanığın “karşı gruptan taş atıldığı” gerekçesiyle haksız tahrik indiriminden ve mahkemeye saygısından ötürü takdiri indirimden faydalanması gerektiğini söylemişti.