Ana SayfaGüncelSuçlusun HDP, hesap ver! – İbrahim Aslan

Suçlusun HDP, hesap ver! – İbrahim Aslan


İbrahim Aslan


Halkların Demokratik Partisi kısa adıyla HDP, Halkların Demokratik Kongresi’nin parlamentoda bir siyasi partiyle temsil edilmesi kararı üzerine 15 Ekim 2012’de kuruldu. Yani HDP denen bu parti görüntü itibariyle yaklaşık bir ay sonra 7 yılını geride bırakacak.

Kısa bir tarih gibi gözüküyor değil mi? Bir siyasi parti için 7 yıllık bir geçmiş, ama öyle düşünmeyin.

Malumunuz, bu HDP denen partinin Diyarbakır İl Örgütü önünde iki haftayı aşkın süredir bazı aileler çocukları için eylem yapıyor. Kaybolan çocuklarının sorumlusunun HDP olduğunu söylüyorlar, gerekçeleri bu.

Peki haklılar mı bu konuda? Elbette haklılar! Çünkü bu HDP denen partinin resmi geçmişi 7 yıl olsa da aslında Roma’yı yakmaya kadar uzanıyor suçları! Biz Roma’yı yakma sürecine gitmeyelim de sadece Türkiye Cumhuriyeti tarihine bakalım.

Özellikle de bu süreçte HDP’nin Kürtlere karşı işlediği “suçları” sıralayalım.

Zilan’dan Sur’a…

HDP denen parti, Cumhuriyet’e doğru giderken tekçi ulus devleti inşa etmek için 1921 yılında İttihat ve Terakki Partisi’nden devraldığı katliam geleneğini Koçgiri’de Kürt halkına uyguladı. Resmi olmayan verilere göre, en az 3 bin Kürt Alevi bu katliamda yaşamını yitirdi.

Ağrı, Zilan ve Şeyh Said katliamlarıyla, Cumhuriyet’in tekçi ulus devleti için katliamlarını sürdürdü HDP denen parti! On binlerce Kürt, yaşlısı, genci, çocuğu ve bebeğiyle katledildi. Zilan Deresi, kan aktı.

HDP’ye bu da yetmedi! 1937-38’de Dersim katliamını gerçekleştirdi. On binlerce Kürt Alevi katledildi. Munzur Nehri kan aktı. Kadınlar, çocuklar mağaralarda zehirlendi.

Sadece Cumhuriyet’in ilk yıllarında bu katliamlara imza attı HDP! Sonra devam etti. Yaptığı askeri faşist darbeler hepinizin malumu…

Özellikle HDP’nin arkasında olduğu 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesi -ki demokrasi yanlısı! AKP iktidarı bu darbecileri yargılamak için çok uğraştı…

Bu darbeyi gerçekleştiren HDP, en büyük zulmü Diyarbakır 5 nolu Cezaevi’nde Kürtlere uyguladı. Kürtlerin dilini yasakladığı gibi her türlü aşağılık işkenceyi de Kürt ve Türk devrimcilerine uyguladı. Kürtçe konuşanlara her türlü işkenceyi yaptı. Türkçe bilmeyen Kürt annelerinin çocuklarıyla konuşmasına izin vermedi.

HDP’nin Kürtçe’ye yönelik yasağı yüzünden Kürt anneleri ziyaret ettikleri çocuklarının sadece işkence yapılmış yüzlerine bakabildi.

12 Eylül askeri darbesiyle başlayan süreç, günümüze kadar HDP tarafından devam ettirildi. 90’lı yıllarda binlerce Kürt köyü HDP tarafından yakılıp yıkıldı.

Devletin resmi ağızlarına göre! 17 bin kişi HDP tarafından faili meçhule götürüldü.

Cumartesi Anneleri’nden Emine Ocak’ın gözaltına alındığı an (Fotoğraf: Hayri Tunç)

Cumartesi Anneleri, HDP çocuklarının kemiklerini en azından kendilerine versin diye belki dünyanın en uzun eylemini gerçekleştiriyor yıllardır. HDP’nin polisleri tarafından sürekli dövülmelerine, sürüklenmelerine ve son olarak yine dünyanın en barışçıl eylemini yapmalarına rağmen Galatasaray Lisesi’nin önüne bırakılmıyorlar. Ve bu annelerin çoğu Kürt anneleri.

HDP bununla yetiniyor mu peki? Hayır! Daha bundan iki gün önce 1992-96 yıllarında Mardin’de 22 köylüyü katleden, kuyulara atan ve buna dair birçok delil olan insanlığa karşı suça rağmen JİTEM’cileri HDP yargısı beraat ettirdi! Hem de Ankara’nın göbeğindeki Adalet Sarayı’nda…

Yetti mi peki. Yetmedi. Bu HDP denen partinin suçları saymakla bitmez. 90’lı yıllardan bu yana onlarca Kürt partisini kapattı bunlar. Kürtlerin iradesine saygı duymadılar. Seçilmişlerini Meclis’in önünde yaka paça gözaltına aldırdılar.

Sayılacak birçok “suçu” var HDP’nin! Ama bırakalım geçmişi sadece şu 2010 sonrasına bakalım. Bu bile HDP’nin nasıl bir parti olduğunu ortaya koyuyor!

Kürt sorunun çözümü için AKP kaç kez girişim başlattı. HDP ise bu girişimleri hep boşa çıkarttı. Fransa’nın başkenti Paris’te Kürt siyasetçi kadınları katletti, süreci bozmak için!

‘Kürt sorunu yoktur’ diyerek, Dolmabahçe’de kurulan çözüm masasına tekmeyi vurdu.

7 Haziran seçimlerine giderken 5 Haziran’da Diyarbakır’da kendi mitinginde katliam gerçekleştirdi. Kimi kullandı, IŞİD denen canileri.

Yetmedi, 22 Temmuz 2015 tarihinde Suruç’ta yine IŞİD canilerini kullanarak katliam yaptı.

10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da barış ve demokrasi isteyenlerin mitingine saldırttı IŞİD canilerini. Kana buladı Ankara’yı HDP!

Bu da yetmedi HDP’ye! Cizre’yi, Sur’u, Nusaybin’i, Silopi’yi, Yüksekova’yı, Silvan’ı, Şırnak’ı… tank, top ve iş makineleriyle yakıp yıktı.

Taybet anayı çocuklarının gözü önünde ölüme gönderdi. Yetmedi bir hafta boyunca cenazesini seyrettirdi tüm Kürt çocuklarına…

10 yaşındaki Cemile Çağırga’nın cenazesinin toprağa verilmesine izin vermedi bu HDP! Cemile’nin ailesi cenazesi kokmasın diye bedenini buzdolabında sakladı HDP’nin zulmü yüzünden.

Cizre bodrumlarını unutmaz zaten Kürt çocukları. Mehmet Tunç’un çağrısını. Ambulans isteyen, su isteyen yaralılara pet şişelere benzin koyup bodrumları ateşe veren HDP’yi unutur mu Kürtler. Bodrumlarda insanlar cayır cayır yanarken, “Aşk bodrumda güzel!” yazan HDP’yi! Unutur mu Kürt anneleri ve Kürt çocukları.

Cenazeleri dahi gömmelerine izin vermedi bu HDP, Kürt annelerinin. Mezarlıkları kuşattı. Mezar taşlarını kırdı, mezarlardan kemikleri çıkardı…

Kürtler, milletvekili seçtiler cezaevine koydu HDP. Kürtler belediye başkanı kazandılar cezaevine koydu HDP. Yerlerine kayyım atadı. Kayyımlar, halkın parasıyla kendilerine jakuziler inşa ettiler. Kürtler yine belediyelerini kazandılar. Yine iradelerini tanımadı HDP, yerlerine yine kayyım atadı…

Evet, HDP bu! Bakmayın 7 yıllık bir geçmişi olduğuna, derin bir geçmişe sahip. Suçları saymakla bitmez…

Kürt anneleri onun için HDP binası önünde oturuyor!

Suçlusun HDP! 100 yıllık bu kanlı geçmişin hesabını Kürt annelerine de Kürt çocuklarına da vermek zorundasın…