Ana SayfaYazı / AnalizArif Altan

Ne edersin ki, kural hiç değişmiyor. Büyük tragedyalarda olduğu gibi bu yıkımlar diyarında da gerçek dile gelinceye kadar, üstünden geçen yalan kırıp geçirmiş ve her …

Devamı…

Devamı…

Devamı…

Baskı altındaki, kendi tanıklığından bilir; ancak gerçeği söyleme gücü olan bugün gerçeği diriltebilir. Ve Sartre haklı, hayatın genel tabiatı sürekli aldatma ve aldanış olsa da, …

Devamı…

Arif Altan Ağır bir yıkımdan sağ çıkmayı başaran kişi, hayata dönmekle aslında kendini öldürmüş olduğunu görür çok geçmeden. Hayata dönüşün belirtileri, varoluşun ilk kıpırtıları, yabancı …

Devamı…

Arif Altan Dalgalı ayın titrek göle gönderdiği, gölden yüzümüze sıçrayan beyaz ışık parçacıkları. Caddelerden akıp sokaklarda kayboluyor çocuklar. Gözlerinde parlayan ışık ve içte ta derinde …

Devamı…

Devamı…

ARİF ALTAN Artık biliyoruz, gün geçtikçe daha az üzülüp daha fazla korkuyoruz. Her acı bir öncekinden daha kısa, her şüphe bir öncekinden daha ağır. Düne …

Devamı…

Hakikat olduğunu sanmaya başladığı an, çokça yinelenenin aksine insan için umut, garip bir şekilde hayat karşıtı bir kuvvet halini alır. Hayatta kalmak için tehdit karşısında …

Devamı…

ARİF ALTAN Sütunsuz ve ayaksız kubbeler artık bir şey taşımıyor. Gök, mabetlerin zeminlerini yeniden fethedecek gücünü yitireli uzun zaman oluyor. Güneş mahzen ve lahitlere düşmeden …

Devamı…

Devamı…

Devamı…

Yetersiz organlarla dünyaya gelenler, hayatı ağır bir yük gibi omuzlarında hissetmekle ötekilerden ayrılır, kolaylıkla kötümser bir dünya görüşünün kucağına yuvarlanırlar. Kendilerinde bir organ yetersizliğinin açık …

Devamı…

Huzur değil, tepeden tırnağa öfkedir duyduğumuz… Demir ve taştan da olsan, öfkendir seni insan kılan. İnsan, isyanı kadar insan.

Devamı…

En küçük şarkı için nice mutsuzluk gerek Bir ürperişi nice pişmanlıkla ödemek Nice hıçkırık gerek bir gitar ezgisine…

Devamı…