Ana Sayfaarif altan

Arif Altan

Devamı…

Devamı…

Arif Altan  Düşsüz bir düş içinde, uykusuz koştum. Düştüm, üşüdüm. Kar nefesime kaçtı. Upuzun bir rüya, bembeyaz bir kabus. Yüzüm yüzüme, nefesim nefesime, bakışlarım bakışlarıma, …

Devamı…

Arif Altan Bir geçmişin olduğunda bir geleceğin yoktur artık. Gelecek, bir geçmişin olsun diye ömrünce peşinden koşturup durduğun şeydi. Yüksek bir beklenti, bambaşka bir şey …

Devamı…

Arif Altan Şaka bir oyundur ve oyunun şaka kaldırmadığı unutulur hep. Ölümcül bir oyundu bir şaka hafifliğinde sürüp giden. Eğlenip dalga geçilecek bir şey gibi …

Devamı…

Devamı…

Ne edersin ki, kural hiç değişmiyor. Büyük tragedyalarda olduğu gibi bu yıkımlar diyarında da gerçek dile gelinceye kadar, üstünden geçen yalan kırıp geçirmiş ve her …

Devamı…

Devamı…

Devamı…

Baskı altındaki, kendi tanıklığından bilir; ancak gerçeği söyleme gücü olan bugün gerçeği diriltebilir. Ve Sartre haklı, hayatın genel tabiatı sürekli aldatma ve aldanış olsa da, …

Devamı…

Arif Altan Ağır bir yıkımdan sağ çıkmayı başaran kişi, hayata dönmekle aslında kendini öldürmüş olduğunu görür çok geçmeden. Hayata dönüşün belirtileri, varoluşun ilk kıpırtıları, yabancı …

Devamı…

Arif Altan Dalgalı ayın titrek göle gönderdiği, gölden yüzümüze sıçrayan beyaz ışık parçacıkları. Caddelerden akıp sokaklarda kayboluyor çocuklar. Gözlerinde parlayan ışık ve içte ta derinde …

Devamı…

Devamı…

ARİF ALTAN Artık biliyoruz, gün geçtikçe daha az üzülüp daha fazla korkuyoruz. Her acı bir öncekinden daha kısa, her şüphe bir öncekinden daha ağır. Düne …

Devamı…

Hakikat olduğunu sanmaya başladığı an, çokça yinelenenin aksine insan için umut, garip bir şekilde hayat karşıtı bir kuvvet halini alır. Hayatta kalmak için tehdit karşısında …

Devamı…