Ana SayfaGüncel‘Çocuklar kıyılara vurarak ölüyorsa artık harekete geçmeli’

‘Çocuklar kıyılara vurarak ölüyorsa artık harekete geçmeli’

Delal Külek

HABER MERKEZİ – 53’üncü Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ‘En İyi Film’, ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘En İyi Senaryo’ dalında 3 Altın Portakal kazanan ‘Mavi Bisiklet’ filminin yönetmeni Ümit Köreken, Gazate Karınca’nın sorularını yanıtladı. Köreken, “Dünyada her ne olursa olsun; iyi ya da kötü, bundan en fazla çocuklar etkilenir. Yönetmenlik ödülümü dünyanın herhangi bir yerinde, bir şeylerin özlemini çeken çocuklara adadım” dedi.

Bir çocuğun, büyüklerin dünyasında karşılaştığı adaletsizliklere kendince çözüm arayışını naif bir anlatımla beyazperdeye taşıyan “Mavi Bisiklet” Ümit Köreken’in ilk uzun metrajlı sinema filmi. 100’e yakın çocuğun rol aldığı film, 53. Uluslararası Antalya Film Festivali’nde 3 Altın Portakal kazandı.

53-antalyafilmfest-_3‘Mavi Bisiklet’in yönetmeni Ümit Köreken, festivalde aldığı ödülü çocuklara adamasıyla ilgili “Çocuklar kıyılara vurarak, açlıktan, bakımsızlıktan ölüyorsa bir şeylerin harekete geçme zamanı gelmiş demektir. Bu da öncelikle başımızı çevirip o tarafa dikkatle bakmakla başlayabilir” ifadelerini kullandı.

‘Dört gerçek ana öykü var’

Öncelikle başarılarınız için tebrikler. Teşekkürler. Filmdeki ana hatlar gerçek öykülere dayanıyor. Bir araya getirdiğiniz dört ana öyküden bahseder misiniz? Sizin deneyimlediğiniz ve gözlemlediğiniz öyküler bunlar. Zihninizdeki bu öyküler hangi motivasyonla bir araya geldi, fikir ve senaryo süreci nasıl işledi?

Yıllardır radyo oyunu, tiyatro oyunu, öykü alanlarında yazan insanlarız. Yazdıklarımızın neredeyse tamamı önemli yarışmalarda ödüller aldı. Hikayelerimizde kendi yaşantımızdan izler olduğu gibi okuduğumuz, izlediğimiz, duyduğumuz bir çok olaydan da etkilenmeler mevcut. Mavi Bisiklet’te dört gerçek ana öykü var. Bisiklet özlemi olan yoksul bir çocuk, seçildiği halde başkanlıktan alınan bir kız çocuğu, faili meçhul bir cinayet ve çocukların adalet ve demokrasi için verdikleri mücadele. Dört öykünün tümünü gerçek olaylardan aldık. Hep merak ettiğimiz “Bir çocuk yetişkinler dünyasında bir adaletsizlikle karşılaşırsa nasıl bir çözüm bulabilir?” sorusuyla hikayelerimizi birleştirdik ve Mavi Bisiklet ortaya çıktı. Mavi Bisiklet’i önce bir tiyatro oyunu olarak yazdık. Sonra senaryoya dönüştürdük. İlk senaryo denememizdi. Kültür Bakanlığı’ndan senaryo geliştirme desteği aldık ve bu büyük yolculuğa başladık.

Filmde 100’e yakın çocuk rol aldı

mavibisiklet_kameraarkasi-1

Filmin hazırlık süreci uzun bir zaman almış. İki yıl boyunca Akşehir’de 400 kadar çocukla çalışmışsınız. Sonuç olarak filmde 100’e yakını bir şekilde rol almış. Eşiniz Nursen Hanım ile senaryo üzerinden belirlediğiniz hak, adalet, demokrasi gibi temalar üzerine çocuklara çalışmalar yapmışsınız. Çocuklarla çalışmak, onların dünyasına dâhil olmak desem?

Filmi Akşehir’de çekmeye karar verdikten sonra 2013 yılında çalışmalara başladık ve tüm okulları gezerek ne yapmak istediğimizi tek tek anlattık. Bunun sonucunda 400 kadar çocuğa ulaştık. Onların aileleriyle de toplantılar yaptık. Akşehir Belediyesi’nin de desteğiyle ulaştığımız çocuklara temel sinema eğitimi, drama, tiyatro eğitimleri verdik. Ön yapım sürecinde 100 civarında çocuk devam ediyordu çalışmalarımıza. Onlara senaryo vermedik ve ortak senaryo yazarı ve yapımcımız Nursen Çetin Köreken ile senaryodan bazı temalar belirledik. Çocuklarla ön yapım süreci boyunca bu temalar üzerine çalışmalar yaptık. Filmin çekimleri başladığında hepsi duygu olarak istediğimiz yere gelmişlerdi. Çocuklarla uzun yıllardır çalışmalar yapıyoruz. Onların doğumlarından itibaren birer birey olduklarına inanıyoruz. Göz teması kurup onları anlamaya çalışırsanız size çok şaşırtıcı şeyler söyleyebilirler. Güvenlerini kazanabilirseniz onların dünyasına da dahil olabilirsiniz. Önemli olan onlara fikirlerinin değerli olduğunu ve birer birey olduklarını hissettirebilmek. Bunu yapabilirseniz çocuklarla çalışmak dünyanın en keyifli işidir.

‘Mavi, özlemi duyulan her türlü kavramı ifade ediyor’

Goethe, renkler kuramında ‘’mavi’’ için “Bu rengin göze tuhaf ve neredeyse tarifsiz bir etkisi vardır. Güçlü bir tonda da olabilir, ya da silik ve olumsuz da. Görünümü bir tür heyecan ve sükûnetin çelişkisi gibidir” der. Mavi sizin için ne anlam ifade ediyor?

Renklerin farklı kültürlerde farklı anlamları vardır. Mavi benim için “özlemi duyulan her türlü kavramı” ifade ediyor.

‘Tek hayali Mavi Bisiklet’

mavibisiklet_10

Babası ölüyor Ali’nin. Olay sır. Ali ve ailesi bunu nasıl içselleştiriyor, bununla nasıl başa çıkıyor? Babasından sonra evin erkeği olan Ali “erkeklikle” nasıl yüzleşiyor?

Babasını kaybetmiş olan Ali evin tek erkeği ve ‘kendine göre’ yaşından büyük davranması, ailesini çekip çevirmesi, sahip çıkması gerekiyor. Bir nevi babalığa soyunuyor. Yaşadıkları olayı içselleştiremedikleri çok bellidir filmde. Adalet arıyorlar fakat şehrin kuralları, adliye koridorları onlar için çok yabancı şeyler. Bu durumu içselleştirmeleri çok zor. Sonunda Ali, tek hayali olan Mavi Bisiklet’i de kaybedince kendi özel dünyasını sakladığı kutuyu kırıyor. O nokta aslında Ali’nin kırılma ve gerçek bir devinime geçme noktası.

‘Karşı çıkıyorlar, mücadele ediyorlar’

Mavi Bisiklet, ‘’adaletsizlik’’ temasına ince katmanlı bir yaklaşım getiriyor. Sosyal eşitsizlik, fırsat eşitsizliği ve büyükler dünyası karşısında hissedilen adaletsizlik. Bir çocuk bunların karşısında ne yapar? Bu çocuklar ne yapıyor?

Bir çocuk bunlar karşısında ne yapar? Çocuğa göre değişir. Yetişkinlerde de durum farklı değil. Adaletsizlikle karşılaşan bir çok yetişkin var. Kimi sonuna kadar bunu gidermeye çalışır. Kimi sineye çekip izole olur. Ali, Yusuf ve görünmeyen diğerleri ne yapıyor? Karşı çıkıyorlar. Mücadele ediyorlar. Tabii ki kendi dünyalarında ve kendi imkanları ile.

Otoriteye boyun eğmeyen ve demokrasi isteyen bir çocuğun hayallerinin peşinden gitme öyküsü yalın bir dille anlatıyor filmde. Bu doğrultuda bir eğitim mümkün mü? Yetkililere nasıl görevler düşüyor?

Tabi ki bu yönde bir eğitim mümkün. Temel değerler eğitimi bu. Seçme ve seçilme hakkının en doğal hak olduğu ve seçimle gelenin sadece seçimle gidebileceği anlatılıyor, anlatılmaya da devam etmeli. Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz ve bu konuda önemli yollar kat ettik. Bu konudaki farkındalıklar daha da belirgin hale getirilip özellikle okullarda sinemanın imkanlarından sonuna kadar faydalanılabilir. Sinema bir eğitim aracı olarak okullara girer ve film analizleriyle çocuk ve gençlerin daha farkındalıklı bakmaları sağlanabilir.

‘Aşk dünyadaki en büyük itici güçlerden biri’

Ali’nin platonik aşkı Elif’e yapılan haksızlık “karşı çıkışın” fitilini ateşliyor. Öğretmen sınıfa yeni katılan, dedesi hatırlı biri olan Hasan’ı seçimlerin sonucunu hiçe sayarak Elif’in yerine sınıf başkanı olarak atar. Zaten bu “karşı çıkmanın” başlangıcı olur. Aşk nasıl bir itici güç sizce?

Aşk dünyadaki en büyük itici güçlerden biri. Aşk, ötekinde var olma biçimidir ve acının içinde kalarak varlığını bulur. Bu acı insanı bir dönüşüme doğru iter ve içsel ya da dışsal bir harekete neden olur. Ali’nin yeni tanıştığı bir duygu olan aşk, kişisel acı seviyesi arttıktan sonra onu eyleme geçirir. Elif’in başkanlığına içerler fakat henüz harekete geçemez. Bisiklet’i de kaybetmesiyle acının içinden geçme sürecini tamamlar ve filmdeki kırılma noktasına ulaşır. Fakat bu acı hiçbir zaman sonlanmaz. Yaşam gibi, yeni bir yolculuğu başlatır.

‘Harekete geçme zamanı geldi’

mavibisiklet_5

Antalya Film Festivali’ndeki konuşmanızda “Dünyanın herhangi bir yerinde bisiklet, futbol topu ve sıcak yuva özlemi çeken tüm dünya çocuklarına ithaf etmek istiyorum” dediniz. Bu mesajınızı açar mısınız?

Dünyada her ne olursa olsun; iyi ya da kötü, bundan en fazla çocuklar etkilenir. Yönetmenlik ödülümü dünyanın herhangi bir yerinde, bir şeylerin özlemini çeken çocuklara adadım. Onlar yoksullukla, savaşlarla, açlıkla sınanan çocuklar. Ödülü onlara adadım ve tüm izleyenlere onları biraz da olsun hatırlatmak istedim. Onlar için ne yaptığımızı her gün sormamız gerekiyor kendimize. Çocuklar kıyılara vurarak, açlıktan, bakımsızlıktan ölüyorsa bir şeylerin harekete geçme zamanı gelmiş demektir. Bu da öncelikle başımızı çevirip o tarafa dikkatle bakmakla başlayabilir.

Previous post
2500 yıllık içki hayata döndürülüyor
Next post
Cumhuriyet yazarları: Kayyuma geçit vermeyeceğiz