Ana SayfaGüncelYargının ‘yetkide’ kafası karışık: Şırnak’ta konuşan HDP’lilere Çorum’da dava

Yargının ‘yetkide’ kafası karışık: Şırnak’ta konuşan HDP’lilere Çorum’da dava

HABER MERKEZİ – HDP Şırnak milletvekilleri Sarıyıldız ve Encu hakkında Cizre’de sokağa çıkma yasakları döneminde katıldıkları televizyon programındaki konuşmaları nedeniyle açılan soruşturma önce 3 il dolaştı ardından Çorum’a geri döndü. Encu ve Sarıyıldız, Şırnak’ta yaptıkları konuşmalar nedeniyle Çorum’da yargılanacak. Sebebi ise konuşmanın Çorum’da izlenmiş olması.

HDP Şırnak milletvekilleri Faysal Sarıyıldız ve Ferhat Encu hakkında Cizre’de sokağa çıkma yasakları devam ettiği sırada katıldıkları televizyon programında kullandıkları ifadeler nedeniyle açılan kamu davası 3 il dolaştı.

Sarıyıldız ve Encu hakkında ilk olarak Orhan Küçük Özdemir isimli kişinin Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) yaptığı şikayet üzerine Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı’nca “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Açılan soruşturma daha sonra Ankara’nın yargı alanı içerisinde olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı ile Çorum’dan Ankara’ya gönderildi.

Soruşturmanın ilk durağı Çorum

Fakat Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise isnat olunan eylemin Cizre ilçesinde gerçekleştiğinden dolayı “yetkisizlik” kararı vererek, soruşturma dosyasını Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

İkinci durak Ankara

Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturmaya ilişkin yapılan araştırma sonucunda hazırlanan kararda ise Sarıyıldız ve Encu’nun yaptığı konuşmalara ilişkin; “Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü ve Şırnak iline bağlı İl Emniyet Müdürlükleri ile Cumhuriyet Başsavcılıklarına herhangi bir ihbarda bulunulmadığı tespit edilmiştir” denilmesine rağmen “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı belirtildi.

Şırnak’tan tekrar Çorum’a

Soruşturma dosyasının başına gelenler bununla da sınırlı kalmadı. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameyi kabul eden mahkeme Sarıyıldız ve Encu’nun konuşmaları üzerine Orhan Küçük Özdemir’in BİMER’e yaptığı şikayetin Çorum’da gerçekleştiğinden dolayı, “Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir” şerhi ile “yetkisizlik” kararı vererek, dosyayı tekrar Çorum Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Dosyanın Çorum Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesinin ardından   Encu ve Sarıyıldız, Cizre’de yaptıkları konuşmadan dolayı Çorum’da yargılanacak.

Dihaber’de yer alan habere göre dosyada delil olarak gösterilen konuşmalar ise şöyle:

Encu:

Bildiğiniz gibi 3 gündür burada (Cizre’de) 28 yaralının olduğu bilgisine ulaşıldı. Sürekli bunu kamuoyuna taşıdık. Yaralıları almak için dün de girişimlerde bulunduk, maalesef Cizre’ye girişimize izin verilmedi. Bize gelen bilgilerde 18 kişinin ağır yaralı olduğu, Cihan Karaman ile birlikte 3 kişinin daha yaşamını yitirdiği ve geriye kalanların hafif yaralı olduğu öğrenildi. Hala konu ile ilgili bir sonuca ulaşmış değiliz. Orada bulunan yaralılardan bize gelen bilgilerde etraflarına, bulunduğu binalara yoğun saldırılar olduğu, defalarca dile getirdiler. Bu sabah aynı şikayette bulundular. Devlet nasıl Silopi’de 3 siyasetçi kadını katletmişse, infaz etmişse, burada bulunan yaralılarında infaz edileceği kaygısını taşıyoruz açıkça. Çünkü birçok kez bu durum ile karşılaştık. Daha önce bu durumu dile getiren, yaralı olup hastaneye taşınmadan, bulunduğu yerde infaz edildiği yönünde birçok bilgi ve belge bize getirildi. Bu açıdan bu yönlü bir kaygımız var.

Sarıyıldız:

Halen söz konusu yaralıları alabilmiş değiliz. Halen sivillerin bulunduğu yere yoğun top atışı yapılıyor. Yaralıların bulunduğu 5 katlı binanın büyük oranda yıkılmış durumda. Halen devlet Cizre’de insanlık suçu işliyor. Uluslararası mahkemelerin tedbir kararına rağmen, yaralıların hastaneye götürülmeyerek, ölümle karşı karşıya bırakılıyor. Bunun yanı sıra şuan daha toplu bir katliam ile karşılayalar. Bu insanların bir an önce tahliye edilmesi gerekiyor. Kimi çabalarımız var, arkadaşlarımız bakanlıklarda bekliyor. Her türlü yasal ve bürokratik zemin kullanılıyor. Ama henüz insanlar taşınabilmiş değil. Bu insanların başına bir şey gelmesi halinde, aleni bir şekilde adresleri verilmiş, sokakları verilmiş, hangi binanın hangi katında kaldıkları, kaç kişinin oldukları ve kaçının yaralı oldukları, yanlarında ne kadar cenaze olduğu tüm bilgiler paylaşılmasına rağmen, böyle bir vahşet ve abluka devam ediyor. Şimdi bu insanların başına bir şey gelmesi halinde, bu vahşet politikasını yürütenler bunun altında kalacaktır. Bir halka en iğrenç, en kirli, en bayağı şekilde saldırmak olacak. Düşmanlık duygularında dahi bu yönelimin yeri yoktur. Henüz alamadık, şuan telefonda da çok fazla konuşamıyorum. Çünkü her dakika, çok büyük bir felakete gebe. O nedenle telefonu çok meşgul etmeden durumu kamuoyu ile basınla paylaşmaya çalışıyoruz.

Previous post
Black Sabbath, 49 yıllık müzik yolculuğuna son verdi
Next post
Mafyanın elinde bulunan iki Van Gogh tablosu 14 yıl sonra ilk kez sergileniyor