Ana SayfaGüncel“‘Gizli toplantı’ iddiaları asılsız; hak savunucularına ‘gözaltında tecrit’ söz konusu”

“‘Gizli toplantı’ iddiaları asılsız; hak savunucularına ‘gözaltında tecrit’ söz konusu”

HABER MERKEZİ – Hak örgütleri yaptıkları ortak bir açıklama ile Büyükada’da gözaltına alınan insan hakları savunucularının “gizli toplantı yaptığı” yönündeki haberleri yalanladı. Açıklamada gözaltıların OHAL hukukunu da aşacak biçimde ‘gözaltında tecrit’ karakteri taşıdığı belirtilirken, ailelerin ve avukatların bilgilendirilmesi istendi.

İstanbul Büyükada’da yapılan baskınla gözaltına alınan insan hakları savunucuları için hak örgütleri ortak bir açıklama yaptı.

Hak örgütlerinin ortak açıklamasında, hak savunucularının “gizli bir toplantı yaptığı” yönündeki haberlerin asılsız olduğu vurgulandı.

Açıklamada “Çeşitli basın organlarında çıkan, Büyükada’da ‘gizli’ bir toplantı yapıldığı yönünde haberler asılsızdır ve gerçeği hiçbir şekilde yansıtmamaktadır” denildi.

Ortak açıklama şu şekilde:

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Yurttaşlık Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kadın Koalisyonu, Hak İnisiyatifi ve Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nin ‘gizli toplantı’ iddiasına dair ortak açıklaması

“OHAL hukukunu da aşacak biçimde ‘gözaltında tecrit’ var”

Ayrıca İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Uluslararsı Af Örgütü Türkiye Şubesi, Yurttaşlık Derneği, Eşit Haklar için İzleme Derneği, Hak İnisiyatifi, Kadın Koalisyonu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve KAOS-GL Derneği tarafından yapılan bir başka ortak açıklamada da eğitim semineri gerçekleştirmek için bir araya gelen 8 insan hakları savunucusu ve 2 uzmanın gözaltına alındığı hatırlatıldı.

Hak savunucularının gözaltına alındığının saatler sonra ‘tesadüfen’ öğrenildiğinin belirtildiği açıklamada soruşturmaya getirilen kısıtlılık kararı dolayısıyla insan hakları savunucularının akıbetlerinin, hala Büyükada’da tutulup tutulmadıklarının, sevk edildilerse nereye gönderildiklerinin öğrenilemediği kaydedildi.

Açıklamada, yaşanan hukuksuzluk ve ihlallere şu sözlerle dikkat çekildi:

İnsan hakları savunucularının gözaltına alındığının aileleri dâhil hiç kimseye bildirilmemesi, soruşturmada kısıtlılık kararı olması nedeniyle bilgi alınamaması, söz konusu gözaltıların OHAL hukukunu da aşacak biçimde “gözaltında tecrit (incommunicado detention)” karakteri taşıdığını göstermektedir.

“Gözaltına alınan arkadaşlarımızın insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi için gösterdikleri olumlu çabaların tanığıyız. Daha önce de defalarca vurguladığımız gibi, insan haklarını savunmak temel bir insan hakkıdır” diye devam eden açıklamada “Keyfi bir şekilde gözaltına alınan insan hakları savunucularının nerede tutuldukları ve haklarındaki suçlamayla ve durumlarıyla ilgili bilgi ailelerine, yakınlarına ve avukatlarına bildirilmelidir” çağrısı yapıldı.

Türkiye’nin de bir parçası olduğu evrensel hukuk normlarına göre, OHAL keyfî değil aksine hukukî bir rejimdir ve bir dizi temel (çekirdek) haklar hiçbir şekilde sınırlanamaz. Dolayısıyla gözaltına alınan insan hakları savunucularının bu nitelikteki başta yaşam hakkı olmak üzere, işkence ve onur kırıcı muamele yasağı, kişi özgürlüğü ve güvenliği haklarına sonuna kadar saygı gösterilmelidir.

Açıklamada gözaltındaki insan hakları savunucuları Nalan Erkem, İlknur Üstün, İdil Eser, Özlem Dalkıran, Günal Kurşun, Veli Acu, Şeyhmuz Özbekli, Nejat Taştan, Ali Gharavi ve Peter Steudtner’in ‘derhal serbest bırakılması’ istendi.

Previous post
Sudan'dan Türkiye'ye beyaz kırım - Nejat Uğraş
Next post
TGS'de bir istifa daha: ‘Meslek ilkelerine aykırı davranılıp kumpasçıların ekmeğine yağ sürülüyor'