Ana SayfaGüncelGörüş kısıtlaması getirilen Gülmen ve Özakça’dan mesaj: ‘Hastanede daha ağır tecritteyiz’

Görüş kısıtlaması getirilen Gülmen ve Özakça’dan mesaj: ‘Hastanede daha ağır tecritteyiz’

HABER MERKEZİ – Açlık grevi eylemlerini zorla götürüldükleri hastanede sürdüren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya aynı zamanda refakat eden avukatların görüş süreleri 7 saatten 2 saate düşürüldü. Gülmen ve Özakça, avukatları aracılığıyla gönderdikleri mesajlarında, “Burada ağır tecritteyiz” dedi.

Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edildikleri görevlerine geri dönmek için başlattıkları açlık grevini 150 günü aşkındır sürdüren tutuklu akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın tutulduğu Sincan Cezaevi Hastanesi’ndeki avukat görüşlerine kısıtlama getirildi.

Gülmen ve Özakça’yı tutuldukları hastanede ziyaret eden avukat Aytül Kaplan, daha önce günde 7 saat olan avukat görüşlerinin 2 saate düşürüldüğünü söyledi.

dihaber konuşan Kaplan, kısıtlama kararının keyfi bir karar olduğunu söyleyerek, şunları dile getirdi:

İnfaz memurları, Nuriye ve Semih’in enfeksiyon kapmamaları için böylesi bir kararın alındığını iletti. Bunu söylemesi gereken doktordur. Sağlıkları ile ilgili bir durumu hakkında infaz memurları karar veremez. Bu kısıtlamayla birlikte daha önce günde 7 saat olan görüş süresi öğleden önce bir saat ve öğleden sonra bir saat olmak üzere 2 saat düşürüldü.

Gülmen ve Özakça: Hasta değiliz; ağır tecritteyiz

Kaplan, Gülmen ve Özakça’nın mesajını da kamuoyu ile paylaştı.

Gülmen ve Özakça, avukat Kaplan aracılığıyla şu mesajı iletti:

Biz hasta değiliz. Hastaneye gitmek gibi bir talebimiz de olmadı. Hapishanedeyken tecritteydik; ama burada ağır tecritteyiz. Hem psikolojik hem de fiziksel savaş yürütüyorlar bize karşı.

Kaplan, Gülmen ve Özakça’nın yanında refakatçi bulunmadığı için avukatların kendilerine refakat ettiğini de söyleyerek, “Refakatçileri olmadığı için bütün işlerini kendileri yapmak zorunda kalıyor. Ama biz biliyoruz ki bunu Nuriye ve Semih’i yalnızlaştırmak için yapıyorlar” dedi.

Ne olmuştu?

Gülmen ve Özakça, 10 gün önce bulundukları Sincan Cezaevi’nden zorla çıkartılarak Sincan Cezaevi Hastanesi’ne götürülmüştü.

28 Temmuz’da, Ankara Numune Hastanesi’nin haklarında verdiği rapor gerekçe gösterilerek, hastaneye götürülen Gülmen çarşafa sarılmış, Özakça ise kayışla sedyeye bağlanmıştı.

24 doktorun, “Hayati tehlikesi var” raporuna rağmen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ise “Hastanede tutulabilirler” kararı vermişti.

Previous post
Maçka Parkı'nı 'mora boyayan' kadınlardan forum
Next post
CHP kadın kolları yöneticisi Şenoğlu tutuklandı