Ana SayfaGüncelAhmet Şık’a ‘Cesur Gazetecilik Ödülü’: Hakikati konuşanlar yok edilmeye çalışılıyor

Ahmet Şık’a ‘Cesur Gazetecilik Ödülü’: Hakikati konuşanlar yok edilmeye çalışılıyor

HABER MERKEZİ – Tutuklu gazeteci Ahmet Şık, ‘Cesur Gazetecilik Ödülü’ne layık görüldü. Avukatı Can Atalay aracılığıyla ödül törenine bir mesaj gönderen Şık “Hakikat ve hakikati konuşanlar düşman ilan edilip yok edilmeye çalışılıyor” dedi.

Bu yıl 69’ncu kez düzenlenen Frankfurt Kitap Fuarı’nda 5 yıldır Suudi Arabistan’da hapsedilen blog yazarı Raif Bedevi adına verilen ‘Cesur Gazetecilik’ ödülüne Cumhuriyet gazetesi davasında tutuklu bulunan Ahmet Şık layık görüldü.

Uluslararası Frankfurt Kitap Fuarı’nda düzenlenen törende ödülü Ahmet Şık adına avukatı Can Atalay aldı.

Ödül, beş yıldır cezaevinde bulunan, on yıl ve bin kırbaç cezasına mahkum edilen Raif Bedevi’nin eşi Ensaf Haydar tarafından verildi. Haydar ödülle ilgili, “Ahmet Şık’ın cesaretinden çok etkilendim. Raif ve o aynı kaderi paylaşıyorlar, her ikisi de düşündüklerini söyledikleri için hapsedildiler” diye konuştu.

Törende Ahmet Şık’ın gönderdiği mesaj okundu.

Ahmet Şık mesajında şu ifadeleri kullandı:

Gazetecilik yapmak/ hakikati dile getirmek ve düşüncelerini ifade etmekten dolayı tutsak edilmiş biri olarak; başka bir ülkede yine düşüncelerini ifade ettiği için tutsak edilmiş ve işkence görmüş Raif Bedevi adına verilen bu ödüle layık görülmek benim için gurur verici olmasının yanı sıra aynı zamanda can yakıcı… Bir gazetecinin, zaten görevi ve sorumluluğu olarak işini yapmaya çalışmasından ötürü baskıya maruz kalmasının utancını ise Türkiye’deki sahiplerine bırakıyorum.

Hakikat ve hakikati konuşanlar düşman ilan edilip yok edilmeye çalışılıyor.

Kendileriyle suç ortaklığı yapmayı reddeden medyayı kuşatıp, gördüğü hakikati anlatmakta ısrarcı davranmaya devam eden gazetecileri hapsettiler. Korkuyla hakim kılınan bir suskunlukla tüm ülke bir sessizlik sarmalına girince iktidarlarının kalıcı olacağı yanılgısına düştüler. Oysa ki, bir toplumun gerçek hayatı ve hakikati sustuklarında saklıdır. Çünkü sessizlikte daha fazla duyar insan. ‘İnsan umutsuzluktan umut yaratandır’ diyen usta Yaşar Kemal’e inanan bizlerin umudu var. Çünkü zulmün elindeyken direnmeyenler için yaşanılası bir hayat olmayacağını bilen bizler için, umut kendi gerçeğini yaratır. Ve umudun öfkesinden korkacak olanlar yalnızca suçlulardır. Evet, karanlığın gölgesinin daha da koyulaştığı, karamsarlığın yaygınlaşıp daha da derinleştiği zamanlar. Hiçbir şeyin iyi olamayacağını düşündürten zamanlar… Tası tarağı toplayıp gitmeyeceğiz çünkü biz buradayız ve varız. Var kalmaya devam edeceğiz.

Türkiye bizim evimiz. Hayatımız. Geçmişimiz. Barış, hak, hukuk, adalet ve eşitliğin hakim olduğu geleceğimiz.

 

Previous post
Özgürlükçü Demokrasi’ye 44’üncü erişim engeli
Next post
ABD Büyükelçisi Bass’tan iddialara yanıt: Saklanan kimse yok, hiçbir çalışanımızı yargıdan kaçırmıyoruz