Ana SayfaManşet25 Kasım’da ‘Mirabeller’in kanatları olmaya’ çağrı

25 Kasım’da ‘Mirabeller’in kanatları olmaya’ çağrı

HABER MERKEZİ – Kampüs Cadıları, 25 Kasım gününe kadar şiddete dikkat çekmek için çok sayıda etkinlik yapacak. Mezopotamya Ajansı’na hazırlıklarını anlatan Kampüs Cadıları Üyesi Gizem Işık, 25 Kasım için bir çağrı da yaptı: “Kız kardeşlerimizi Mirabeller’in kanatları olmaya, şiddete karşı mor meydanlara davet ediyoruz.”


Haber: Necla Demir


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında hazırladıkları 3 haftalık program çerçevesinde; her türlü şiddet biçimini ve verilecek mücadele yöntemlerini tartışan Kampüs Cadıları, her yerde erkek devlet şiddetine karşı alanlarda olma çağrısı yapıyor.

25 Kasım’a kadar atölye çalışmaları

25 Kasım çalışmalarına ilişkin bilgi veren Kampüs Cadıları Üyesi Gizem Işık, ilk olarak 10 Kasım’da Taksim Birikimhane’de buluşarak şiddet biçimlerini ve buna karşı mücadeleyi tartıştıkları bir forumda bir araya geldiklerini aktardı.

Işık, bundan sonraki planlamalarına dair de şunları söyledi:

  • 17 Kasım’da film atölyesinde film eleştirisi günü: Kadın yönetmenlerle kısa filmler tartışılacak.
  • 25 Kasım günü saat 15.00’te Taksim’de buluşma ve sonra tüm kadınlarla birlikte meydanda buluşma

Özsavunma atölyelerine devam

Türkiye’nin iç içe girmiş birçok kriz dinamiğini bir arada yaşadığını ve bu krizlerden sıyrılmaya çalışan erkek egemen iktidarın faşizmi kurumsallaştırmaya çalıştığını belirten Işık, “Sindirilen bütün dinamiklere nazaran sesini kısmayan ve sokakları terk etmeyen kadın dinamiği, iktidar açısından en büyük tehlike. Her yanı saran bir şiddet var. Kampüslerimiz de bu şiddetten azade değil” dedi.

Artan şiddet karşısında her dönemin de kendi güncel mücadele metotlarını beraberinde getirdiğini dile getiren Işık, verilecek mücadele yol ve yöntemlerine ilişkin de şöyle konuştu:

“Kampüsler, gerek polisiyle gerek özel güvenliğiyle erkek egemen mekanlar. Okul içinde tacizcilerin değil, kadın mücadelesi yürütenlerin cezalandırıldığı durumlar söz konusu. Yükselen kadın mücadelesi, bütün kadınlara umut ve cesaret veriyor. Kadınlar artık sessiz kalmıyor. Bundan dolayı pasif ve aktif olmak üzere özsavunmalarını ortaya koyuyorlar zaten.

“Biz, en önemli öz savunma şeklinin örgütlü mücadele ve kadın dayanışması olduğunu biliyoruz; ama tabi aktif özsavunmanın gerektiği durumlarda yumruğumuzu erkek egemenliğinden esirgemiyoruz. Şiddetin, tacizin, tecavüzün son derece arttığı bu dönemde, bulunduğumuz bütün illerde kadınlarla beraber özsavunma atölyeleri yapmaya çalıştık ve hala da devam ediyoruz. Kadınlar özsavunmaya erkek şiddetini durdurmaya diyoruz.”

25 Kasım’a çağrı

Erkek egemenliğinin ve şiddet biçimlerinin her alanda olduğunu dile getiren Işık, 25 Kasım için de şu çağrıyı yaptı:

“1960 yılında Dominik halklarına ve Mirabel Kardeşler’e dayatılan diktatörlük koşulları şimdilerde Türkiye halklarına ve biz kadınlara dayatılıyor” diyen Işık, 25 Kasım’da Taksim’deki eyleme de şu sözlerle katılım çağrısında bulundu: “Kadın mücadelesine gözdağı verilmeye çalışılıyor. Yaşamlarımızı dört bir yandan saran kuşatmanın farkındayız ve bu kuşatmayı nasıl kaldıracağımızı biliyoruz. Kız kardeşlerimizi Mirabeller’in kanatları olmaya, 25 Kasım’da şiddete karşı mor meydanlara davet ediyoruz.”


Mezopotamya Ajansı
Previous post
ABD'de yangınlar: Hayatını kaybedenlerin sayısı 25’e yükseldi
Next post
İstanbul Maratonu koşuldu