Ana SayfaÖzelAf Örgütü’nde sürüklenerek gözaltına alınan eylemciler: “Tecrit kırılsın istedik, tecrit edildik”

Af Örgütü’nde sürüklenerek gözaltına alınan eylemciler: “Tecrit kırılsın istedik, tecrit edildik”

HABER MERKEZİ – Açlık grevlerine dikkat çekmek için Uluslararası Af Örgütü’nün Londra’daki ofisinde düzenlenen protestolara dönük müdahale gündemde. ‘Kendi sorumluluk alanına giren bir konuda sessiz kalmakla’ eleştirilen Af Örgütü, protestonun ‘barışçıl niteliğini kaybettiğini’ öne sürüp polis şiddetine değinmezken, eylemciler Af Örgütü’nün kendilerine açlık grevlerinin esas nedeni olan Öcalan’a tecrite dair bir açıklama yapmayacağını söylediğini belirtiyor. Polis şiddetine maruz kalan eylemciler, “Biz tecridin kırılmasını talep ettik ama tecrit edildik” diyor. Af Örgütü’ne kendi çalışanlarından da tepki var: “Yönetim, gücünü hor kullanan hükümetler gibi davrandığı ve Uluslararası Af Örgütü’nün kamuoyu güvenini sarstığı için utanmalı.”


Haber: Hasan Özhan Ünal


Leyla Güven’in açlık grevi eylemi 173’üncü gününde devam ederken, onunla aynı taleple yurt dışında ve cezaevlerinde başlatılan eylemler de sürüyor.

Güven, siyasi tutuklular ve aktivistlerin talebi aynı; PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması.

Devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek için birçok yerde farklı eylemler de yapılıyor. Bunlardan biri de geçtiğimiz günlerde Londra’da bulunan Uluslararası Af Örgütü binasındaki sivil itaatsizlik eylemiydi.

Göçmen İşçiler Kültür Derneği ve Kürt Halk Meclisi tarafından ortaklaşa düzenlen protesto eylemi, 24 Nisan sabahında bir grubun Uluslararası Af Örgütü Londra merkezine girmesiyle başlamıştı.

Eylemciler, Türkiye’deki cezaevlerinde tutuklulara yönelik ihlaller, açlık grevleri ve tecrit karşısında Af Örgütü’nün sessizliğini bozmasını istiyordu.

Ancak günler süren eylemlerde ve yapılan görüşmelerde bir sonuç alınamadı, 27 Nisan’da ise sivil itaatsizlik eylemi yapanlara müdahale edildi ve eylemciler yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı.

Polisin ters kelepçeli müdahalesine maruz kalanlar arasında yaklaşık 50 gündür açlık grevinde olan eylemciler de vardı.

Gözaltına alınan aktivistler daha sonra serbest bırakıldı.

“Eylemciler tecrit edildi”

Müdahalenin ardından Britanya’daki Kürt Halk Meclisi, bir kınama mesajı paylaştı.

“Uluslararası Af Örgütü’nün kendi sorumluluk alanına giren bir konuda, sessizliğini kınamak, görevlerini hatırlatmak amaçlı yaptığımız barışçıl eyleme insanlık dışı bir tarzda yaklaşmıştır.
“Uluslararası Af Örgütü tecriti protesto eden eylemcilere üç gün tecrit uygulamıştır. Kapıları eylemcilerin üzerine kapatan, binadaki tuvaletleri eylemcilere açmayan bir yaklaşımla eylemcilere adeta işkence uygulamıştır.”

Kınama mesajında Af Örgütü’nün taleplere kulak vermek yerine eylemcileri ‘tecrit ettiği’ ve ‘yıldırmaya çalıştığı’ vurgulandı.

Güven’in kızından tepki

Af Örgütü’nün bu tutumuna annesi Leyla Güven yaklaşık 6 aydır açlık grevinde olan gazeteci Sabiha Temizkan Twitter hesabından tepki gösterdi.

Polis müdahalesine dikkat çeken Temizkan, “Açlık grevlerine dikkat çekmek için 4 gündür oradalardı. Af Örgütü’nün bir açıklaması var mı acaba?” diye sordu.

Bu soruya Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi “üzgünüz” açıklaması ile yanıt verdi.

İlgili açıklamada “Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi olarak Londra’daki Uluslararası Sekretarya ofisimizde yaşanan olayları derin üzüntüyle takip ettik” denildi.

Açıklamada protestonun “barışçıl niteliğini kaybettiği” savunulup polis müdahalesi meşrulaştırılırken, polis şiddetine değinilmedi.

“Af Örgütü’nün kendi sorumluluk alanına giren bir konuda sessiz kaldığı” yönündeki eleştirilere de yanıt verilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

“Uluslararası Af Örgütü’nün hapishanelerde hücre hapsi, tecrit ve izolasyona kesinlikle karşı olduğunu ve bu uygulamaları koşulsuz olarak tutuklu ve hükümlü haklarının ihlali olarak kabul ettiğini, ilkeleri gereği insan hakları ihlallerini bağımsız ve tarafsız olarak tespit etmesi gerektiğini, tespit edilen hak ihlaline uğrayan kişilerin bizzat veya yasal temsilcileri aracılığıyla raporlama ve durumun kamuoyuyla paylaşılmasına dair rıza bildirmeleri gerektiğini açıkladık.”

Açlık grevlerinde kritik eşiğin aşıldığı, kimi eylemcilerin hastanelik olduğunu anımsatan Temizkan’ın Af Örgütü’nün bu açıklamasına yanıtı ise “İnsanlar kan kusarken hala neyi araştırıyorsunuz?” oldu.

Eylemciler anlattı

Eylemciler ise Af Örgütü yönetiminin tutumunu eleştiriyor ve yapılan açıklamaları gerçekçi bulmuyor.

Eylemcilerden biri “Tamamen insani, vicdani bir eylemdi. İşgal eylemi yaptık. Bizimle ilgili herhangi bir demeç vermeyeceklerini söylediler. Biz de orada oturma ve açlık grevine girme eylemi başlattık” sözleriyle sürecin başlangıcını anlattı.

Kapıların kapatıldığını ve içeri kilitlendiklerini söyleyen eylemci, “Biz tecridin kırılmasını talep ettik ama tecrit edildik” ifadesini kullandı.

Bir başka eylemci de polis şiddetini “Bazı arkadaşlarımızın üzerine çıkıldı, bazılarının parmakları kırıldı” sözleriyle anlattı.

Bir diğer eylemci üçüncü günün akşamında yani 27 Nisan’daki müdahaleden bir gün önce Af Örgütü yöneticileri ile yapılan müzakere görüşmesinde kendilerine “Siz bu binayı yaksanız bile Öcalan üzerinde herhangi bir açıklama yapmayacağız” denildiğini aktararak bu duruma tepki gösterdi.

Çalışanından Af Örgütü’ne tepki

Af Örgütü’nün bu resmi açıklamasına kuruluşun çalışanlarından Raha Bahrein de tepki gösterdi.

Af Örgütü’nde İran üzerine araştırmacı olarak çalışan insan hakları avukatı Bahrein, “Af Örgütü çalışanı olarak yönetimin barışçıl Kürt protestocuların zorla örgütün tesisinden çıkarılması için polisi çağırması karşısında dehşete düştüm. Yönetim Af Örgütü çalışanlarını temsil etmiyor ve bu rezaletten sorumlu tutulmalı” dedi.

“Af Örgütü çalışanı olarak birçoğumuz, yönetimin, ofisin açık olduğu haftaiçindeki günlerde bu utanç verici kararı alması durumuna karşı çıkardık. Yönetim, gücünü hor kullanan hükümetler gibi davrandığı ve Uluslararası Af Örgütü’nün kamuoyu güvenini sarstığı için utanmalı.”

Açlık grevcilerinin ve eylemcilerin talebi ne?

Güven, cezaevlerindeki tutuklular ve dünyanın farklı yerlerindeki eylemciler, İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecridin kaldırılmasını talep ediyor.

27 Temmuz 2011’den bu yana avukatları, 11 Eylül 2016’dan beri de ailesiyle ne yüz yüze ne de telefon yoluyla görüştürülen Öcalan’ı, 12 Ocak’ta kardeşi Mehmet Öcalan’ın ziyaret ettiği bildirilmişti.

Görüşme açlık grevleri sürerken gerçekleşmişti. Ancak tahliye edilen Güven ve diğer tutuklular “tecrit kaldırılsın” talebi ile başlattıkları eylemi “tecrit durumunun sürdüğü” gerekçesiyle devam ettiriyor.

Açlık grevcileri Öcalan’ın ailesi ve avukatları ile düzenli görüşmesini talep ediyor.

Hem Güven hem diğer birçok eylemcinin sağlık durumu kritik eşiği aşmış durumda.

Cezaevlerinden bugüne dek yedi ölüm haberi geldi.

17 Mart’ta Zülküf Gezen Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde, 23 Mart’ta Ayten Beçet Gebze Cezaevi’nde, 24 Mart’ta Zehra Sağlam Oltu T Tipi Kapalı Cezaevin’de, 25 Mart’ta Medya Çınar Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde, 1 Nisan’da Yonca Akici Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde, 2 Nisan’da Siraç Yüksek Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde, son olarak 5 Nisan’da Mahsum Pamay da Elazığ T Tipi Cezaevi’nde yaşamını sonlandırdı.

Yaşamını yitirenlerin cenazeleri alıkonularak polis ve jandarma ablukasında defnedilirken, kitlesel ziyaretler her defasında engellendi.

Hükümetin çağrılara yanıtı olumsuz

Aylardır süren açlık grevleri karşısında hükümet sessizliğini korurken, 3 Mart’tan bu yana açlık grevinde olan HDP Milletvekili Tayip Temel’in çağrısına Meclis Başkanı Mustafa Şentop ilk kez karşılık vermişti.

Temel, Meclis Başkanı’a “Güven’i evinde ziyaret edip talebini dinlemeli” sözleriyle çağrı yapmıştı.

Bir TV programına katılan Şentop ise bu çağrıya “Sayın Güven’in açlık grevi kendi kişisel durumu ya da cezaevi şartlarıyla ilgili değil. Bu ziyaret konusunu doğru bulmayacağımı ifade edeyim” yanıtını vermişti.

Previous post
“BAE casusu” olduğu öne sürülerek tutuklanan bir kişi cezaevinde ‘intihar etti’ 
Next post
Açlık grevleri: Cezaevlerindeki eylem ‘ölüm orucuna’ dönüştürülüyor