Ana SayfaEkolojiCizre Bisiklet ve Doğa Derneği ile tanışın

Cizre Bisiklet ve Doğa Derneği ile tanışın

HABER MERKEZİ – Şırnak’ın Cizre ilçesinde 2016’da bisiklet tutkunu birkaç arkadaşın bir araya gelmesiyle ortaya çıkan fikir ile Cizre Bisiklet ve Doğa Derneği 2017’de resmi olarak dernekleşti. Zamanla üyeleri artan dernek, doğayı korumak için önüne hedefler koydu. Çocukluk tutkusunu büyüten dernek üyeleri, bisikletleriyle doğada temizlik turuna çıkıyor. Dayanışma bekleyen üyeler, “Kapımız herkese açık” diyor. Yeni Yaşam’daki bu röportajı paylaşıyoruz.


Röportaj: Neğşirvan Güner


Nasıl bir fikir ile yola çıktınız?

Kuşkusuz zorlu, acılı ve sosyal imkanların sınırlı olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Birey ve toplum olarak yaşadığımız sıkıntı ve olumsuzluklarla baş etme arayışlarımız doğal olarak gelişir. Sanat, spor, doğa gibi onarıcı ve terapötik etkisi olan alanlar da doğalında gelişen bu arayışlar sonucunda tutunabilecek çok önemli olgular olarak karşımıza çıktı. Şehirlerimizde belirlenmiş, dayatılan ve süregiden gündemlerin dışına çıkarak doğa ve insani maneviyatımıza yönelmek; şehrin gürültü ve görüntü kirliliklerden bir nebze uzaklaşarak doğada soluk almak gibi iyileştirici ihtiyaçlar bizim için önemli bir çıkış noktası oldu. Elbette bütün bunları yaparken bisiklet en temel enstrümanımız oldu.

Pedalladıkça, araştırdıkça ve bu konu etrafında tartışmalarımızı geliştirdikçe bisikletin tarihsel iyileştirici ve toplumu normalleştirici yönüyle tanıştık. Zamanla bisiklet ve doğa ile ilgili bilgi ve birikimlerimiz etrafında belirli ilkelerimiz de gelişince çevre ve doğaya yönelik farkındalık yaratma amaçlı faaliyet ve etkinler yaparak kapsamımızı geliştirmeye çalıştık. Yaptığımız etkinlik ve farkındalıkların izlerini toplumumuzda ve çevremizde görüp, kentimizde bir bisiklet kültürünün oluşmaya başladığına tanıklık ettikçe daha fazla motive oluyoruz tabi ki.

Cizre halkının bisiklet ile ilişkisi nasıl?

Açıkçası bisiklet her toplumda olduğu gibi Cizre’de de öncelikle bir çocukluk sevinci olarak hep vardı. Her birimizin küçükken bisiklet anıları fazlasıyla vardır. Ancak büyüyünce, sınıf ve statülere ayrılınca birçoğumuz bisikleti çocukluğunda bıraktı. Derneğimizden önce Cizre’de bisiklet daha çok çocukların, bazen de fırın ve dürüm servisi elemanlarının kullandığı önemsenmeyen bir araç olarak görülüyordu. Bizden sonra, yani yetişkin ve kadınların kullanımında sonra bisikletin önemsenmeyen bir araç olduğuna yönelik olumsuz algıyı bir miktar değiştiğini ve bisikletin toplumsallaşmaya başladığını söyleyebiliriz. Bizim için en önemlisi de istediğimiz seviyede olmasa da Cizre’de kadınların da bisiklet kullanmaya başlaması oldu kuşkusuz. Bisiklet kullanan kadın üye sayımız günbegün artıyor.

Cizre Bisiklet ve Doğa Derneği’nde kimler var? Herkese açık mı derneğiniz?

Kadınlar, gençler, işsizler, aile bireylerimiz ve birçok meslekten kamu ve özel sektör emekçisi üye ve gönüllümüz var. Doğa ve toplumcu ilkelerimizi benimseyen, değer katan bütün hemşerilerimize ve dışarıdan konuklarımıza açığız elbette.

Dışarıdan gelen, sizi takip eden insanlardan nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Bölgede bisiklet ile ilgili çalışma yürüten birçok topluluk ve kuruluşla tanışıklığımız oldu. Bu konudaki duyarlı çevrelerden oldukça samimi ve sıcak mesajlar alıyoruz. Annelerimizden, yaşlılarımızdan, ileri gelenlerimizden ve birçok çevreden güzel sözler duyuyoruz. Bizi sosyal medyadan takip eden birçok dostumuzdan tebrik mesajları alıyoruz.

Doğa yürüyüşleri, çevre temizliği ve aynı zamanda bir müzik grubunuz var. Hepsi nasıl bir araya geldi?

Özellikle de müzik kısmı fikri neden çıktı? Yaptığımız etkinlikleri kendi imkanımıza, özgünlüğümüze dayanarak yapmaya çalışıyoruz. Tur yaptığımız alanlardaki çevre temizliği ve doğa bilincini geliştirmeye dönük çabalarımız toplumun tamamından destek görüyor. Maalesef Cizre yeşil alan bakımından çok gerilerde. Biz de bu konuda ne kadar duyarlılık yaratırsak o kadar iyi. Kendi imkanlarımız dahilinde bahar döneminde fidan ekimi yapmayı planlıyoruz. Umarız ki daha büyük çalışmaların parçası ve aktörü oluruz. Kuşkusuz müzik de diğer sanat dalları gibi bir yansıma biçimi olarak doğadan çıkmıştır. Bu coğrafyadaki doğada yaşayan insanların ürettiği; toprak, emek ve tarih kokan ezgilerimiz var. Anonim eserleri seslendirdik. Grubumuz; üyeleri belirlenmiş, sanatsal faaliyetler içerisinde bulunan, düzenli prova yapan profesyonel bir müzik grubu değil. Elimizdeki telefon kameralarıyla kayıt ve görüntülerimizi alıyoruz. Sonra sosyal medyadan paylaşıyoruz.

Trafik, çevre, sağlık, kadın, çocuk kısacası insan ve toplumla ilgili birçok sorunun da daha rahat çözüleceğini öngörüyor ve umuyoruz. Bunun için de ilkelerimizle ortaklaşacak ve bize güç verecek duyarlı dostların desteğine ihtiyacımız var.

Bu röportaj Yeni Yaşam’ın 14 Nisan 2019 tarihli nüshasında yayınlanmıştır.

Previous post
Leyla Halid: Türkiye ve Filistin’de açlık grevi eylemlerinin etrafında kenetlenmek gerek
Next post
Kendi sesi ile Jeff Buckley