Ana SayfaGüncel‘Panzer Davası’: 2’nci raporda polis ve amiri ‘tali kusurlu’, tüm kusur panzerdeymiş

‘Panzer Davası’: 2’nci raporda polis ve amiri ‘tali kusurlu’, tüm kusur panzerdeymiş

ŞIRNAK – ‘Panzer Davası’ kapsamında hazırlanan ‘bilirkişi raporu’nda, belgesi bulunmayan sanık sürücü polis Ömer Yeğit’in aracı üst makamların talimatıyla sürdüğü, görevlendirmeyi yapan polis amiri Murat Maden’in de göreve yeni başladığından personeli tanımadığı için ‘alt düzeyde tali kusurlu’ oldukları savunuldu. Raporda, tüm kusur panzere yüklendi.


Haber: Gökhan Altay


Şırnak’ın Silopi ilçesinde evlerine giren panzerin altında ezilerek yaşamını yitiren 7 yaşındaki Muhammed ve 6 yaşındaki kardeşi Furkan Yıldırım’ın ölümüne neden olan zırhlı araç sürücüsü polis Ömer Yeğit ve onu görevlendiren amiri Murat Maden hakkında açılan davanın 8’inci duruşması 2 Mayıs tarihinde görülecek.

Daha ilk duruşmada tahliye edilen sanık Yeğit ve amiri Maden hakkında “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezasının istendiği davanın yargılaması ise Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

Rapor iki kez ertelendi

Sona gelinen davanın 25 Ekim tarihinde görülen 5’inci duruşmasında istenilen, ancak bugüne kadar 2 kez ertelenen sorumluların kusur durumlarının tespiti konusuna dair “bilirkişi raporu” da mahkemeye sunuldu.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nden seçilen iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından mahkemeye sunulan rapor 6 sayfadan oluştu.

7 madde altında hazırlanan raporda, 2 sanık polisin daha önce verdikleri ifadeler hatırlatılarak, freni ve direksiyonu çalışan panzer aracı “asli kusurlu”, sanık Yeğit ve onu görevlendiren amir Murat Maden’i ise “tali kusurlu” gösteren “olay yeri keşif” raporuna değinildi.

‘Sanık alt düzeyde tali kusurlu’

Raporun değerlendirme kısmında, sanık Yeğit’in “Motorlu Araç Sürücü Belgesi”nin bulunmadığı hatırlatılarak, “Bu belgenin bulunmayışından ve kendisinin bu konuda ehil ve tecrübeli olmayışından kendisine kusur izafesi uygun görülmemiştir” denildi.

Yeğit’in söz konusu görevi üst makamların talimatıyla yaptığının kaydedildiği raporda, şu ifadelere yer verildi:

“Bu nedenle daha önceki raporlarda kabul edildiği gibi baskın bir kusur oranından söz edilmesi uygun görülmemiştir. Her ne kadar bu konuda yeterli eğitim almamış ise de, önemli bir süre zırhlı araç kullanıyor olması nedeniyle yaptığı işin sorumluluğunda ve bilincinde olması, aracın içinde bulunması sırasında motorun stop etmesi halinde çok ani bir şekilde frene basarak aracın hareketini önleyebilmesi gerekirdi. Bu tedbiri zamanında alamamış olmakla birlikte olayda ‘alt düzeyde tali kusurlu’ görülmüştür.”

Belgesiz kişiyi atamak ‘azaltıcı aktör’

Söz konusu raporun devamında is, sanık Maden hakkında, “henüz bir haftalık söz konusu göreve atanmış olması sırasında söz konusu üstlenebilecek kişileri tanımadan ve bilmeden böyle bir görevlendirme yapmak durumunda kalması, başka üst düzey bir görevlinin söz konusu atamada imzasının bulunmaması, sistem içinde bir iletişim ve koordinasyon eksikliği olduğunu açıklamaktadır” değerlendirmesi yapıldı.

Raporda, sanık Maden’in ehil olmayan kişiyi atamış olmasından kaynaklı kusurlu sayılmış olmasının yerinde olduğu, ancak kusurunun “baskın kusur” derecesinde olmadığı ileri sürüldü.

Sanık Maden’in de, “alt düzeyde tali kusurlu” olarak kabul edilmesi istenilen raporda, “…çalışma sistemin gerekli koordinasyonun bulunmaması ve görevi yapacak ehil kişiler bulunmasına rağmen sistem içinde doğru atamanın yapılmamış olmasının sanığın kusur oranını azaltıcı aktör olarak değerlendirmiştir” denildi.

Suçlu bulundu: Panzer!

Raporun son bölümünde panzere dair bir takım değerlendirmelere de yer verildi.

Söz konusu bölümde, araçların sürekli ve düzenli bakımlarının yapılmış olmasına rağmen her an önceden tespit edilememiş bir arızasının ortaya çıkması mümkün olduğu ileri sürülerek, “Bu nedenle olaya aracın aniden stop etmesinin olayda etkili olduğu, bu hususun aracın eksikliğinden kaynaklandığı, teknik bir arıza olarak kabul edilebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır” denildi.

Raporunu sonuç bölümünde ise, sanık Yeğit ve Maden’in olayda “alt düzeyde tali kusurlu” olduğu, olayın yaşanmasına ise, aracın teknik donanımının yetersizliği ve ani arızalı olmasının etkili olduğu iddia edildi.

Olayın geçmişi

Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka mahallesinde, 3 Mayıs 2017 günü gecesinde MHP İlçe binasını korumakla görevli 73 A 0133 plakalı 1994 model Dragon 1 marka zırhlı araç sürücüsü polis, evlerine girdiği Muhammed ve Furkan Yıldırım kardeşlerin ezilerek ölümüne neden olmuştu.

Panzer sürücüsü Ömer Yeğit gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra Şırnak Cezaevi’ne gönderilmişti. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, zırhlı aracın sürücüsü Yeğit ve onu görevlendiren amiri Murat Maden hakkında, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapisle ceza istenmişti.

İddianamede yer alan Trafik Bilirkişi raporunda, zırhlı araç sürücüsü Yeğit’in, “Motorlu araç sürücü sertifikasının” bulunmadığı, bu nedenle sürücünün araç ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmaması sonucunda olayın meydana geldiği bilgisine yer verilmişti.

Yeğit, savcılığa verdiği ifadede ise kendisini, “Park etmeye çalıştığım sırada araç birden stop etmesiyle birlikte rampa aşağı öne doğru 52’nci caddenin devamı 715’inci sokağa doğru gitmeye başladı. Aracın freninde ayağımı sürekli basılı tuttum. Fakat araç stop ettiği için fren sistemi çalışmadı. Aracın direksiyonu kilitlendi. Fren tertibatı işlemedi” sözleriyle kendisini savunmuştu.

2 polis hakkında açılan ve ilk duruşması 17 Ekim 2017 tarihinde görülen davada, tutuklu polis tahliye edilmişti.

Zırhlı araç sürücüsü yaptığı savunmada, ehliyetinin olmamasına rağmen daha önce farklı yerlerde görevlendirildiğini belirtmiş ve olaydan kendisini görevlendiren İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan ile polis amiri Tuncay Taşdemir’i sorumlu tutmuştu.

Söz konusu davada ismi geçen polis Taşdemir ile Erdoğan’ın ise, disiplin soruşturması neticesinde ceza aldıkları ortaya çıkmıştı.

Dava kapsamında hazırlanan “olay yeri keşif” raporunda ise, panzerde el freninin bulunmadığı ortaya çıkmış, sanık Yeğit’in “yapacak bir şeyinin olmadığı” ileri sürülmüştü.

Raporda, freni ve direksiyonu çalışan panzer aracının “asli kusurlu”, sanık Yeğit ve onu görevlendiren amir Murat Maden’in ise “tali kusurlu” olduğu ileri sürülmüştü.

Bugüne kadar 7 duruşması görülen davanın bir sonraki duruşması 2 Mayıs tarihine ertelenmişti.


Mezopotamya Ajansı
Previous post
Fazladan alınmış intikamlar – Elend Aydın
Next post
Batman'da bir ilk: Seçilen iki kadın muhtardan 'kadınlar birleşirse başarır' mesajı