Ana SayfaGüncelYıldırım kardeşler davasında savcı beraat kararına itiraz etti

Yıldırım kardeşler davasında savcı beraat kararına itiraz etti

HABER MERKEZİ – Silopi’de bir polis panzerinin evlerine girmesi sonucu hayatını kaybeden Yıldırım kardeşlerin ölümüne neden panzer sürücüsü Ömer Yeğit’i görevlendiren amiri Murat Maden hakkında verilen beraat kararına savcı tarafından itiraz edildi.

Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka Mahallesi’nde 3 Mayıs 2017 gecesi uykudaki 7 yaşındaki Muhammed ile 6 yaşındaki kardeşi Furkan Yıldırım’ın ölümüne neden olan zırhlı aracın sürücüsü polis Ömer Yeğit ve onu görevlendiren amiri Murat Maden hakkında açılan davanın karar duruşması, 19 Haziran’da Cizre 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılmıştı.

Mahkeme heyeti, sanık Yeğit’e “taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişin yaralanması” suçlamasıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası vermişti.

Ömer Yeğit’e verdiği 2 yıl 1 ay hapis cezasını 19 bin TL para cezasına çeviren mahkeme, Yeğit’in amiri olan Maden’in ise beraatına hükmetmişti.

Mahkemenin önümüzdeki günlerde gerekçeli kararını da açıklaması beklenirken, Yıldırım kardeşlerin avukatları karara ilişkin istinaf başvurusunda bulundu.

Öte yandan dosya savcısı da zırhlı araç sürücüsüyle aynı maddeden cezalandırılmasını istediği diğer polis Murat Maden’e ilişkin verilen karara itiraz etti.

Savcılık, istinaf başvurusunun gerekçesini ise “Usul ve yasaya aykırı hususları içermesi nedeniyle” şeklinde açıkladı.

Olayın geçmişi

Şırnak’ın Silopi ilçesine bağlı Karşıyaka mahallesinde, 3 Mayıs 2017 günü gecesinde MHP İlçe binasını korumakla görevli 73 A 0133 plakalı 1994 model Dragon 1 marka zırhlı araç sürücüsü polis, evlerine girdiği Muhammed ve Furkan Yıldırım kardeşlerin ezilerek ölümüne neden olmuştu.

Panzer sürücüsü Ömer Yeğit gözaltına alınıp tutuklandıktan sonra Şırnak Cezaevi’ne gönderilmişti. Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve Cizre 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, zırhlı aracın sürücüsü Yeğit ve onu görevlendiren amiri Murat Maden hakkında, “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan 2’şer yıldan 15’er yıla kadar hapisle ceza istenmişti.

İddianamede yer alan Trafik Bilirkişi raporunda, zırhlı araç sürücüsü Yeğit’in, “Motorlu araç sürücü sertifikasının” bulunmadığı, bu nedenle sürücünün araç ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmaması sonucunda olayın meydana geldiği bilgisine yer verilmişti.

Yeğit, savcılığa verdiği ifadede ise “Park etmeye çalıştığım sırada araç birden stop etmesiyle birlikte rampa aşağı öne doğru 52’nci caddenin devamı 715’inci sokağa doğru gitmeye başladı. Aracın freninde ayağımı sürekli basılı tuttum. Fakat araç stop ettiği için fren sistemi çalışmadı. Aracın direksiyonu kilitlendi. Fren tertibatı işlemedi” sözleriyle kendisini savunmuştu.

İki polis hakkında açılan ve ilk duruşması 17 Ekim 2017 tarihinde görülen davada, tutuklu polis tahliye edilmişti.

Zırhlı araç sürücüsü yaptığı savunmada, ehliyetinin olmamasına rağmen daha önce farklı yerlerde görevlendirildiğini belirtmiş ve olaydan kendisini görevlendiren İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan ile polis amiri Tuncay Taşdemir’i sorumlu tutmuştu.

Söz konusu davada ismi geçen polis Taşdemir ile Erdoğan’ın ise, disiplin soruşturması neticesinde ceza aldıkları ortaya çıkmıştı.

Dava kapsamında hazırlanan “olay yeri keşif” raporunda ise, panzerde el freninin bulunmadığı ortaya çıkmış, sanık Yeğit’in “yapacak bir şeyinin olmadığı” ileri sürülmüştü.

Raporda, freni ve direksiyonu çalışan panzer aracının “asli kusurlu”, sanık Yeğit ve onu görevlendiren amir Murat Maden’in ise “tali kusurlu” olduğu ileri sürülmüştü.

Yıldırım kardeşlerin avukatları, söz konusu rapora tepki göstererek “Araç mı cezalandırılacak” diye sormuştu. Yeniden rapor hazırlanması yönünde yapılan talep ise mahkeme tarafından reddedilmişti.

Ayrıca duruşmalarda tanık olarak dinlenen polislerin neredeyse tümü olayın ardından disiplin soruşturması neticesinde ceza alan polis amiri Tuncay Taşdemir ve dönemin İlçe Emniyet Müdürü Selçuk Erdoğan’ın ehliyetsiz araç kullanma görevlendirmesini yaptıklarını belirtmişti.

Yıldırım kardeşlerin avukatları da ısrarla söz konusu iki ismin davaya dahil edilmesini talep etmişti, ancak iki polis hakkında herhangi bir işlem başlatılmamıştı.


Karınca, Mezopotamya Ajansı
Previous post
Sovyetler'in azınlıklar politikası üzerine: “Komintern’in Seyyar Militanları”
Next post
BM: Her gün 137 kadın aile fertleri tarafından öldürülüyor