Ana SayfaDünyaİranlı yönetmen Muhammed Resulof’a hapis cezası

İranlı yönetmen Muhammed Resulof’a hapis cezası

HABER MERKEZİ – “Hoşça Kal”, “El Yazmaları Yanmaz” ve “İnatçı Bir Adam” gibi filmlerin yönetmeni İranlı sinemacı Muhammed Resulof, “devlete karşı propaganda” yaptığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı. Resulof, karara tepki göstererek “Filmleri anlamak yerine devleti karalama olarak yorumluyorlar” dedi.

İranlı yönetmen Muhammed Resulof, İran Devrim Mahkemesi tarafından “devlete karşı propaganda” yaptığı gerekçesiyle bir yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme, sanatçının iki yıl boyunca ülke dışına çıkışını ve herhangi bir siyasi, sosyal parti veya organizasyona üye olmasını da yasakladı.

Yönetmenden karara ilk tepki

Muhammed Resulof hapis cezasına ilişkin olarak İran İnsan Hakları Merkezi’ne yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Filmlerimin hiçbiri politik değil, politik yankıları olan sosyal eleştiriler. Filmleri anlamak yerine devleti karalama olarak yorumluyorlar.”

İranlı yönetmenin avukatı temyiz başvurusunda bulunacaklarını belirtirken, Resulof’un kendisinin bu süreçle ilgili karamsar olduğunu da dile getirdi.

İran İnsan Hakları Merkezi Genel Müdürü Hadi Ghaemi ise “İran sineması, sansürü ve sanatçıların devam eden zulmüne rağmen uluslararası beğeni topladı” dedi ve Rasoulof’un tek suçunun İran’ın kültürü ve toplumu hakkındaki devlet anlatılarını desteklemeyen sanatsal bir vizyonu izlemek olduğunu da söyledi.

#FreeMohammadRasoulof

İran rejiminin Resulof’a verdiği hapis cezası uluslararası tepkilere de neden oldu.

Cannes Film Festivali ve New York Film Festivali, hapis cezasına çarptırılan Resulof’un serbest bırakılması için İran’a çağrıda bulundu.

Sosyal medyada da Resulof’a #FreeMohammadRasoulof etiketiyle destek paylaşımları yapılıyor.

Muhammed Resulof hakkında

1972 yılında İran’ın Şiraz kentinde doğdu. Tahran’da sosyoloji okudu.

Sinemaya kısa filmler çekerek adım atan Muhammed Resulof, ilk uzun metraj filmi Alacakaranlık’ı (Gagooman) 2002’de çekti. Film, Fecir Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü aldı. Ardından da Demir Adası’na (Jazireh Ahani, 2005) imza attı.

1 Mart 2010’da yönetmen Cafer Penahi’nin evinde bir film üzerinde çalışırlarken gece yarısı ev basılır ve gözaltına alınırlar.

Resulof ile birlikte yargılanan Penahi mahkemedeki savunmasında “…Daha önce söyledim, ben, Cafer Penahi, bana yapılan bütün haksızlıklara rağmen, bir kez daha ifade ediyorum; ben İranlıyım, kendi ülkemde kalıyorum ve kendi ülkemde çalışmayı seviyorum. Ülkemi seviyorum, bu sevgi için bedel ödedim ve gerekirse yine ödemeye hazırım” sözlerini kullandı.

Mahkeme, rejim karşıtı film çektikleri gerekçesiyle Penahi ve Resulof’a altı yıl hapis cezası verdi.

20 yıl boyunca da film çekme, senaryo yazma, yurtdışına çıkma, röportaj verme, ulusal ve uluslararası alanda yazılı eser yayınlama yasağı getirildi.

Resulof’un hapis cezası daha sonra bir yıla indirilerek uygulanmadı. Yasak ve baskılara rağmen hem Penahi hem de Resulof film çekmeye devam etti.

2011’de Hoşça Kal’ı (Bé Omid é Didar) çeken Muhammed Resulof, 2013 yılında da El Yazmaları Yanmaz (Dast-Neveshteha-Nemisoozand) filmini çekti.

Film, İran rejiminin, yirmi bir yazar, şair ve gazeteciye suikast planladığı, 1995 yılında yaşanan gerçek olaylardan yola çıkılarak çekildi.

Aynı yıl El Yazmaları Yanmaz filmi, Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış Ödülü’nü aldı.  Filmin Cannes’daki gösteriminden sonra Tahran’a geri dönen Resulof’un dokuz ay boyunca İran’dan ayrılması ve film çekmesi yasaklandı.

Ancak Muhammed Resulof yasağa rağmen 2017’de İnatçı Bir Adam filmini çekti. Film, balıkçılık yapan Reza isimli bir gencin işini ve ideallerini yaşatma mücadelesini anlatıyor.

Aynı yıl film, Cannes’da Belirli Bir Bakış Ödülü’ne ve Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de En İyi Yönetmen ödülüne layık görüldü.

Resulof, filmin Telluride Film Festivali’ndeki prömiyerinden sonra Tahran’a geri döndüğünde ise pasaportuna el konuldu ve hakkında seyahat yasağı getirildi.


Gazete Karınca
Previous post
Düzce’deki selde kaybolan bir çocuğun daha cansız bedenine ulaşıldı
Next post
Barış imzacılarını hedef alan üniversitelerden AYM kararına karşı kampanya