Ana SayfaGüncelCHP’nin ‘Suriye Konferansı’: Kılıçdaroğlu’ndan Şam yönetimi ile diyalog çağrısı

CHP’nin ‘Suriye Konferansı’: Kılıçdaroğlu’ndan Şam yönetimi ile diyalog çağrısı

HABER MERKEZİ – CHP tarafından düzenlenen, Kuzey Suriye yönetiminden herhangi bir yetkilinin davet edilmediği “Uluslararası Suriye Konferansı” sona erdi. Konferansın açılış konuşmasını yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba “Suriye’nin kimin tarafından yönetileceğine yalnızca Suriye halkının karar vereceğini inanıyoruz” derken, CHP lideri Kılıçdaroğlu “Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlama amacıyla Suriye’de sürdürdüğü terörle mücadelenin meşruluğuna inanıyoruz” ifadesini kullandı. Ayrıca Kılıçdaroğlu, “Ankara ile Şam arasındaki yolun barışa giden en kestirme yol olduğunu” söyledi.

Cumhuriyet Halk Partisi’ (CHP) tarafından düzenlenen ve uluslararası katılımcıların da yer aldığı “Suriye Konferansı” gerçekleşti.

İstanbul’da, The Grand Tarabya Hotel’de yapılan konferansa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP milletvekilleri, siyasetçiler, hukukçular, akademisyenler, gazeteciler ve birçok ülkeden diplomat katıldı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba’nın verdiği bilgilere göre “Suriye’de Barışa Açılan Kapı” teması ile düzenlenen konferansta 22 farklı ülkeden diplomat, ulusal ve uluslararası kuruluşların temsilcileri ve uzmanlar, 30’u aşkın STK temsilcisi bulundu.

Konferansa Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi’nden herhangi bir yetkili ise davet edilmemişti.

Konferansın açılış konuşmasını yapan Ağbaba, Suriye’de yaklaşık 9 yıldır süren savaşa çözüm getirmek için toplanıldığını söyledi.

“AKP’nin mezhebi yapılar üzerinden yürüttüğü dış politika çıkmaza sürükledi. ‘Komşularla sıfır sorun’ gibi dış politika yapmaya çalışanlar, Suriye’de egemenlik kurmak isteyen ülkelerin çıkarlarına sıkıştı.
“Milyonlarca insan evlerinden oldu. Oysa başka devletlerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı duyan bir iktidar tarafından yönetilseydik böyle olmayacaktı. Suriye’nin kimin tarafından yönetileceğine yalnızca Suriye halkının karar vereceğini inanıyoruz.”

İmamoğlu: İstanbul’da 1 milyondan fazla mülteci yaşamakta

Ağbaba’nın ardından konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, İstanbul’da 1 milyonun üzerinde mülteciyi ağırladıklarını belirterek, “Şu an süren savaşta at izi it izine karışmıştır. Suriye’de ne olduğunu bilmeyen bazı karar vericiler yangına körükle gitmektedir” dedi.

“Suriyeli göçmenlerin çoğu bilmedikleri bir savaşa dahil olmak istemedikleri ve savaşı kabul etmedikleri için şu an bizimle birlikte yaşıyorlar. Şu an Türkiye’de 4 milyonu aşkın göçmen ve mülteci yaşıyor. Bize gelen bilgilere göre İstanbul’da 1 milyondan fazla mülteci yaşamaktadır.
“İstanbul’da sağlıklı bir veriye ulaşmak zor. Hem ekonomide hem de sosyal anlamda bu sorunları çözmek için birlikte çalışmak zorundayız. Suriyeli mültecilerin sadece burada değil her ülkede yaşadığı çeşitli sorunları vardır.
“Bu sorunlar çok büyük. Halledilmesi güç sorunlar olduğunu kabul etmeliyiz. Bu nedenle ilk seçildiğimizden beri bu soruna ilişkin çok önemli adımlar attık. Suriye’deki sorunun uluslararası arenada çözümü aranmalıdır. Suriye’nin istikrara kavuşması için gereken çaba sarf edilmelidir. Özetle Suriyelileri hiçbir şekilde kendi başlarına terk etmeyeceğiz.”

Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin Suriye’de sürdürdüğü terörle mücadele meşru

CHP lideri Kılıçdaroğlu ise şair Nazım Hikmet’in dizelerinden alıntı yaparak, Türkiye ve Suriye halklarının “barış içinde bir orman gibi” yaşaması için çaba sarf etmeye devam edeceklerini söyledi.

Türkiye ile Suriye arasındaki diyaloğun önemine işaret eden Kılıçdaroğlu, “Ankara ile Şam arasındaki yolun barışa giden en kestirme yol olduğunu” belirtti ve “Suriye’nin geleceğine ancak Suriye halkının karar vereceğini asla unutmamalıyız” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin terörle mücadelesinin meşru olduğunu” da savunan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi:

“Türkiye’nin uygulanan yanlış politikaları sebebiyle Suriye’deki yangın büyüdü. Bu konferans bu yangını söndürmeyi, Suriye ve Türkiye arasındaki tarihsel bağları güçlendirmek ve Türk dış politikasının barışçıl temelleri oturmasına yönelik özlemimizin bir sonucudur.
“Amacımız bölgemizde akan kanı durdurmak ve bölge halkının geleceğe umutla bakmalarını sağlamaktır. 90 yıllık dış politikamız perişan edildi, Ortadoğu’ya mezhep eksenli bakılıyor.
“Yeni Anayasa’nın Suriye’nin demokratikleşmesini sağlamasını umuyoruz. Egemenlik, kayıtsız şartsız Suriye halkının olmalıdır.
“Türkiye’nin kendi güvenliğini sağlama amacıyla Suriye’de sürdürdüğü terörle mücadelenin meşruluğuna inanıyoruz. Ancak bu mücadelenin Şam yönetimiyle ilişki kurularak sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz.”

“Suriye sorununun uluslararası boyutlar”, “Suriyeli sığınmacıların karşılaştıkları sorunlar”, “Toplumsal yaşam ve uyum”, “Bölgedeki aktörlerin stratejik konumları: Suriye’deki güncel duruma askeri ve hukuki açıdan bakış” ve “Yerel yönetimlerin rolü: Sorunlar ve öneriler” başlıkları altında 5 oturumdan oluşan konferans sonuç bölümüyle son buldu.

Sonuç bildirgesi

Suriye’deki çatışmaların sona erdirilmesi ve Suriye’deki barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesi Türkiye’nin temel ve öncelikli bir hedef olması gerektiği belirtilen sonuç bildirgesine, aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.


Karınca, MA, bianet | Fotoğraflar: CHP
Previous post
"Kadın Cinayetlerini Acil Önle" kampanyasında ilk eylem
Next post
Adana Altın Koza'da ödüller sahiplerini buldu