Ana SayfaGüncelFilmekimi’ne geri sayım sürüyor: Gösterimi yapılacak filmler hangileri?

Filmekimi’ne geri sayım sürüyor: Gösterimi yapılacak filmler hangileri?

HABER MERKEZİ – Bu yıl İstanbul’da 4-13 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan 18. Filmekimi programında yer alacak filmler belli olmaya devam ediyor. Şu ana kadar sinemaseverlerle buluşacağı duyurulan 18 filmi açıklanma sırasına göre paylaşıyoruz.


Portrait of a Lady on Fire

Filmekimi’nde yer alacağı açıklanan ilk film, Céline Sciamma’nın dünya prömiyerini yaptığı 72. Cannes Film Festivali’nde beğeni toplayan yeni filmi “Portrait of a Lady on Fire” oldu.

Bu yıl 72. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan “Portrait of a Lady on Fire”a, festivalde En İyi Senaryo ve Kuir Palmiye ödülleri layık görülmüştü.

“Tomboy” ve “Girlhood” gibi filmleriyle tanınan Fransız yönetmen Céline Sciamma’nın senaryosunu da kaleme aldığı film, 18. yüzyılda bir ressamın modeliyle aşkını anlatıyor.

Filmde ressam Marianne’ı Noémie Merlant, model Héloïse’i ise Adèle Haenel canlandırıyor.

Güney İstasyonunda Randevu

Karanlık suç filmleri ve distopya öykülerinden esinlenen yönetmen Diao Yinan’ın “Heyecan verici, şiirsel ve ışıl ışıl, Çin usulü bir kara film” sözleriyle övülen yeni filmi, 18. Filmekimi programının açıklanan ikinci filmi.

Yinan’ın “The Wild Goose Lake” (Güney İstasyonunda Randevu) isimli filmi, neonlar, parlak renkler ve modern görsel tasarımıyla öne çıkan bir polisiye.

Film, peşine hem rakip çeteler hem de polisin düştüğü bir gangsterin kaçış hikâyesini temposunu hiç düşürmeden ve gizemini koruyarak anlatıyor.

Küçük Joe

“Amour Fou” ve “Lourdes” ile hatırlayacağınız Jessica Hausner’in Cannes’da yarışan yeni filmi “Little Joe” (Küçük Joe), bilimkurgu-dram-gerilim filmi sınırlarında geziniyor.

Film, müthiş renk paleti ve sanat tasarımıyla öne çıkıyor.

Genetiği oynanmış kırmızı bir çiçek antidepresan salgılayarak insanları mutlu ederken yan etkisi onları tuhaf bir şekilde değiştirir. Kimsenin engel olamadığı bu deney/bitkinin adı da “Little Joe”.

Cannes’da Emily Beecham’a En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü getiren filmin diğer oyuncuları Ben Whishaw, Kit Connor ve Kerry Fox.

Matthias & Maxime

Xavier Dolan’ın 72. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan son filmi “Matthias & Maxime” de Filmekimi’nde.

Arkadaşlarının çektiği kısa filmde, rol icabı öpüşmek zorunda kalan iki çocukluk arkadaşının değişen ilişkilerini anlatan filmde, Maxime karakterini de Dolan’ın kendisi oynuyor.

And Then We Danced

“And Then We Danced”, yetenekli dansçı Merab’ın halk dansları ekibine yeni katılan bir gence kapılmasını anlatıyor.

Merab, baskıcı bir toplumda hem aşkı hem kendini hem de cinselliğini keşfediyor.

Gürcistan’daki çekimleri gizlilikle yürütülen “And Then We Danced”, bolca müzik ve nefes kesici dans sahneleriyle dolu hareketli, duygusal ve dokunaklı bir büyüme hikayesi anlatıyor.

1980’lerin dans filmlerinden esinlenen Gürcistan asıllı İsveçli Levan Akin’in yönettiği “And Then We Danced” dünya prömiyerini Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yapmıştı.

Acı ve Zafer

Antonio Banderas’ın Pedro Almodovar’ı oynadığı “Dolor y gloria” (Acı ve Zafer), Cannes’da hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden tam not aldı.

Filmin oyuncu kadrosunda ayrıca Penélope Cruz, Cecilia Roth ve Leonardo Sbaraglia gibi isimler de yer alıyor.

Almodóvar’ın kendi yaşamından esinlenerek senaryosunu yazdığı “Acı ve Zafer”, şaşaalı günleri geride kalmış çok ünlü bir yönetmenin 1960’lardan günümüze yaşamöyküsünü çok duygusal ve çok kişisel bir bakış açısıyla anlatıyor.

Liberté

Günümüzün en radikal sinemacılarından Albert Serra imzalı “Liberté”, Fransa Kralı 16. Louis’nin aşırı ahlakçı hükümranlığından kaçan ve ahlaki kural ve baskıların tümünü reddederek Almanya ormanlarında hazzın peşine düşen bir grup asilzadenin hikayesini anlatıyor.

Dünya prömiyerini Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde yapan ve Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen filmde, 18. yüzyıl Fransa’sına da bakış atıyoruz.

Filmin oyuncu kadrosunda ise Helmut Berger, Francesc Daranas, Catalin Jugravu gibi isimler yer alıyor.

Jeanne

Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Özel Mansiyonu’na layık görülen “Jeanne”, Fransalı yönetmen Bruno Dumont‘nun imzasını taşıyor.

2017 yılında vizyona giren Jeannette‘nin devam filmi olan Jeanne, Avrupa tarihinin en önemli figürlerinden biri olan Jeanne d’Arc’ın hikayesini anlatmayı sürdürüyor.

Görüntü yönetimiyle özellikle öne çıkan filmde Jeanne d’Arc’ı, Lise Leplat Prudhomme canlandırıyor.

Parasite

Güney Kore’de çektiği “Memories of Murder”, “The Host” ve “Mother” gibi filmlerle tanınan, adını Netflix filmi “Okja” ile geniş kitlelere duyuran Bong Joon-ho, “Parasite” ile bu yıl Cannes’da Altın Palmiye kazanarak yılın en iyi filmlerinden birine imza attı.

Altın Palmiye kazanan ilk Kore filmi “Parasite” (Korece ismiyle Gisaengchung), birbirinden derin farklarla ayrılan Park ve Kim ailelerinin hikâyesini anlatıyor.

Neredeyse sefalet içinde yaşayan Kim ailesi gerçek kimliklerini saklayarak birer birer, zenginlikleri sınır tanımayan Park ailesinin hizmetine giriyor, trajikomik olaylar gerçekleşiyor.

Filmin başrolünde ise yönetmenin “Memories of Murder”, “The Host” ve “Snowpiercer” filmlerinde de birlikte çalıştığı Song Kang-ho yer alıyor.

Zombi Child

“Saint Laurent” ve “Nocturama” filmlerinden tanıdığımız Bertrand Bonello’nun yönettiği “Zombi Child”, 1962’de Haiti’de tarlalarda başlıyor, 55 yıl sonra Paris’te prestijli bir yatılı okulda devam ediyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Louise Labeque, Wislanda Louimat, Katiana Milfort gibi isimler yer alıyor.

Öldükten sonra dirilen Haitili köle Clairvius Narcisse’in gerçek hayat öyküsünden esinlenen film, ilk gösterimini Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yapmıştı.

First Love

Japonya sinemasının en bilinen yönetmenlerinden Takashi Miike’nin yeni filmi “First Love”, 2019 Cannes Film Festivali’nin Yönetmenlerin 15 Günü bölümünde prömiyerini yapmıştı.

Tek bir gece boyunca Tokyo’da geçen filmin oyuncu kadrosunda Masataka Kubota, Shôta Sometani ve Nao Ohmori gibi isimler yer alıyor.

Yönetmen Miike, genç bir boksör olan Leo’nun, hayatının aşkı Monica’yla karşılaşmasını ve kötülerle uğraşmasını beyazperdeye yansıtıyor.

Bacurau

Brezilyalı yönetmen Kleber Mendonça Filho ve Juliano Dornelles’in birlikte yazıp yönettiği, Cannes’da Jüri Özel Ödülü’nü kazanan “Bacurau”, belgesel projesi için Brezilya’da ücra bir köye giden bir yönetmenin, günler geçtikçe köy halkının aslında göründükleri gibi olmadıklarını ve hepsinin karanlık sırlar sakladığını fark etmesiyle yaşanan tuhaf olayları konu alıyor.

Türler arasında gezinen “Bacurau”nun anlatıcısı, ‘Batılı belgeselci’ rolünü üstlenen kült oyuncu Udo Kier.

Kier’in başrolünü üstlendiği filmin oyuncu kadrosunda Sônia Braga, Jonny Mars, Karine Teles, Chris Doubek ve Antonio Saboia gibi isimler yer alıyor.

Monos

Alejandro Landes imzalı “Monos”, Sundance’te Dramatik kategoride Jüri Özel Ödülü’nü kazanarak dikkatleri üzerine çekti.

Sıkça Sineklerin Tanrısı ve Kıyamet filmleriyle karşılaştırılarak övülen filmde, dağlık bir bölgede, çocukça oyunlar oynayan silahlı bir grup genç, bir kadını rehine tutuyor.

Askeri düzenleri beklenmedik bir olayla bozulan sekiz çocuğa kamera tutan “Monos”, kendi kurallarını ve kendi isyanını yaratan anlatısıyla, başından sonuna diken üstünde izleniyor.

Filmin kadrosunda Sofia Buenaventura, Julian Giraldo, Karen Quintero gibi isimler yer alıyor.

Maradona

“Maradona”, Senna ve Amy belgeselleriyle dikkat çeken Oscar ödüllü Asif Kapadia’nın yönetmenliğini üstlendiği, efsanevi futbolcu Diego Armando Maradona’nın yaşamına eğiliyor.

Kapadia, belgeselinde tüm zamanların en iyi futbolcularından biri olarak görülen Maradona’yı odak noktasına alıyor.

“Maradona” isimli bu belgesel, Arjantinli efsanevi futbolcunun özel yaşamını ve 1980’li yıllarda Napoli takımında profesyonel kariyerinin zirvesine ulaştığı dönemleri gözler önüne serecek.

Deerskin

Rubber, Wrong ve Au poste! gibi filmlerle tanınan Quentin Dupieux’nün yönettiği filmin başrolünde Jean Dujardin yer alıyor.

Sıra dışı bir komedi filmi olarak tanımlanan “Deerskin”in (Deri Ceket) başrolünde 2012 yılında The Artist ile Oscar kazanan Jean Dujardin yer alıyor.

Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde dünya prömiyerini yapan filmin başrolündeki Dujardin, saplantıyla bağlandığı ve kendisiyle konuşan geyik derisi ceketi uğruna deliliğe düşen bir insanı canlandırıyor.

On a Magical Night

Christophe Honoré, yeni romantik komedisi “On a Magical Night”ta, 20 yıldır evli olduğu erkeği terk ederek evinin karşısındaki otele taşınan bir kadının hayatını dışarıdan gözlemleyişini izliyor.

Filmin başrolündeki Chiara Mastroianni, Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde En İyi Kadın Oyuncu seçilmişti.

The Art Of Self-Defense

“The Art Of Self-Defense”, bir gece saldırıya uğramasının ardından kendisini savunmak için karate öğrenmeye karar veren Casey’nin hikayesini konu ediyor.

Kırılgan biri olan Casey’nin hayatı, bir gün sokakta saldırıya uğramasının ardından bambaşka bir hal alır. Casey, kendini korumayı öğrenmek için savunma sanatlarını öğrenmeye karar verir.

Riley Stearns’in yazıp yönettiği drama ve komedi türündeki filmin başrolünde Jesse Eisenberg yer alıyor.

Vivarium

Without Name ile tanıdığımız Lorcan Finnegan imazlı “Vivarium”, evli bir çifte odaklanıyor.

Yeni bir eve taşınmak için gizemli bir emlakçıyı takip eden çift, kendilerini korkutucu bir labirentte bulur.

Birbirinden farkı olmayan evlerin bulunduğu labirentte mahsur kalan çift, bu dünyadan olmayan bir çocuğu büyütmek zorunda kalacaktır.

Cannes Eleştirmenler Haftası’nda ödül kazan filmin oyuncu kadrosunda ise Imogen Poots, Jesse Eisenberg, Jonathan Aris gibi isimler yer alıyor.


Güncellenecek…

Previous post
Bostancı’dan Adalar'a 24 saat vapur seferleri başlıyor
Next post
İYİ Parti “Güven’in dokunulmazlığı kaldırılmalı” dedi, HDP tepki gösterdi