Ana SayfaEkolojiSulukulelilerin hukuk mücadelesi: İkinci iptal kararı geldi ama belediyeye dava açmak ‘yasak’

Sulukulelilerin hukuk mücadelesi: İkinci iptal kararı geldi ama belediyeye dava açmak ‘yasak’

HABER MERKEZİ – Kentsel dönüşüm ile yok edilen dünyadaki ilk Roman yerleşimi olan Sulukule için 12 yıl sonra bir kez daha iptal kararı çıktı. Hâlihazırda mahallede dava konusu evlerden en ufak bir iz yok. Öyle ki Sulukule ile ilgili yargının verdiği bu ikinci iptal kararı, davacılara belediyeye karşı dava açma hakkı da tanımıyor. Ancak davacıların hukuk mücadelesi sürüyor; temyiz yoluna gittiler.

2006’da “Acele Kamulaştırma Kararı” çıkarılan, aynı yıl tamamen yıkılan dünyadaki ilk Roman yerleşimi Sulukule’deki kentsel dönüşüm için 12 yıl sonra bir kez daha iptal kararı çıktı.

26 Nisan 2012 tarihinde İstanbul 4. İdare Mahkemesi tarafından “kamu yararı olmadığı” gerekçesiyle ilk iptal kararı verilmişti.

12 yıl sonra ikinci iptal kararı

Sulukule Platformu’nun basın duyurusuna göre söz konusu son karar, yıkım sürecinde açılan onlarca davadan biri neticesinde alındı.

Davacılar şöyle; Sulukule Roman Kültürünü Geliştirme ve Dayanışma Derneği ile uzun yıllardır mahallede yaşayan ve tapuları atalarından miras kalmış olan üç Roman yurttaş.

Ağustos 2019’da sonuçlanan davada, yenileme projesine ikinci kez iptal kararı verildi.

İstanbul 9. İdare Mahkemesi, gerek 51 sayılı koruma kurulu kararını, gerekse bu kararın uygulanmasına onay veren Fatih Belediyesi’nin 10.08. 2012 tarihindeki meclis kararını iptal etti.

Gerekçe ise projenin 5366 sayılı yasaya ve kamu yararına uygun olmaması ve ortada bir ‘koruma’ bulunmaması.

Davacıların belediyeye dava açmasına engel

Karar, davanın açılmasından tam 12 yıl sonra geldi ancak hâlihazırda mahallede dava konusu evlerden en ufak bir iz dahi yok.

Öyle ki Sulukule ile ilgili yargının verdiği bu ikinci iptal kararı, davacılardan iki mahalle sakinine belediyeye karşı dava açma hakkı da tanımıyor.

Gerekçe ise “artık mülklerini kaybetmiş olmaları”. Sulukule Platformu bu duruma şu sözlerle tepki gösterdi:

“Yani, sürecin başında mülk sahibi olan bu kişiler, yenileme projesi nedeniyle hukuka aykırı bir biçimde mülkleri zorla ellerinden alınmak suretiyle mülksüzleştirildikleri halde, karara göre artık mülk yani hak sahibi sayılmıyorlar. Dolayısıyla da, yenileme projesinin hukuksuz olduğu tescillenmesine rağmen haklarını aramak ve başlarına gelen felaketin hesabını sormak için ‘ehliyet’ sahibi değiller!”

Ancak Sulukule Platformu, “idari yargıda sadece hakları değil menfaatleri ihlal edilenlerin de dava açabileceğini hatırlatarak, mahallede yaşamanın dava açmak için yeterli sebep olabileceğine dikkat çekti.

Platform ayrıca uluslararası kararlarda sadece mülkiyetin değil “menfaatin” de koruma altında olduğunu kaydetti ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’nin 2012’de vermiş olduğu bir karara atıfta bulundu:

“Bir mekanla tarihi, duygusal ve uzun süreli  sosyal bağların varlığı halinde, mülkiyet hakkından bağımsız olarak, yıkılan bir taşınmaz yuva kabul edilmekte ve yıkımı insan hakkı ihlali olarak görülmektedir.”

Platform, son karara karşı hak aramak için ‘ehliyet’siz sayılan sakinlerin temyiz yoluna gittiğini bildirdi.

Sulukule’de neler oldu?

Bin yıllık Roman Mahallesi ve UNESCO koruması altında olan Sulukule, Fatih Belediyesi’nin 5366 sayılı Yenileme Yasasının “en iyi ve ilk örneği olacağı” iddiasıyla, 2006 yılında yıkılmaya başlanmıştı.

Yenileme Kurulu’nun 2007 tarihli kararı ile onaylanan projede, yaklaşık beş bin kişinin yaşadığı mahalle boş bir arsaymış gibi ele alınmış; mahalle sakinleri ya korkutularak mülksüzleştirilmiş ya da evlerinden zorla tahliye edilmişti.

Romanların yaşamları, kültürleri, toplumsal bağları hiçe sayılırken, proje de UNESCO karar ve koruma kararları dikkate alınmadan hazırlanıp, uygulanmıştı.

Mahalle sakinleri, gönüllü uzmanlar ve sivil toplum desteğiyle hazırlanan alternatif proje de görmezden gelinmişti.

Sulukule’deki Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleri’nde 759 hak sahibi ve hissedarla 303 kiracı olmak üzere, aileleriyle beraber 3 bin 500 Roman ikamet ediyordu.


Gazete Karınca
Previous post
Kayyum talimatıyla: Amedspor'a tahsis edilen servis otobüsüne el konuldu
Next post
Avrupa Parlamentosu milletvekillerinden Erdoğan'a açık mektup