Ana SayfaGüncelHalepsiz Halep Sabunu – Bekir Avcı

Halepsiz Halep Sabunu – Bekir Avcı

HABER MERKEZİ – Avusturyalı sanatçı Iris Andraschek’in Halep Sabunu’nu odağına aldığı “Sapun Gahr” projesi Büyük Valide Han’da. Sanatçının, artık savaş nedeniyle yıkılmış olan tarihi Halep çarşısının zemin planını hatırlatan enstalasyonu “Halepsiz” oluşu düşündürüyor; Halepsiz Halep Sabunu’nu, savaşı ve savaşın yerinden ettiklerini. Gazete Duvar’da da yer alan sergi izlenimini paylaşıyoruz.


Bekir Avcı


Serdar Korucu’nun Halep’in Ermenileri ile Ermenilerin Halep’ini anlattığı çalışması, “Halepsizler” adını taşıyordu. Korucu bu çalışmasında bir yandan Ermenilerin gözünden ülkeyi iç savaşa götüren toplumsal çatışmaları ve savaşın dehşetini görmemizi sağlarken, diğer yandan soykırım hafızasına ışık tutuyor ve Ermeniler için bir dönüş-olmayan-dönüşü ya da yersiz-yurtsuzluğu anlatıyordu.[1]

Iris Andraschek’in Büyük Valide Han’da sergilenen Halep Sabunu ile ilgili enstalasyonu ekseriyetle bir başka açıdan “Halepsiz” oluşu düşündürüyor. Çünkü yüzyıllardır geleneksel olarak zeytinyağı, soda ve defne yağından üretilen Halep Sabunu’nun üretim bilgisi, nesilden nesile aktarılarak günümüze dek gelse de bu sabun artık adını aldığı Halep’te üretilemiyor. Yani Halep Sabunu artık Halepsiz.

Avusturyalı sanatçı Andraschek’i bu sabunu araştırmaya götüren neden de esas olarak bu. Sanatçı ilk kez 2015 yılında İstanbul’daki Mısır Çarşısı’nda karşılaştığı Halep Sabunu’nu “arkaik, zaman aşırı” bir şey olarak tarif ediyor.

“Mısır Çarşısı’ndaki esnafa üzerinde Arapça kelimelerin yazılı olduğu elimdeki sabunun ne olduğunu sorunca, o da Halep Sabunu olduğunu söyledi. Suriye’deki savaş nedeniyle elinde sadece 100 tane kaldığını ve yeniden bu sabunları alıp alamayacağını bilmediğini anlattı. Bu ilgimi çekti. Araştırmaya başladığımda ise Halep Sabunu’nun özel ve ilginç tarihiyle karşılaştım, onun eşsiz üretim modelini öğrendim. Bu sabunları yapan ustalar ve onların hikayeleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için bir kontak bulmaya çalıştım. Bu özel sabuna savaş nasıl tesir etti, onun üretimini nasıl etkiledi? Bunu öğrenmek istedim.”

Halep’teki yıkıcı savaş devam ederken Andraschek’in araştırması onu Türkiye’nin Suriye’ye sınır şehri Antep’e, zorla yerinden edilen bir Suriyelinin Halep Sabunu üretimi yaptığı fabrikaya götürmüş. Araştırmasını sürdüren sanatçı, 2017 yılının Aralık ayında ise defne hasadını ve defne yağı üretimini görmek için Antakya’ya gitmiş. Sanatçının rotasından da anlaşılacağı üzere, artık, Halep Sabunu’nun üretiminin yapıldığı yerlerden biri Suriye’de savaşın bir parçası olan Türkiye.[2]

Sanatçı 2015’ten bu yana süren araştırması boyunca çizimler, fotoğraflar, videolar ortaya çıkarırken, bir de Halep Sabunları ile artık savaş nedeniyle yıkılmış olan tarihi Halep çarşısının zemin planını hatırlatacak bir enstalasyon yaptı. Bu enstalasyon şimdilerde Büyük Valide Han’da[3] sergileniyor. Ayrıca Antep’teki sabun üretim sürecini anlatan “Sapun Ghar” isimli video da Han’da gösteriliyor.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de söz ettiği Çakmakçılar Yokuşu’ndaki İstanbul’un en görkemli yapılarından biri olan Büyük Valide Han, döneminde ticari olduğu kadar siyasi, sosyal ve dini bir merkez olarak kullanılmış. Han’ın birçok kültüre ve farklı coğrafyaların insanlarına ev sahipliği yaptığını belirten serginin küratörü Franziska Niemand, görkemli yapının bu çok kültürlü ve melez tarihinin, Halep Sabunu’nun melezliğiyle temas ettiğine dikkat çekiyor. Andraschek de Halep Sabunu enstalasyonunun neden bir galeri ve benzeri bir mekanda değil de Valide Han’da olduğunu şu sözlerle anlatıyor:

“Büyük Valide Han geçmişte bir ticaret merkeziydi, bugün de zanaatkarlar ve esnafların üretim yeri. Ticareti yapılan kaliteli bir ürün olan Halep Sabunu için Han ideal bir yer. Ayrıca Büyük Valide Han uzun tarihine rağmen hala canlı, yani hem bir müze gibi hem de üretim yeri olmaya devam ediyor. Bu olağandışı bir şey ve bu proje için de çok uygun.”

Sergiye ulaşmak için Han’ın yolunu tutarken Eminönü’nde adımlanan sokaklar, Han’a varıldığında çıkılan merdivenler ve nihayet içeriye girildiğinde kulağa dolan sesler ile hissedilen her ne varsa Andraschek’i haklı çıkartıyor. Orada dün ve bugün iç içe, orası karşılaşmaya kucak açan tarihi bir alan.

Ziyaretim esnasında Han’daki ustalardan biri de sergideydi. Andraschek’in Halep yerleştirmesine bakarken, parmağıyla bir haritayı andıran sabun yerleştirmesine işaret ederek, yüksek sesle şunları söylüyordu: “(Halep) yıkılmadan evvel oradaydım, işte tam şurada, o minarenin altındaydım. İşte şuradaki sokaktan da geçtim…”

Andraschek’in çalışması Halep Sabunu ile onun üretildiği Halep’i, savaşı, savaşın yerinden ettiklerini düşünmeye zorluyor. Ve sanatçı bunu en unutulmaz şey ile yapıyor; koku. Yerinden edilse, göç ettirilip, yok edilse dahi -geçmişte karşılaşılan ya da ilk kez rastlanılan- koku en hatırlanır ya da artık en unutulmaz şey değil midir? Sanatçı hem Han’ın tarihi dokusu ve ruhu hem de bu eşsiz koku vesilesiyle bizi bugünden geçmişe, geçmişten bugüne götürüyor. Bunu yaparken geleceğe dair umudunu da dile getiriyor: “Halep’te üretilmediği halde ona ‘Halep Sabunu’ demek bazen bana absürt geliyor. Fakat bu isimden vazgeçmemek onun bir gün oraya, kendi yerine döneceği umudunu da ima ediyor.”

Adres: Mercan Mahallesi, Büyük Valide Han, Çakmakçılar Yokuşu, Fatih – İstanbul

[Sergi yeri, Han’ın içerisinde Blok Art Space’in eski yeri olan 53 numarada]

Ayrıntılı bilgi için ayrıca bkz: https://www.sapunghar.com/?lang=tr


[1] Konuyla ilgili bir yazı için bkz: https://www.arasyayincilik.com/tr/basindan/soykirim-hafizasi-halepsizler/750

[2] Bkz: ‘Halep Sabunu’ Gaziantep’ten dünyaya açılıyor https://www.yenisafak.com/foto-galeri/ekonomi/halep-sabunu-gaziantepten-dunyaya-aciliyor-2033674?page=1

[3] Büyük Valide Han’la ilgili Karin Karakaşlı’nın “Hanlar Hamamlar” yazı dizisinin Valide Han’la ilgili bölümüne bakabilirsiniz: http://www.agos.com.tr/tr/yazi/16297/icinde-gokyuzulu-bir-istanbul-saklayan-buyuk-valide-han

Previous post
ALES sonuçları açıklandı
Next post
Nedeni Ilısu Barajı: Mezopotamya’nın ilk antik liman kenti sulara gömüldü