Ana SayfaCezaevleriHapisteki Yazarlar Günü: “O ülkede hala nasıl yaşayıp yazabiliyorsunuz?”

Hapisteki Yazarlar Günü: “O ülkede hala nasıl yaşayıp yazabiliyorsunuz?”

HABER MERKEZİ – Bugün, PEN’in ilan ettiği 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü. Yazar, basın ve yayıncı örgütleri dünyada ve Türkiye’de yazdıkları için hapsedilen yazarların isimlerini kamuoyuna duyurmak, zor koşullarına dikkat çekmek üzere bir araya geldi. Gün dolaysıyla PEN Türkiye bir açıklama yayınlayarak, “Bu konuda Çin ve Rusya ile geri bıraktırılmış Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle yarışmaktayız” dedi. Uluslararası PEN ise aralarında Nedim Türfent’in de bulunduğu dünyadan beş yazar-gazeteciye dikkat çekti.

Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN), 1981’de 15 Kasım’ı Hapisteki Yazarlar Günü olarak ilan etmişti.

Yazar, basın ve yayıncı örgütleri gün dolaysıyla, dünyada ve Türkiye’de yazdıkları için hapsedilen yazarların isimlerini kamuoyuna duyurmak, zor koşullarına dikkat çekmek üzere Cezayir Toplantı Salonu’nda bir araya geldi.

Toplantıya, PEN Türkiye Merkezi Başkanı Zeynep Oral ve ikinci başkan Halil İbrahim Özcan, Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Adnan Özyalçıner, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş ve Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk de katıldı.

“Boş iskemle de Nedim içindi”

bianet’ten Ayşegül Özbek’in haberine göre, Zeynep Oral PEN’in dünyanın her yerinden insanları hapiste ve zor koşulda olan yazar, gazeteci ve yayıncıları ‘harekete geçin’ diyerek kamuoyunu uyarmaya çalıştığını söyledi:

“Bizim bu konuda en önemli yapacağımız şey kamuoyu oluşturmak. İyi ki sosyal medya var diyoruz. Uluslararası PEN bu yıl beş aktivist, yazar ve gazeteciye dikkat çekti.  Bunlar; Lydia Cacho, Stella Nyanzi, Shakthika Sathkumara, Galal El-Behairy ve Türkiye’den Nedim Türfent.
“Nedim Türfent’in davası gerçekten akılları durduracak nitelikte. On dokuz tanık mahkemede işkence sonucu ifade verdiğini söylemesine rağmen Nedim hala hapiste.
“Ekim ayında Uluslararası PEN’in toplantısında dünyanın her yerinden yazarlar buluştuğumuzda her birimizin yanında boş iskemleler vardı. Benim yanımdaki boş iskemle de Nedim içindi. Eğer bir ülkede haksız yere hapiste yatan bir tek insan dahi varsa hiç ama hiçbir gazeteci, yazar özgür değildir. Tehdit altındadır. Bu kadar çok insanın hapiste olması da bir gözdağı vermek anlamına geliyor.”

Özyalçıner: Asıl suçlular, anayasayı yok sayanlardır

Adnan Özyalçıner ise her insanın düşüncesini özgürce ifade etmek ve yayma hakkına sahip olduğunu belirterek, “Bugün ülkemizde gazeteci yazar arkadaş ve aydınlarımız hapiste, parmaklıklar arkasına kapatılmıştır. Her gazeteci, yazar düşünce üretmekte, açıklamakta özgürdür. Bu, anayasal bir haktır. Buna karşı ülkemizde gazeteci, yazarlar hapiste tutuluyorsa, bu anayasal bir suçtur. Asıl suçlular, anayasayı görmezden gelerek yok sayanlardır” dedi.

Sibel Güneş de iktidarın yurttaşın hangi haberi okuyacağına, yazarın hangi yazıyı yazacağına, yayıncının hangi kitabı yayınlayacağına karar verdiğini belirterek, sürekli bir engellemenin olduğunu söyledi.

“O ülkede hala nasıl yazabiliyorsunuz?”

Halil İbrahim Özcan, katıldıkları uluslararası toplantılarda sıkça, “O ülkede nasıl yaşıyorsunuz, hala nasıl yazabiliyorsunuz?” gibi sorularla karşılaştıklarını aktardı ve hapisteki yazar ve gazetecileri ziyaret etmek için defalarca başvuruda bulunmalarına rağmen izin alamadıklarını belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Haklarını Evrensel Beyannamesi’nin 71. yılı olduğunu hatırlatan Kenan Kocatürk ise, sadece Türkiye’de değil, dünyanın pek çok yerinde benzer ihlal ve baskıların doluğunu ifade ederek, “Ama yine de enseyi karartmamak gerektiğini ve dayanışmanın önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

“Bu son 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü olsun”

Gün dolayısıyla PEN Türkiye de bir açıklama yayınladı.

“Yazar ve gazeteci hapishanesi” olarak Türkiye’den bol bol söz edildiği belirtilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“15 Kasım günü geldiğinde, dünyanın birçok ülkesinde, birçok kentinde, kapalı salonlarda, açık alanlarda, hapishane önlerinde, dar sokaklar arkasında, okuyan, yazan, dünyada neler olup bittiğinin biraz farkında olanlar arasında ‘Eyy Türkiye!’, ‘Eyyy Çin’, ‘Ey Eritre!’, ‘Eyyy Rusya!’ nidaları duyuluyor ve bir hafta boyunca bol bol duyulacak… Çünkü 15 Kasım, Dünya Hapisteki Yazarlar Günü.
“Bu konuda Çin ve Rusya ile geri bıraktırılmış Afrika ve Latin Amerika ülkeleriyle yarışmaktayız. Bu nedenle “yazar ve gazeteci hapishanesi” olarak bizden de bol bol söz ediliyor.
“Dün Ergenekon’du, bugün FETÖ’ydü derken… Kimileri, hem ondan, hem bundan; kimileri hem devrimci hem karşıdevrimci; hem sağcılıktan hem solculuktan; hem fena halde demokratlıktan hem fena halde totalitarizmden hapsi boylarken, tahliye edilip, tekrar tahliye edilip, yeniden yeniden hapse tıkılırken, güzel ve yalnız ülkem yine gündemin baş sıralarında…”

PEN Türkiye Yönetim Kurulu, Şair Haydar Ergülen aracılığıyla şu dizelere de yer verdi:

-Arkadaşlar acilen bir bildiri hazırlayalım…

-Hazırlayalım da…

-Basın toplantısı var hem orada okunur hem de

medyaya yollanır…

-Sonra?

-Dünyadaki tüm hükümetler acil koduyla toplantı yapar,

yahu biz ne yapıyormuşuz, şu çağda hapiste bir tek yazarın

bile olması ne utanç verici bir durum, hemen hapishanelerin

kapılarını açıyoruz, yazarları kendilerinden binlerce kez

özür dileyerek serbest bırakıyoruz, derler!

-Dalga geçme!

-Düşünsenize böyle bir şeyin olduğunu!

-Dünyanın sonu geldi, derler!

-Dünyanın sonu geldi mi bilmiyoruz ama, artık bu saçmalığın

sonu gelsin istiyoruz.

Türkiye PEN olarak bu son 15 Kasım Dünya Hapisteki Yazarlar Günü olsun diyoruz!

Uluslararası PEN: Meksika’dan Mısır’a Türkiye’ye kadar…

Uluslararası PEN ise aralarında Türkiye’den gazeteci Nedim Türfent’in de aralarında bulunduğu beş yazar-gazeteciye dikkat çekti.

Bunlar; Meksika’dan Lydia Cacho, Uganda’dan Stella Nyanzi, Sri Lanka’dan Shakthika Sathkumara ve Mısır’dan Galal El-Behairy.

Uluslararası PEN yayınladığı açıklamasında şöyle dedi:

“Devlet ve devlet dışı aktörler tarafından hedef haline gelen yazarları ve gazetecileri çalışmalarını sürdürmeleri adına korumak için acil uluslararası eylem çağrısında bulunuyoruz.
“Şairler, araştırmacı gazeteciler, kısa öykü yazarları, söz yazarları… Yazarlar dünyayı kuşatıyor. Yazarları susturmak ve ifade özgürlüğünü kısıtlamak için Meksika’dan Mısır’a Türkiye’ye kadar devam etti. Hapisteki Yazarlar Günü aynı zamanda, gerçeği gündeme getirmek için özgürlüğü ellerinden alınan yazarlarla dayanışma içinde durmak, küresel bir seferberlik günü. Yazar ve gazeteci olanlara susturulamayacağımızı söylediğimiz bir gün.”

Lydia Cacho hakkında

Yazar, araştırmacı, gazeteci ve aktivist.

Gazeteciliği nedeniyle taciz, ölüm tehditleri ve saldırıya maruz kaldı.

12 yıl boyunca, organize suç, insan ve uyuşturucu ticareti, şiddet ve resmi kurumlardaki yolsuzluklar üzerine çeşitli gazete ve dergilerde yazdı.

2000’de Cancún, Meksika’da şiddet ve cinsel istismar mağduru kadın ve çocuklar için Kadınlara Tam Destek Merkezi’ni kurdu.

İncelemeleri sonucunda, Meksikalı bir işadamı tarafından yönetilen bir çocuk pornosu zincirini ortaya çıkardı.

Aynı zamanda 2011 Uluslararasi Hrant Dink Ödüllü’nün sahibi.

Stella Nyanzi hakkında

Ugandalı akademisyen, yazar ve aktivist.

Eylül 2018’de Uganda’nın Başkanını eleştiren bir şiir nedeniyle ‘siber taciz’ suçlamasıyla 18 ay hapis cezası verildi. Cezasının neredeyse 11 ayı bitti.

Shakthika Sathkumara hakkında

Ödüllü yazar ve şair.

Yazdığı kısa hikayesi nedeniyle “dini nefreti kışkırttığı” iddiası ile 10 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor.

Nedim Türfent hakkında

Haber editörü, muhabir ve şair.

12 Mayıs 2016’da, içinde bulunduğu aracın Van girişinde durdurulması sonrası gözaltına alındı.

13 Mayıs’ta Yüksekova Savcılığı’ndaki ifade işlemlerinin ardından “Örgüte üye olmak” iddiasıyla tutuklama talebiyle sevk edildiği mahkemece tutuklandı. Bu sırada sosyal medyadaki kimi hesaplardan Türfent’i tehdit eden paylaşımlar yapıldı.

Gazeteci Nedim Türfent, Hakkari Yüksekova’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonrasında yaşanan hak ihlallerini haberleştirmişti.

Galal El-Behairy hakkında

Şair ve aktivist.

“Orduya hakaret” ve “yanlış haber yaymak” suçlamalarıyla üç yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kahire’deki yüksek güvenlikli Tevrat Hapishanesinde tutuluyor.

Previous post
Gazeteci Ahmet Kanbal'a iki ayrı soruşturma
Next post
Kayyum hazırlığı: HDP’li dört belediye eşbaşkanı gözaltına alındı