Ana SayfaYazarlarİbrahim AslanYoksulluk ve çaresizliğe karşı biraradalık – İbrahim Aslan

Yoksulluk ve çaresizliğe karşı biraradalık – İbrahim Aslan

Çaresizlik içerisinde iktidara karşı mücadele etme gücünü örgütlü olmadığı için bulamayan ve kendisine yönelen (içe dönük isyan) yoksulları, bu çaresizlik ve çürüme girdabından ancak ve ancak bir araya gelmeleri ve iktidara karşı mücadele etmeleri çıkarabilir.


İbrahim Aslan


Tekçi AKP iktidarı, son sürat 2023 hedeflerine doğru yol alırken, toplum da aynı hızla yoksulluğa ve çürümeye doğru yol alıyor. Toplumun içerisinde bulunduğu durumun tek sorumlusu ise, sonda söyleyeceğimizi baştan söyleyelim, siyasi iktidar ya da geniş anlamıyla devletin ta kendisidir.

İçerisinde bulunduğumuz kasım ayının ilk 10 gününde yaşanan iki olay, Türkiye’de özellikle yoksul kesimlerin nasıl bir girdabın içerisine sokulduğunu gösteriyor.

İlk olay, 6 Kasım’da İstanbul’un Fatih ilçesinde yaşandı. Fatih’te, kapısına ‘Dikkat siyanür var’ yazılı not astıkları evlerinde ölü bulunan dört kardeşe yapılan ön otopside, kardeşlerin siyanürden dolayı zehirlendiklerini ortaya çıkardı.

15 yıldır aynı evde oturdukları belirtilen, yaşları 45 ile 60 arasındaki kardeşlerin oturduğu binada bakkal dükkânı işleten Yusuf Deniz, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, kardeşlerin 15 yıldır kendilerinden alışveriş yaptığını, son zamanlarda da maddi sıkıntı yaşadıklarını belirtti. Deniz, evlerinde ölü bulunan kardeşlerden Oya Yetişkin’in kendisinden veresiye ile alışveriş yaptığını, genellikle ayın başında borçlarını ödediklerini, ancak birkaç aydır ödeme yapamadıklarını belirterek, şunları söyledi:

“Her gün 6-7 tane ekmek alıyorlardı. Bazen 10 tane aldıkları bile oluyordu. 2.260 lira veresiye borçları vardı. Cuma günü bana borcunu ödeyecekti, ödeyemedi, dedi ki ‘Maaşıma haciz koymuşlar.’ Pazartesi günü alışveriş yaptığında ertesi gün bana para vereceğini söyledi. Gelen giden olmayınca biz de merak ettik, telefonu açmayınca şüphelendik, çıktık baktık, sonra da polisi aradık.”

Yetişkin kardeşlerin daha cenazeleri defnedilmeden, kaldıkları evden helallik almadan iki aylık borçları nedeniyle elektrikleri kesildi ve 4 kişinin yaşamına son verdiği ev, karanlığa gömüldü. Bu durum çürümenin, vicdanın, insani değerlerin geldiği noktayı gösteriyor.

Diğer olayın haberi ise, Fatih’te 4 kardeşin siyanür ile yaşamlarına son vermelerinden üç gün sonra Antalya’dan geldi. Antalya’da 8 katlı bir binanın en üst katında oturan Selim ve Sultan Şimşek çiftiyle çocukları 9 yaşındaki Ceren ve 5 yaşındaki Ali Çınar evlerinde ölü bulundu. Geride mektup bırakan Şimşek ailesinin siyanür nedeniyle öldüğü şüphesi üzerine evin içerisinde ve apartmanda inceleme başlatıldı ve incelemede siyanür bulgusuna rastlandığı açıklandı.

Baba Selim Şahin’in bıraktığı mektupta maddi sıkıntı çektiği, dokuz aydır çalışmadığını yazdığı belirttiği ortaya çıktı. Şimşek ailesinin, 9 aylık borç nedeniyle intiharlarından bir gün önce ev sahibinin evlerinden çıkmasını da isteği haberlerde yer aldı.

İstanbul ve Antalya’da meydana gelen bu iki olay, Türkiye’de yoksulların içerisinde bulunduğu durumu gösteriyor. Olaydan öte, yaşananlar insanların içerisinde bulunduğu çaresizliğin boyutuna işaret ediyor.

16 yılda 50 bin 378 kişi intihar etti

Bu iki olayın yanı sıra devletin resmi kuruluşu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun şu verilerine bakalım.

TÜİK verilerine göre, 2002-2018 yılları arasında Türkiye’de günde ortalama 8 kişi yaşamına son verdi. TÜİK verilerinde, 2002-2018 dönemini kapsayan 17 yılda 50 bin 378 kişi intihar etti. Verilere göre söz konusu dönemde, Türkiye’de her yıl ortalama 2 bin 963, her ay 246, her gün 8 kişi intihar etti. Son 17 yılda intihar edenlerin 5 bin 318’i aile içi sorunlar, 4 bin 481’i geçim sıkıntısı, 10 bin 887’i hastalık, bin 4’ü ticari başarısızlık, 2 bin 412’si aşk ve istediği ile evlenememe, 3 bin 896’sı diğer nedenlerle hayatına son verdi. 21 bin 256 kişinin ise neden intihar ettiği bilinmiyor.

Özellikle son iki yılda açlık ve yoksulluktan dolayı başta Meclis olmak üzere kendisini yakan işsiz ve yoksulları da en azından muhalif basını takip edenler biliyor.

Ülkedeki durum bu gerçeklikle devam ederken, AKP iktidarı ve ortakları ise toplumu hala ‘Kahramanlık Destanlarıyla’ uyutmaya çalışıyor.

Çaresizliği aşmak

Sadece bu kasım ayında yaşanan iki ailenin siyanürle yaşamına son vermeleri, demokratik ve insan haklarına saygının olduğu bir ülkede yaşanmış olsa, o ülkede ya hükümeti yönetenler onurlu davranıp istifa ederler ya da halk o hükümeti indirir. Ancak, Türkiye’de toplum baskı cenderesine alındığı, medyanın yüzde 95’i iktidarın yalanlarını topluma doğruymuş gibi sunduğu için açlıktan dolayı yaşamına son verenler dahi ‘suçlu’ olarak çok rahat bir şekilde gösterilebilir.

Kadına yönelik her türlü şiddet, çocuklara yönelik cinsel istismarın boyutunun ne olduğunu her ay Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıkladığı rakamlarda görüyoruz.

Rant, talan, yüzsüzlük, vicdansızlık, ahlaksızlık, yolsuzluk, ırkçılık iktidarda olanlar tarafından toplumun tüm kesimlerine iliklerine kadar yayılmaya çalışılırken, iktidara karşı en demokratik tepkisini dahi veremeyen toplum ise, işin özü itibariyle çaresizlik ile birlikte çürümeye devam ediyor.

Yoksullaşan ve çürüyen toplumun imdadına ise, siyanür yetişiyor! İktidardakiler de siyanür ile ölüme giden toplum karşısında sessiz. Onları rahatsız eden siyanürle ölüme gidenler değil. Onları rahatsız eden siyanürle ölüme gitmek yerine haklarını arayanlar. Hak arayanlar değil siyanürle, benzin bidonlarıyla ölüme gidenler, iktidar için bir tehlike oluşturmuyor.

Çaresizlik içerisinde iktidara karşı mücadele etme gücünü örgütlü olmadığı için bulamayan ve kendisine yönelen (içe dönük isyan) yoksulları, bu çaresizlik ve çürüme girdabından ancak ve ancak bir araya gelmeleri ve iktidara karşı mücadele etmeleri çıkarabilir.

Bu topraklarda köklü değişiklikler isteyen, emeğin, insanlığın ve eşitliğin en yüce değer olduğunu savunanlar için toplumu örgütlemenin hem nedenleri hem de koşulları her zamankinden daha da fazladır. İhtiyaç olan doğru yol ve yöntemleri bulmak ve insanlara gitmektir.

Previous post
Afganistan'da bombalı saldırı: En az yedi kişi hayatını kaybetti
Next post
Morales'in 'darbe tüccarı' dediği Áñez, Bolivya'yı yöneteceğini ilan etti