Ana SayfaYazarlarİbrahim AslanYol kenarına bırakılan ölüm

Yol kenarına bırakılan ölüm


İbrahim Aslan


Bundan tam 8 yıl önce başlayan Suriye’deki iç savaş, büyük dramlar yarattı. Yüz binlerce kişi yaşamını yitirdi, milyonlarca kişi zorla yerinden edildi.

Suriye toprakları deyim yerindeyse “it dalaşına” sahne oldu. Emperyalistler, bölgesel güçler yanan ateşe ellerinden geldikçe benzin taşıdı.

Kan döküldükçe “petrol” ve “inşaat” diyen bu güçler, olan biteni “konjonktüre” bağladılar. “Sahada olmayan masada olmaz” diye tutturdular.

Dökülen kanı, yaşanan çaresizlikleri kurdukları harami sofralarında şarap diye tükettiler.

Milyonlarca kişi topraklarından edilirken, on binlerce kişi IŞİD’in, El Kaide’nin, Esad rejiminin vahşi saldırılarının hedefi oldu.

Tecavüze uğrayan kadınlar köle pazarlarında satıldı, “ümmetin çocukları” denilen binlerce kişinin Akdeniz ve Ege’de boğulmasına izin verildi.

Alan Kurdi, sahile vuran küçücük bedeniyle tüm dünyanın yüzüne tükürse de dünyayı yönetenlerin gündemi değişmedi: “petrol!”

IŞİD barbarları, her türlü insanlık dışı uygulamayı ve alçaklığı yaparken, “öfkeli çocuklar”ın alçaklıklarına, insanlık dışı uygulamalarına sahip çıkıldı.

Kuzey Suriye/Rojava halkları, vahşi saldırılara karşı topraklarını savunurken, burada yaşayan halkların üzerine “terör koridoru” denilerek ölüm yağdırıldı.

ABD’nin başındaki zat “petrol” dedi, Türkiye’nin başındakiler “inşaat, TOKİ”.

Suriye’de yaşamını yitiren yüz binler, mülteci durumuna düşen milyonlar yeri geldiğinde “misafirlerimiz” oldu yeri geldiğindeyse “kapıları açıp Avrupa’ya sürülecek” oldular.

Onlar, özünde egemenler için hiçbir değeri olmayan bir tehdit unsuru olarak görüldüler ve görülüyorlar.

Annesiz babasız kalmış çocukların organ mafyasının eline düşmesi, ucuz işgücü olarak kullanılması, kadınların fuhuş çetelerinin eline düşmesi ne okyanus ötesinden gelip bu topraklara müdahale edenlerin ne de bu topraklardaki bölgesel güçlerin zerre kadar umurunda değil.

Bu yazdıklarıma daha birçok şey eklenebilir, daha çok söz söylenebilir. Ancak bir fotoğraf var ki, Türkiye’nin Suriye politikasını özetler nitelikte. Haber aynen şöyle:

“Adana’da yol kenarında ölü bulunan Suriyeli işçi Mustafa El Recep’in aslında çalıştığı fabrikada hayatını kaybettiği ancak cenazesinin işyeri sahibi ve üç çalışanı tarafından battaniyeye sarılarak yol kenarına bırakıldığı ortaya çıktı. İşyeri sahibi ve ustabaşı tutuklandı.

“İşçinin cenazesi 17 Aralık’ta Seyhan ilçesindeki bir portakal bahçesinin kenarında bulunmuş, polis cenazenin 4 kişi tarafından araçla getirilip bırakıldığını saptamıştı.

“Bölgedeki plastik fabrikasında çalıştıkları belirlenen işyeri sahibi Sekan M., ustabaşı Savaş İ. ve çalışanlar İsa K. ve Esat E. gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanların sorgularında Mustafa el Recep’i öldürmediklerini, 15 Aralık’ta fabrikaya geldiklerinde tavana asılı cansız bedenini bulduklarını öne sürdü.

“İşçiler, işyerine zarar geleceği ve başlarının belaya gireceği düşüncesiyle işçinin cenazesini yol kenarına bıraktıklarını söyledi. Savaş İ. ile Sekan M. tutuklanırken, diğer iki işçi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.”

Haber bu. Türkiye’nin Suriye politikası da bu. 8 yıl önce Emevi Camii’nde namaz kılacağız diyerek harekete geçenlerin geldiği nokta bu!

Ucuz işgücü olarak sömürdükleri “ümmetin çocuklarına” cenaze namazını dahi çok görüyorlar. Cenazelerini bir battaniyeye sarıp yol kenarına koyuyorlar.

Ve hala hiçbir şeyin hesabı verilmeden, Libya’ya asker gönderme tartışmaları yapılıyor. İdlib’te yaşananlara bakılmadan…

Mülteciler Derneği’nin 13 Aralık 2019 itibarıyla yaptığı güncellemeye göre, Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli sayısı bir önceki aya göre 8 bin 700 kişi artarak toplam 3 milyon 695 bin 944 kişi oldu. Bu kişilerin 2 milyon 2 bin 880’i erkeklerden, 1 milyon 693 bin 64’ü ise kadınlardan oluşuyor.

İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye vatandaşlığı verilen Suriyeli sayısı 92 bin 280 kişi olarak açıklandı. Bu kişilerin 47 bini yetişkin, 45 bin 280’i ise çocuk.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 31 Mart 2019 tarihinde yapılan açıklamaya göre ise, Türkiye’de çalışma izni verilen Suriyeli sayısı sadece 31 bin 185 kişi. Geriye kalan milyonlar ucuz işgücü ve sömürü çarklarının dişleri arasında eziliyor.


Suriyeli işçi battaniyeye sarılıp yol kenarına atıldı, cansız bedeni günlerce sokakta kaldı

Previous post
Van'da eylem yasağı dördüncü yılında: 15 gün daha uzatıldı
Next post
'İnadına yaşamak': Mızraklı'nın cezaevi fotoğrafları paylaşıldı