Ana SayfaGüncelAli İsmail Korkmaz’ın ailesi: Hükümlü polisin Gezi Davası’na müdahil olması kabul edilemez

Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi: Hükümlü polisin Gezi Davası’na müdahil olması kabul edilemez

HABER MERKEZİ – Gezi direnişinde öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi, cinayette suçlu bulunan polis Mevlüt Saldoğan’ın mağdur olarak Gezi Davası’na müdahil edilmesi üzerine HSK’ye başvuruda bulunarak kararın iptalini ve hakimlere soruşturma açılmasını istedi.

Gezi direnişi sırasında Eskişehir’de öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi ve avukatları, Ali İsmail’in ölümüyle ilgili davada hükümlü polis Mevlüt Saldoğan’ın Gezi Davası’na müdahil olarak kabul edilmesine ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, “Bu karar herhangi bir yargısal işlemin ötesinde anlamlar içermektedir. Bizim açımızdan 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin, iki mahkemenin vermiş olduğu kararı sanığın hanesine ‘mağduriyet’ olarak işlemesi en basit anlamıyla bir suçlunun aklanması, en geniş anlamıyla ise yargının bir hesaplaşma aracı olarak kullanılmasıdır” denildi.

Açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

“Barışçıl gösteriler karşısında keyfi güç kullanarak ölümlere yol açan kolluk kuvvetlerini mağdur olarak bu davaya dahil etmek, görevi kötüye kullanmanın ötesinde bir tutumdur. Korkarız ki bu tutum, kamu görevlilerinin karıştığı suçlarda her daim devreye giren cezasızlık zırhını bir kez daha güçlendirecek, suçluları cesaretlendirecektir.”
Ali İsmail Korkmaz’ın ailesi olarak Hakimler Savcılar Kurulu’na (HSK) sunduğumuz şikayet dilekçesi ile bu kararda imzası bulunan İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi heyet üyeleri Galip Mehmet Perk, Talip Ergen ve Barış Öztürk hakkında soruşturma başlatılması için Adalet Bakanlığı’ndan izin talep edilmesini, ‘kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan hüküm giymiş Mevlüt Saldoğan’ın davaya katılma kararının ise derhal kaldırılmasını istediğimizi sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu davanın sonuna dek takipçisi olacağız.”

Ne olmuştu?

19 yaşındaki Anadolu Üniversitesi öğrencisi Ali İsmail Korkmaz Gezi direnişi sırasında 3 Haziran 2013 gecesi sivil ve polis kişilerce sokakta dövülmüş, 38 gün komada kalan Korkmaz 10 Temmuz 2013’te hayatını kaybetmişti.

Korkmaz’ın öldürülmesine ilişkin davada biri polis beş tutuklu ve üç tutuksuz polis olmak üzere toplam sekiz sanık yargılanmıştı.

Savcı esas hakkındaki mütaalasında, tutuklu polis Mevlüt Saldoğan hakkında müebbet, tutuksuz iki polis sanık Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin  için beraat, tutuksuz polis Yalçın Akbulut  için 12 yıl ve diğer sanıklar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever ve Ebubekir Harlar hakkında yaralama suçundan sekizer yıl hapis cezası istemişti.

21 Ocak 2015’teki karar duruşmasında mahkeme cezaları “kasten yaralayarak ölüme sebebiyet vermek” suçundan vermiş, iyi hal indirimi uygulamıştı.

Tutuklu polise 10 yıl 10 ay, tutuklu dört kişiye üç yıl dört ay ceza verilmiş, bir kişi tutuklu kaldığı süre nedeniyle tahliye edilmişti. Tutuksuz üç polisten ikisi beraat ederken, bir polise on yıl ceza ve tutuklama kararı verilmişti.

Mahkeme, tutuklu polis sanık Mevlüt Saldoğan hakkında kasten öldürme suçlamasından değil “kasten yaralayarak ölüme sebebiyet vermekten” 13 yıl hapis cezası vermiş ancak bu cezaya indirim uygulayarak 10 yıl 10 aya düşürmüştü.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 22 Aralık 2016’daki kararında tutuklu polis Mevlüt Saldoğan’a verilen 10 yıl 10 ay, sanık polis Yalçın Akbulut’a verilen 10 yıl hapis cezasını, serbest bırakılan fırıncılar İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever’e verilen altı yıl sekizer aylık cezaları onamıştı.

Tutuksuz polis sanıklardan Hüseyin Engin hakkındaki beraat kararını ve Ebubekir Harlar’ın eylemi yardım derecesinde kaldığından indirim ile üç yıl dört ay hapis cezasıyla cezalandırılması, tahliyesi kararını bozmuştu.

Yargıtay, Hüseyin Engin hakkında Ali İsmail Korkmaz kaçarken bacaklarına copla vurup yaralaması nedeniyle yaralama suçundan cezalandırılmasına; Ebubekir Harlar hakkında ise diğer fırıncılarla benzer ceza alması gerektiğinden dolayı bozma kararı vermişti.


Haberde bianet’ten yararlandık.
Previous post
TTB'den deprem değerlendirmesi: Toplanan vergiler uygun biçimde kullanılmalı
Next post
Trans kadın Ajda'nın koruma talebi kabul edilmedi