Ana SayfaGüncelGezi Davası: Reddi hakim talebine ret, Kavala’ya yine tahliye yok

Gezi Davası: Reddi hakim talebine ret, Kavala’ya yine tahliye yok

HABER MERKEZİ – Gezi Parkı eylemlerine ilişkin Osman Kavala’nın tutuklu, diğer 15 sanığın tutuksuz yargılandığı davanın beşinci duruşmasında avukatların reddi hakim talebi reddedildi. Bunun üzerine avukatlar duruşma salonunu terk etti. Daha sonra söz alan Kavala, “AİHM kararına rağmen tutukluluğumda ısrar etme davranışınızın davanın sonucunu da etkilemesinden büyük endişe duyuyorum” dedi. Mahkeme ise Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 18 Şubat’a erteledi.

Gezi Parkı eylemlerinin üzerinden 6 yıl geçtikten sonra açılan, biri tutuklu 16 sanıklı Gezi Davası’nın dördüncü duruşması İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Cezaevi Kampüsü’nde yapıldı.

Duruşma mahkeme heyetinin, sanıkların, avukatların ve izleyicilerin salondaki yerlerini almasının ardından saat 10.45’te başladı.

819 gündür tutuklu bulunan iş insanı ve hak savunucusu Osman Kavala da duruşmada hazır edildi.

Reddi hakim talebi

Duruşmanın başlamasıyla birlikte söz alan Kavala’nın avukatı Köksal Bayraktar, mahkeme heyetinin reddine ilişkin bir konuşma gerçekleştirdi.

Kavala soruşturması dosyasında ‘ihbarcı’ olarak yer alan eski asker Murat Pabuç’un dinlenmesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yedi yönden ihlal edildiğini dile getiren Bayraktar, “Tanık bizden gizli dinleniyor. İfadeleri bir kısım avukatlara gönderilirken bir kısmına gönderilmiyor. Yani kanuna aykırı delil aynı zamanda kaçırılmak isteniyor” dedi.

Avukat Bayraktar, “Dolayısıyla heyetin gerçekten reddi gerekmektedir” diye ekledi.

Ardından konuşan sanıklardan avukat Can Atalay’ın avukatı İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu da “Bu hukuka aykırı delilin dosyadan çıkarılmasını aksi halde meslektaşlarım tarafından dile getirilen reddi hakim talebinin yerine getirilmesini talep ediyorum” dedi.

Duruşmaya diğer sanık avukatlarının beyanlarının ardından ara verildi.

Reddi hakim talebi reddedildi

Aranın ardından salonda yerini alan mahkeme heyeti, avukatların reddi hakim taleplerine dair ara kararını açıkladı.

Mahkeme, talebi CMK 23-24’e dayanmadığı gerekçesiyle reddetti.

Ardından da mahkeme başkanı, söz isteyen avukatlara söz vermemekte ısrar etti.

Avukatlar salonu terk etti

Bunun üzerine avukatlar karara tepki göstererek duruşma salonunu terk etti.

Mahkeme başkanı ayrıca, kararı protesto etmek amacıyla alkış tutan izleyicilerin de dışarı çıkarılmasına karar verdi. Ardından da duruşmaya ara verdi.

Kavala: Tutukluluğumda ısrar edilmesinden büyük endişe duyuyorum

Çizim: Murat Başol

Verilen aranın sonrasında davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala söz aldı, “Müdafiilerim olmadığı için beyanda bulunmak istemiyorum” dedi ve ekledi:

“Ayrıca müdafiilerimin ve diğer yargılananların müdafiilerinin dediği gibi tanık dinlemesi yasaya uygun olmamıştır. Kendisine soru sorma imkanım olmadı.”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kendisi hakkında verdiği karara da değinen Kavala, “AİHM kararında da belirtildiği gibi delil olmaksızın kişinin özgürlüğünden mahrum edilmesi ciddi bir hak ihlalidir. İlk tutuklamadan sonra tutukluluğun uzatılması ihlali ve mahkemenin sorumluluğunu artırmaktadır” dedi.

Kavala beyanlarının devamında şunları söyledi:

“Benim durumumda AİHM’in derhal bırakılmama ilişkin karardan sonra ‘kesinleşmediği’ gerekçesiyle bu ihlale devam ediliyor. Tutuklama kararının hak ihlali olduğu hükmünün oybirliği ile alınmış olması kararın hukuki gerekçelerinin göstergesi.
“Bu kararla birlikte AYM’nin aynı konuda almış olduğu kararın artık geçersiz hale gelmiş olması, bu nedenle de mahkemenizin son tutuklama gerekçeleri arasında AYM kararından söz edilmemesi AİHM kararının ağırlığının ve işlerliğinin somut göstergesidir.
“Buna rağmen mahkemenizin AİHM’in kesin hak ihlali olduğuna dair kararını görmezden gelmesi anlaşılabilir değildir. AİHM kararı geçerli bir karardır ve değişmediği sürece mahkemeniz AİHS’i ihlal eden bir merci olarak görülecektir.
“AİHM kararına rağmen tutukluluğumda ısrar etme davranışınızın davanın sonucunu da etkilemesinden büyük endişe duyuyorum. Bu davranış mahkemenizin adil karar verme yetisini bozan fiili bir durum yaratmakta, hakkımda ağır bir karar verme yönünde bir baskı yaratmaktadır.
“Tutukluluğumun kaldırılması sadece 3 yıl süren hukuksuzluğa son vermiş olmayacak, mahkemenin bundan sonraki süreçte AİHM içtihatlarına uygun şekilde yürütülmesine imkan sağlayacaktır.”

Osman Kavala’dan sonra Mücella Yapıcı, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Aksakoğlu ve Yiğit Ekmekçi’ye söz hakkı verildi. Avukatlarının yokluğunda beyanda bulunmayı uygun görmediklerini, bunun hukuka aykırı olacağını söylediler.

Ardından konuşan savcı, dosyanın gelmiş olduğu aşama ve dosya kapsamı gereğince esas hakkındaki mütalaayı hazırlaması için süre verilmesini, Osman Kavala’nın da tutukluluk halinin devamını talep etti.

Tutukluluğa devam

Mahkeme heyeti, esas hakkında mütalaanın hazırlanması için dosyanın savcılığa tebliğine karar verdi. Soruşturmanın genişletilmesi talebi ise reddedildi.

Aralarında Gezi direnişi sırasında Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne neden olan Mevlüt Saldoğan’ın da bulunuduğu katılan polisler hakkında katılma kararından rücu edilmesi talebinin reddine karar verildi.

Kavala’nın tutukluluğunun devamına hükmeden mahkeme, bir sonraki duruşmanın 18 Şubat’ta yapılmasını kararlaştırdı.

AİHM “Kavala derhal serbest bırakılsın” demişti

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 10 Aralık 2019’da Osman Kavala’nın başvurusuna ilişkin kararını açıklamıştı.

AİHM, Kavala’nın makul şüphe olmadan siyasi sebeplerle tutuklanması ve AYM’nin başvuruyu makul bir sürede incelememesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5. maddesinin 1. ve 4. fıkraları ile 18. maddenin ihlal edildiğine karar vermişti.

1’e karşı 6 oyla alınan kararda mahkeme, Kavala’nın derhal serbest bırakılmasına da hükmetmişti.


Dava hakkında

Silivri Cezaevi Kampüsü karşısında bulunan duruşma salonunda görülen dava kapsamında, tutuklu Osman Kavala’yla birlikte 16 kişi yargılanıyor.

İddianamede Kavala’nın yanı sıra Memet Ali Alabora, Mücella Yapıcı, Yiğit Aksakoğlu, Ayşe Pınar Alabora, Can Dündar, Çiğdem Mater, Gökçe Yılmaz, Handan Meltem Arıkan, İnanç Emekçi, Mine Özerden, Hanzade Hikmet Germiyanoğlu, Can Atalay, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ali Hakan Altınay da suçlanan isimlerden.

Gezi Parkı’nda başlayan “protestoları örgütlemek ve finanse etmek” ile suçlanan 16 kişi hakkında, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis isteniyor.

Öte yandan iddianamede 746 müşteki bulunuyor. Müştekiler arasında dönemin bakanlar kurulu üyeleri ile AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bulunuyor.

Gezi Davası’nın ikinci duruşması sırasında mahkeme salonu / Çizim: Zeynep Özatalay

Ne olmuştu?

Türkiye’de uzun yıllardır sürdürdüğü sivil toplum girişimleri ile tanınan Osman Kavala, 18 Ekim 2017 tarihinde Goethe Enstitüsü ile birlikte gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin toplantısından döndüğü sırada İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gözaltına alınmıştı.

Kavala, “Gezi eylemlerinin yöneticisi olmak” ve “15 Temmuz darbe girişimine katılmak” suçlamalarıyla 1 Kasım’da tutuklanmıştı.

Diğer yandan 16 Kasım 2018 Cuma günü düzenlenen operasyonla akademisyenler Prof. Dr. Betül Tanbay ve Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, Anadolu Kültür’ün Yönetim Kurulu Başkanvekili Yiğit Ekmekçi, Yönetim Kurulu Üyesi Ali Hakan Altınay, Genel Koordinatörü Asena Günal ve film yapımcısı Çiğdem Mater ile Meltem Aslan, sivil toplum çalışanları Yiğit Aksakoğlu, Filiz Telek, Bora Sarı, Yusuf Cıvır, Ayşegül Güzel, Hande Özhabeş gözaltına alınmıştı.

16 Kasım gecesi ifade işlemlerinin ardından Hande Özhabeş, Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, Asena Günal ile Bora Sarı ve Meltem Aslan, 17 Kasım’da da Prof. Dr. Betül Tanbay, Yiğit Ekmekçi, Hakan Altınay, Yusuf Cıvır, Ayşegül Güzel ve Çiğdem Mater serbest bırakılmıştı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sivil toplum çalışmaları yapan Yiğit Aksakoğlu ise tutuklanmıştı.

Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü Gezi soruşturmasında, Taksim Dayanışması’ndan Mücella Yapıcı ve avukat Can Atalay ile şehir plancısı Tayfun Kahraman, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Parti Meclis Üyesi Ahmet Saymadi ve Haluk Ağabeyoğlu İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde 28-30 Kasım 2018 tarihlerinde ifade vermişti.

Previous post
Manisa Kırkağaç'ta deprem
Next post
Kılıçdaroğlu: Nereye harcadınız deprem vergilerini?