Ana SayfaGüncelİstanbul’da kapalı kapılar ardında mülteci pazarlığı

İstanbul’da kapalı kapılar ardında mülteci pazarlığı

HABER MERKEZİ – İstanbul’da Erdoğan-Merkel görüşmesi sürerken bir açıklama yapan Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi, ‘kapalı kapılar ardında’ mültecilerin pazarlık konusu yapıldığına dikkat çekerek, “insanların hayatlarının ve temel insan haklarının pazarlık konusu edilmesine” karşı göçmenlerle dayanışma çağrısı yaptı.

İstanbul’da Türk-Alman Üniversitesi’nin yeni kampüs binasının açılışının ardından Federal Almanya Cumhuriyeti Şansölyesi Angela Merkel ile AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın baş başa görüşmesi başladı.

Bu görüşmenin ana maddelerinden biri Avrupa Birliği (AB)-Türkiye Mülteci Geri Kabul Anlaşması ve mültecilerin durumu.

Görüşme sürerken Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi bir açıklama yayımladı.

Açıklamada 2015’teki Merkel-Erdoğan görüşmesi hatırlatılırken, bu görüşmelerin sonunda 2016 yılında mülteci haklarının pazarlık konusu yapıldığına dikkat çekildi.

Geri Kabul Anlaşması

Türkiye ile Avrupa Birliğinin 28 ülkesi arasında imzalanan Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması ile Türkiye’ye vize serbestisi, 6 milyar Euro mali destek ve Gümrük Birliği Anlaşması’nın yenilenmesi karşılığında, Avrupa’ya ulaşan mültecilerden sığınma başvuruları reddedilenlerin Türkiye’ye geri gönderilmesi öngörülüyordu.

Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi, söz konusu anlaşmanın “temel insan haklarını ve milyonlarca mültecinin hayatını pazarlık konusu haline getirdiğini” belirterek, Birleşmiş Milletlerin de bunu eleştirdiğini hatırlattı.

Söz konusu anlaşma sebebiyle Türkiye’de yaşayan binlerce göçmenin herhangi bir statüsü olmadan, mültecilik hakkı tanınmadan güvencesiz koşullarda ve sınır dışı edilme tehdidiyle yaşamaya mahkûm edildiğini belirten İnisiyatif, şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti devleti, tarafı olduğu anlaşmayı kendi iktidarını pekiştirmek üzere her uluslararası diplomatik krizde bir koz olarak kullanmaktan geri durmuyor ve iç politikada ise göçmen avına çıkıp uluslararası hukuka aykırı bir biçimde göçmenleri sınır dışı ediyor.
“Avrupa Birliği ise, sorumluluğu kendi sınırları dışına atıyor ve Türkiye’de göçmenlerin yaşadığı hak ihlallerini ve güvencesizliği görmezden gelerek temel insan haklarından mahrum bırakılan milyonlarca insanı kaderine terk ediyor.”

Mülteci ölümleri

Artan mülteci ölümlerine dikkat çeken İnisiyatif,  sadece Eylül 2019’da 12 bin kişinin yaşamlarını tehlikeye atarak Yunanistan’a varmaya çalıştığını belirtti; Ocak ve Haziran 2019 tarihleri arasında 555 göçmen Akdeniz ve Ege Denizi’ni geçmeye çalışırken yaşamını yitirdiğini hatırlattı.

Almanya’nın, dünyanın en büyük dördüncü silah ihracatçı ülkesi olarak, dünyada süren çatışmalarda önemli bir payı ve ekonomik kazancı bulunduğunu kaydeden İnisiyatif, “Buna rağmen Angela Merkel, Suriye’deki çatışmalardan kaçan insanlara kapıları kapatmayı bir müzakere konusu olarak görebilmektedir” dedi.

“İnsan hayatı pazarlık konusu edilemez”

Bugünkü görüşmede Almanya ve Türkiye’nin yine milyonlarca insanın hayatını, para ve çeşitli imtiyazlar karşılığı pazarlık konusu ettiğine vurgu yapan Birlikte Yaşamak İstiyoruz İnisiyatifi, “milyonlarca göçmenin hayatlarının kapalı kapılar ardında pazarlık konusu etme hakkının kimsede olmadığını” belirtti.

Açıklamada, “insanların hayatlarının ve temel insan haklarının pazarlık konusu edilmesine” karşı göçmenlerle dayanışmaya çağrısı yapıldı.

İnisiyatif, “Sınırlar açılsın, mültecilik hakkı tanınsın” dedi.

Previous post
Son yedi yılda 426 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybetti
Next post
YSK'nin yeni başkanı Muharrem Akkaya oldu